Urla’ya sevdası makamından büyük bir başkan

0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
featured

Borçlarla mücadele ederken doğasını koruyan, Urla’nın geleceği için sahada olan bir başkan…
Bazı insanlar vardır; bir kenti yalnızca yönetmez, onunla yaşar, onunla üzülür ve onun için mücadele eder. Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan’ı anlatırken aklıma ilk gelen de bu oluyor: Bir kente duyulan sevgi, en çok zor zamanlarda gösterilen mücadeleyle belli olur.

Kayyımdan devraldığı belediyede iki buçuk yılı geride bırakan Selçuk Balkan, borçların ödenmesinden çalışanların maaşlarına, altyapı ve üstyapı hizmetlerinden yeni projelere kadar pek çok sorumluluğu üstlendi. Elbette Urla’da hâlâ çözüm bekleyen sorunlar, tamamlanması gereken işler var. Ancak bütün bu koşullara rağmen hizmet üretme çabasını da görmek gerekiyor.

Beni asıl etkileyen ise Selçuk Başkan’ın Urla’ya duyduğu sevgi kadar, bu kentin doğasını ve geleceğini koruma konusundaki mücadelesi.Betonlaşmaya karşı duruşu, çevreye duyarlılığı ve Urla’nın doğal güzelliklerine sahip çıkma çabası, yerel yönetim anlayışının önemli bir parçası. Üç ay boyunca asbestli gemi sökümüne karşı yürütülen nöbette yer alması da bu mücadelenin dikkat çekici örneklerinden biri.

Çünkü bir kenti sevmek, yalnızca onun güzelliklerini anlatmak değildir. O güzellikleri tehdit eden durumlar karşısında sorumluluk almak, gerektiğinde sahada olmak ve gelecek kuşaklara yaşanabilir bir kent bırakmak da bu sevginin gereğidir.

Urla; zeytinlikleri, denizi, tarihi, kültürü ve eşsiz doğasıyla korunması gereken çok özel bir kent. Burada belediyecilik yalnızca yol yapmak, altyapıyı yenilemek ve üstyapı çalışmalarını sürdürmekten ibaret olamaz. Aynı zamanda kentin kimliğini korumak, plansız betonlaşmanın önüne geçmek ve doğayla uyumlu bir gelecek kurmak gerekir.

Selçuk Balkan’ın önünde hâlâ yapılması gereken çok iş var. Urla halkı elbette hizmetleri, eksikleri ve sonuçları değerlendirecek. Ancak belediyenin mali sorumluluklarıyla uğraşırken kentin doğasını korumaya yönelik mücadeleyi de sürdürmek, üzerinde durulması gereken bir çaba.

Şimdi ise Urla’nın değerlerini yaşatacak güzel bir buluşmanın zamanı: Zeytin ve Sanat Festivali!
6-7-8 Kasım’da düzenlenecek festival için herkesi Urla’ya davet ediyorum. Gelin, Urla’nın zeytinini, sanatını ve kültürünü birlikte yaşayalım. Üreticinin emeğini, zeytinin bereketini ve sanatın birleştirici gücünü birlikte paylaşalım. Bu güzel kentin yalnızca güzelliklerini görmekle kalmayalım; onları korumanın ve gelecek kuşaklara aktarmanın önemini de birlikte hatırlayalım.

Çünkü zeytin, bu topraklarda yalnızca bir tarım ürünü değil; emeğin, bereketin ve geçmişten geleceğe uzanan bir kültürün simgesidir.

İki buçuk yılın ardından Selçuk Balkan’ın önünde yeni bir dönem, çözülmeyi bekleyen sorunlar ve karşılanması gereken beklentiler var. Dileğim, önümüzdeki süreçte Urla’nın sorunlarının birer birer çözülmesi, hizmetlerin artması ve bu eşsiz kentin doğal güzelliklerinin daha güçlü biçimde korunması.

Çünkü bir kenti yönetmek, yalnızca bugünü düşünmek değil, yarınını da koruyabilmektir.
Selçuk Balkan’a düşen, Urla’ya duyduğu sevgiyi kalıcı hizmetlerle büyütmek. Hepimize düşen ise bu güzel kentin doğasına, zeytinine, kültürüne ve geleceğine sahip çıkmak.

Haydi, 6-7-8 Kasım’da Urla’da buluşalım. Zeytinin bereketini, sanatın birleştirici gücünü ve Urla’nın eşsiz güzelliğini birlikte yaşayalım.


Çünkü Urla’ya sevdalı olmak, yalnızca bu kenti yönetmek değil; onun taşına, toprağına, zeytinine ve geleceğine sahip çıkmaktır.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Egedebirgun.net ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!