BİRLİKTE YAŞAMAYI UNUTAN BİR TOPLUM, GELECEĞİNİDE KAYBEDER!

0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
featured

Bir toplumun en büyük tehlikesi ekonomik krizler, siyasi tartışmalar veya toplumsal çalkantılar değildir. Bu sorunların hepsi aşılabilir. Asıl tehlike, insanların birbirine olan güvenini kaybetmesi, ortak değerlerini unutması ve aynı vatanın insanları olduklarını hissetmemeye başlamasıdır.

Bugün farkına varmamız gereken çok önemli bir sorun var! Biz ne zaman birbirimizi dinlemekten vazgeçtik? Ne zaman farklı düşüncelere tahammül edemez hale geldik? Ne zamana aynı sokakta yürüyen, aynı havayı soluyan, aynı geleceği paylaşan insanlar olmaktan çıkıp, birbirine karşı umursamaz ve mesafeli topluluklara dönüştük?

Toplumsal bütünleşme demek, herkesi aynı düşünmeye zorlamak değildir, aynı renge, aynı kimliğe, aynı fikre sahip olmakta değildir. Bütünleşme dediğimiz olgu; farklılıklarımız ile birlikte yaşayabilmek , birbirimizin haklarına saygı göstermek ve toplumca ortak geleceğimiz için sorumluluk alabilmektir.

Ancak bugün ayrışmayı körükleyen söylemler, dayanışmanın önüne geçen çıkar ilişkileri ve giderek büyüyen toplumsal duyarsızlık bizleri ortak gelecek idealinden uzaklaştırıyor.

Bir başkasının yaşadığı haksızlık karşısında sessiz kalıyorsak, yoksulluğu sadece yoksulun sorunu sayıyorsak, adaletsizliğe uğrayanın kimliğine bakarak tepki veriyorsak orada toplumsal birlikten ve bütünleşmeden söz etmek mümkün değildir. Çünkü adalet sadece kendimize ve uygun gördüğümüz kimliklere dokunulduğunda savunacağımız bir değer değildir. İnsanlık, yalnızca bize benzeyene göstereceğimiz bir ayrıcalıkta değildir.

Toplumsal bütünleşmenin yolu önce eğitimden, sonra adaletten, eşitlikten, liyakatten ve karşılıklı güvenden geçer. İnsanlar birbirine güvenmiyorsa, kurumlarına inanmıyorsa, emeğinin karşılığını alamıyorsa o toplumda birlik ve güven duygusu sadece sözlerden ibaret kalır. 

Toplumlara, kitlelere birlik çağrısı yapmak kolaydır. Zor olan eşitliği hayata geçirmek, adaleti herkese aynı şekilde uygulamak ve kimseyi ötekileştirmeden yaşayabileceği bir düzen kurmaktır. 

Artık birbirimize kim olduğumuzu değil nasıl bir gelecek istediğimizi sormanın zamanı gelmiştir. Çünkü bu ülke yalnızca bir kesimin, bir düşüncenin ya da bir zümrenin ülkesi değildir. Bu ülke çalışanların, üretenlerin, gençlerin, emeklilerin, çocukların, kadınların ve geleceğe umutla bakmak isteyen herkesin ülkesidir.

Bugün ihtiyacımız olan şey daha yüksek sesle konuşmak değil, birbirimizi daha dikkatli dinlemektir. Daha fazla duvar örmek değil, aramızdaki köprüleri yeniden kurmaktır, daha fazla düşmanlık üretmek değil, ortak vicdanımızı ayağa kaldırmaktır. Unutmamalıyız ki birbirimize rağmen değil birbirimiz ile var olabiliriz. Çünkü ayrışarak küçülür, dayanışarak büyürüz… 

Şimdi devlerin takım çantasını sırtımıza alıp birbirimize ve geleceğimize sahip çıkma ve sorumluluk alma zamanıdır. 

Selam ve sevgilerimle…

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Egedebirgun.net ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!