MAKAM GEÇER, BEYDAĞ’DA SELAM KALIR

0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
featured

Siyasetle ilgili yıllardır şu soruyu soruyoruz: İnsanlar mı siyaseti değiştirir, siyaset mi insanları, yoksa insan mı yaşadığı yere iz bırakır? Belki de asıl soru şu: Bir makamı yaşadığı kente ve insanına ne kadar fayda için kullanır?

Bazen cevabı büyük şehirlerde değil, küçük bir ilçenin hikâyesinde buluruz. İzmir’in Beydağ ilçesi tam da böyle bir yerde duruyor. Haritaya baktığında küçük; ama İzmir, Aydın, Muğla ve Manisa’nın kesiştiği noktada, aslında büyük bir potansiyeli var. Şakir Başaran’ın hikâyesi, veterinerlikten gelen mesleki birikimle, CHP ilçe başkanlığı döneminin siyasî deneyimiyle ve beklenmedik bir telefonla gelen belediye başkanlığı sorumluluğuyla devam ediyor. Ama onu anlatırken asıl mesele, makama nasıl geldiği değil, o sorumluluğu nasıl taşıdığı.

Veterinerlikten gelen insan sevgisi, siyasette kurduğu diyaloglar, mütevazılığı ve sokakta karşılaştığı insanlarla kurduğu samimi ilişkiler anlatının merkezinde olmalı. Çünkü bazen bir insanın büyüklüğü oturduğu koltukla değil, sokakta kaç kişinin ona içtenlikle selam verdiğiyle ölçülür. Bir belediye başkanı için en temel iki sorumluluk var: Belediyeyi yönetmek ve insanına karşı sorumluluğunu yerine getirmek. Beydağ’ın geçmişten gelen ekonomik yüklerini hafifletmeye çalışmak elbette kolay değil. Ama aynı anda geleceğin hayalini kurmak da gerekiyor. Burada en çok gençler konuşulmalı. Gençlerin kendi ilçelerinde kalabildiği, üretime katıldığı, sosyal hayat bulduğu bir Beydağ hayali. Gençlik merkezi ve kapalı yüzme havuzu gibi projeler, bu hayalin parçaları. Tarım ve üretim ise Beydağ’ın asıl zenginliği.

Gençleri yeniden toprağa yönlendirmek, üretimi desteklemek, çiftçinin emeğinin karşılığını almasını sağlamak gerekiyor. Çünkü bir ilçenin geleceği, yalnızca binalarla, yollarla değil, toprağında üretmeye devam eden insanlarıyla büyür. Gençlerin tarımdan uzaklaşmasını konuşurken, tarımı teknolojiyle buluşturmanın, üreticiyi desteklemenin yollarını da düşünmeliyiz. Küçük bir ilçede büyük hayaller kurmak tam da böyle bir şey. Tüm bu işlerin gerçekleşmesi zaman, emek ve kararlılık ister. Ama belediyecilik biraz da henüz gerçekleşmemiş hayaller için bugünden çalışmaktır.

Şakir Başaran’ın önündeki en önemli sorumluluklardan biri de, Beydağ’ın bu potansiyelini ortaya çıkarmak. Bir yandan belediyenin ekonomik sorunlarıyla mücadele ederken, diğer yandan gençlere umut, üreticiye destek, ilçeye yeni bir gelecek kazandırmak. Ama bütün bunların ötesinde bir mesele daha var: İnsan kalabilmek. Çünkü siyaset bir gün biter, seçimler gelir geçer, makamlar el değiştirir. Fakat insanın yaşadığı yerde bıraktığı iz kolay kolay silinmez. Belki de en güzel başarı, bir sonraki seçimi düşünmeden işini yapmak, beş yılın sonunda da aynı sokaklarda başı dik yürüyebilmek, aynı insanlara yine aynı samimiyetle selam verebilmektir.

Beydağ küçük olabilir ama hayalleri büyük. Asıl mesele, geride nasıl bir kent ve insanların kalbinde nasıl bir iz bıraktığımızdır.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Egedebirgun.net ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!