Ayten Gülsever
  1. haberler
  2. Yazarlar
  3. Varto’nun Toprağı Deneme Sahası Değildir

Varto’nun Toprağı Deneme Sahası Değildir

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Türkiye’de son yıllarda “enerji yatırımı” adı altında birçok kırsal bölgeye aynı gözle bakılıyor:
Boş arazi, kullanılabilir saha, ekonomik fırsat.

Oysa haritalar üzerinde “saha” olarak görülen yerler; gerçekte insanların yaşam alanı, köylünün ekmeği, hayvancılığın dayanağı, suyun ve toprağın geleceğidir. Bugün Varto’ya yapılmak istenen jeotermal girişim de tam olarak bu açıdan değerlendirilmelidir.

Birileri için bu mesele yalnızca bir yatırım kalemi olabilir. Ama Varto halkı için mesele çok daha büyüktür. Çünkü burada konuşulan şey sadece bir kuyu, bir sondaj ya da teknik bir çalışma değildir. Burada konuşulan şey; bir köyün geleceği, bir coğrafyanın dengesi ve halkın yaşam hakkıdır.

Jeotermal enerji, kâğıt üzerinde “yenilenebilir” ve “yerli kaynak” olarak anlatılıyor. Devlet kurumları Türkiye’nin jeotermal potansiyelini artırmaya dönük çalışmaları ve bu kaynağın elektrik, ısıtma ve tarımda kullanımını öne çıkarıyor. Türkiye’de jeotermal kapasite de son yıllarda büyümeyi sürdürüyor. Ancak mesele yalnızca potansiyel değildir; o potansiyelin nerede, nasıl, kimin hayatı pahasına kullanıldığıdır. 

Çünkü jeotermal projelerin tartışıldığı her yerde halkın ilk sorduğu soru aynıdır:
“Bu çalışma bizim suyumuzu, toprağımızı, hayvancılığımızı ve yaşamımızı nasıl etkileyecek?”

Bu soru son derece meşrudur. Hatta asıl sorulması gereken soru da budur.

Varto sıradan bir yer değildir. Varto, doğasıyla, dağlarıyla, meralarıyla, üretim kültürüyle yaşayan bir ilçedir. Buradaki köyler yalnızca coğrafi birer nokta değildir; geçmişi, emeği ve hafızası olan yaşam alanlarıdır. Bir köyün yakınına açılmak istenen her sondaj, sadece toprağı değil; köylünün güven duygusunu da deler. Çünkü insanlar şunu çok iyi biliyor: Bir kez başlayan süreç, çoğu zaman yalnızca “arama” ile kalmıyor.

Bugün Türkiye’nin farklı bölgelerinde köylüler, tarım arazileri ve mera alanları yakınında açılmak istenen jeotermal kuyulara karşı itiraz ediyor; bazı yerlerde yüzlerce dilekçe veriliyor, bazı projelerde ise süreç geri çekiliyor ya da sonlandırılıyor. Bu tablo bize şunu gösteriyor: Halkın kaygısı boşuna değil. Çünkü insanlar artık “önce yatırım, sonra zarar anlaşılır” düzenine güvenmiyor. 

Varto’da da mesele tam budur.

Köylü neden tedirgin?
Çünkü suyun yönü değişirse ilk bunu köylü fark eder.
Toprakta verim düşerse ilk bunu çiftçi hisseder.
Mera zayıflarsa ilk bunu hayvancılıkla geçinen aileler yaşar.
Kötü koku, hava değişimi, çevresel baskı başlarsa ilk bunu orada yaşayan insanlar solur.

Dışarıdan bakıldığında “teknik süreç” gibi anlatılan şey, köyün içinde günlük hayatın doğrudan meselesidir.

Üstelik burada sadece çevre konuşmuyoruz. Aynı zamanda adalet konuşuyoruz.
Çünkü bir bölgeye yatırım yapılacaksa, o bölgenin insanı yalnızca “bilgilendirilen taraf” değil, karar sürecinin asli öznesi olmalıdır. Halkın itiraz ettiği, kaygı duyduğu, güvenmediği bir projeyi “kamu yararı” diye sunmak; kamu yararını değil, kamu iradesini ezmektir.

Kimse enerjiye kategorik olarak karşı değil. Kimse kalkınmaya da karşı değil. Ama artık şu cümleyi yüksek sesle kurmak gerekiyor:

Kalkınma, köyü ezerek olmaz.

Enerji, yaşamı tehdit ederek üretilemez.

Varto’nun doğası şirket raporlarına teslim edilemez.

Bir köyün yakınında jeotermal kuyu açılmak isteniyorsa, önce o köyün suyu korunacak.
Önce toprağı korunacak.
Önce merası korunacak.
Önce insanı dinlenecek.

Aksi halde “yatırım” denilen şey, halkın gözünde sadece başka bir isimle gelen yerel yıkım olarak kalır.

Varto yıllardır ihmalin, yok sayılmanın ve dışarıdan verilen kararların yükünü taşıdı. Şimdi aynı coğrafyaya bir de “enerji” bahanesiyle yeni bir baskı kurulmak isteniyorsa, buna karşı çıkmak siyasetin değil; vicdanın görevidir.

Bugün Varto için söylenmesi gereken söz nettir:

Bu topraklar sahipsiz değildir.
Bu köyler sessiz değildir.
Varto’nun toprağı da suyu da deneme sahası değildir.

Varto’nun Toprağı Deneme Sahası Değildir
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Egedebirgun.net ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!