AİLEM GÜVENDE!

0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
featured

Öyle diyorlar.

Peki insan bir kez de şu soruyu sormaz mı:

Hangi aile güvende?

Kirasını ödeyebilmek için ay sonunu hesaplayan aile mi?
Çocuğunun okul masrafını karşılayamayan aile mi?
Markette etiketlere bakıp alışveriş listesinden ürün çıkaran anne-baba mı?
Çocuğunu okula gönderirken uyuşturucudan, şiddetten, çeteden endişe eden aile mi?

Kadın evinde şiddet görüyorsa,
çocuk okul çevresinde uyuşturucuyla karşılaşıyorsa,
genç işsizlikle geleceği arasında sıkışıyorsa,
işçi ekmek parasını kazanırken iş cinayetinde hayatını kaybediyorsa,
emekli aldığı maaşla barınma arasında tercih yapmak zorunda kalıyorsa…

“Ailem güvende” cümlesinin güvenliği tam olarak nerede başlıyor?

Üstelik mesele yalnızca sofradaki ekmek de değil.

Bir sabah kapınızın çalınmasından,
bir sosyal medya paylaşımınızın başınıza iş açmasından,
bir tartışmanın silahlı saldırıya dönüşmesinden,
sokağın suç örgütlerinin alanına dönüşmesinden endişe ediyorsanız;

insanın aklına ister istemez şu soru geliyor:

Güvende olan aile mi, yoksa “güvendeyiz” denilmesi mi?

Çocukları korumak elbette devletin sorumluluğudur.
Uyuşturucuya, fuhşa, istismara, şiddete ve organize suça karşı mücadele edilmesi de tartışmasız gereklidir.

Ama çocukları gerçekten korumak istiyorsak, yalnızca bazı insanları ve bazı yaşam biçimlerini hedef gösteren bir anlatıya değil, suçun kendisine bakmak zorundayız.

Çünkü suçun cinsiyeti yoktur.
Şiddetin cinsel yönelimi yoktur.
İstismarın kimlik kartı yoktur.
Yolsuzluğun, uyuşturucunun, mafyanın, çeteleşmenin ve ahlaki çürümenin bir “yaşam tarzı” etiketi yoktur.

Mesele insanları kategorilere ayırmak değil; suçu ortaya çıkarmaktır.

Bugün “aileyi koruyoruz” denirken aileyi gerçekten ayakta tutan şeyleri de konuşalım:

Güvenli sokaklar.
Nitelikli eğitim.
Ulaşılabilir sağlık hizmeti.
İnsanca ücret.
Güvenli çalışma koşulları.
Adalete erişim.
Çocukların istismardan korunması.
Kadınların şiddetten korunması.
Gençlerin uyuşturucu ve suç ağlarının eline bırakılmaması.
Ve en önemlisi, hukukun herkes için aynı işlemesi.

Çünkü aile yalnızca dört duvardan ibaret değildir.

Aile; evin kirasını ödeyebildiğinde, çocuğunu korkmadan okula gönderebildiğinde, genç geleceğini burada kurabildiğinde, kadın evinde güvende olduğunda, işçi akşam sağ salim evine dönebildiğinde gerçekten güvendedir.

Bunun adı da propaganda değil, kamusal güvenliktir.

O yüzden artık sloganı biraz değiştirelim:

“Ailem Güvende” demek kolay.

Asıl mesele şu:

AİLEM NEDEN GÜVENDE OLMALI VE BUNU Kİ, NASIL SAĞLAYACAK?

Çünkü güvenlik bir afiş cümlesi değildir.

Güvenlik; çocuğun okul yolunda, kadının evinde, işçinin fabrikada, gencin geleceğinde, emeklinin sofrasında ve herkesin hukuk karşısındaki eşitliğinde görünür.

Ve eğer bunların hiçbiri güven vermiyorsa…

Slogan güvende olabilir.
Ama aile hâlâ cevap bekliyor.

MAK | Çok mu söylüyorum?

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Egedebirgun.net ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!