0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Peki Ben Şimdi Neyim?

featured

“Ne iş yapıyorsunuz?”
Eskiden bu soruya verecek hazır bir cevabım vardı:
Ziraat mühendisiyim.
Diplomam öyle söylüyordu çünkü.
Hatta bir dönem bu cevabın sonuna “yüksek lisans yapıyorum”u da ekliyordum. Tez aşamasına kadar geldim. Sonra bıraktım.
Neden?
Çünkü bir noktada yüksek lisansa değil, mesleğime olan inancımı kaybettiğimi fark ettim.
Yıllarca okuyup bir meslek sahibi oluyorsunuz. Sonra çalışma hayatına atılıp o mesleği yapacağınızı düşünüyorsunuz. Ben de düşündüm.
Bir kurumsal şirkette “ziraat mühendisi” olarak işe girdim.
Kulağa güzel geliyor, değil mi?
Gerçekte ise müşteri girişi yaptım, kasada çalıştım.
Sonra başka bir kurumsal şirket…
Yine müşteri hizmetleri, yine kasa.
Kartvizitinizde, diplomanızda ya da özgeçmişinizde ne yazdığının, bazen hayatın sizin için yazdığı şeyle hiçbir ilgisi olmadığını işte o zaman öğrendim.
Sonra hayat beni eğitim sektörüne götürdü.
Bu defa kurum müdürü oldum.
Ardından yurtdışı eğitim danışmanlığı, vize danışmanlığı derken daha önce kendimi hiç düşünmediğim bir dünyanın içinde buldum.
İnsanların başka ülkelere gitme hayallerine ortak oldum. Dosyalar hazırladım, yollar çizdim, çözümler aradım.
Bir taraftan da işsiz kaldığım, boşlukta olduğum dönemlerde ellerimle bir şeyler yapmaya başladım.
Polyester objeler boyadım.
Önce hobi dedim.
Sonra insanlar satın almaya başladı.
Bir internet platformu üzerinden kendi yaptığım ürünleri sattım.
Ve bugün?
Bugün İzmir’in Seferihisar ilçesinde yaşıyorum.
Kurumsal şirket yok.
Müdürlük yok.
Danışmanlık yok.
Masa yok.
Kartvizit yok.
Ama bir pazar tezgâhım var.
O tezgâhta kendi ellerimle boyadığım ürünler var.
Ve bazen düşünüyorum:
Yıllarca “iyi bir kariyer” kurmaya çalıştıktan sonra bir pazar tezgâhının arkasında ne işim var?
Sonra başka türlü soruyorum:
Belki de ilk defa tam olarak olmam gereken yerdeyim.
Çünkü artık bir kurumun bana verdiği unvanla değil, kendi ürettiğim şeyle insanların karşısına çıkıyorum.
Üstelik bütün bunları yazarken hikâyenin sonuna geldiğimi de düşünmüyorum.
Belki yarın yeniden ziraat mühendisliği yaparım.
Belki yeniden eğitim sektörüne dönerim.
Belki yıllar sonra bugün küçücük bir pazar tezgâhında duran ürünler çok başka bir hikâyenin başlangıcı olur.
Bilmiyorum.
Ama artık bilmemek eskisi kadar korkutmuyor beni.
Çünkü hayat bana bir şey öğrettiyse, o da şu:
İnsan bazen yolunu kaybettiğini düşünürken aslında kendisine çizilmiş yoldan çıkıp kendi yolunu bulmaya başlıyor.
Bu köşede size başarı hikâyeleri anlatacağımı söyleyemem.
Çünkü benim hayatımda başarısızlık da var.
Vazgeçmek var.
Yanlış seçimler var.
İşsizlik var.
“Ben şimdi ne yapacağım?” dediğim zamanlar var.
Sıfırdan başlamak var.
Ama yeniden denemek de var.
O yüzden burada biraz mesleklerden, biraz kadın olmaktan, biraz üretmekten, biraz kurumsal hayattan, biraz işsizlikten, biraz girişimcilikten ve muhtemelen bolca hayattan konuşacağız.
Belki de en çok, insanın hayatının ortasında kendisini yeniden kurabilmesinden.
Şimdilik “Ne iş yapıyorsunuz?” diye sorarsanız vereceğim cevabı hâlâ tam olarak bilmiyorum.
Ziraat mühendisiyim.
Eski kurum müdürüyüm.
Eğitim ve vize danışmanlığı yaptım.
Üreticiyim.
Satıcıyım.
Anneyim.
Bir şeylere yeniden başlamaya çalışan biriyim.
Ama galiba artık kendimi tek bir kelimeyle anlatmaya da ihtiyacım yok.
Ben Selin.
Gerisini haftaya konuşuruz.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Egedebirgun.net ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!