Aklı ile varoluşu sorgulayan ve anlamaya çalışan insanlar farklı yöntemlerle Tanrı denen olguyu bulmaya çalışıyor. Kimileri meditasyonlarla, kimileri namazlarla, kimileri farklı ritüellerle… Ancak bakıldığında tüm insanlık Tanrı’yı arıyor, O’na ulaşmaya çalışıyor.
Tanrı’ya bu beden ve bu akılda iken ulaşamazsınız. Bu farklı arayış yöntemleri içinde insanların deneyimledikleri hikayelerin öznesinde ulaştıklarını zannettikleri Tanrı’nın yansıması olan Rab’tır. Tanrı’nın bilinmek istemesi ile birlikte kendinden yarattığı Rab’lar… Kendini bilen Rab’bini bilirin manası budur. Rabbini bilmeden Tanrı’ya ulaşamazsınız. Ve bu boyutta ve bu beden-akıl denkleminde zaten O’nu anlamanız olanaksız.
Saatlerce, günlerce meditasyonlar yapılıyor,
Sonra…
Astral seyahatler yapılıyor,
Sonra…
Dünya dışı varlıklarla sözüm ona iletişim kuruyorlar,
Sonra…
Farklı maddeler kullanarak halden hale giriyorlar,
Sonra…
Her biri sadece deneyimler silsilesi. Gerçekten Rabbini bilmek tüm bu deneyimlerin ötesine geçmektir.
Rabbini bilmek için akıl ve bedenden özgürleşmek gerekirken düşünün Tanrı’yı bilmek için nelerden geçmek gerek.
Bu sebepledir ki spiritüel şarlatanlara, sözde din simsarlarına insanların aldanmaması gerek. Ritüeller şeytanidir, Rahmani değildir. Hiç kimse, dünya üzerinden gelmiş geçmiş Allah dostları hariç hiç kimse size Allah’ı ve gerçekliği tam manası ile anlatamaz. Anlatılan her şey küçücük deneyimlerin yorumlamalarıdır. Değişen hiçbir şey gerçeklik değildir. Gerçeklik tektir ve değişmezdir.
Rab’bini ancak sessizlikte bulur insan. Rab gürültünün olduğu yerde olmaz. Rabbini bilenler ulu orta her yerde, her platformda konuşmaz. Hakikatin sırrına vakıf olanlar konuşmaz. Oysa bakıldığında ortalık Hakikati anlattığını iddia eden şarlatanlarla dolu.
Rabbini bilen bildiklerini dünyevi istek ve arzuları için kullanmaz. Onlar nefslerinin ötesine geçenlerdir.
Bu dünyada, bu bedende ve bu akılda tekamül etmek Rabbini bilmektir. Bu okuldan mezun olduktan sonra ki bir üst boyutun kendine münhasır deneyimleri ve manaları vardır. Tanrı ol’ana kadar geçilecek bu boyutlar sonrasında ancak ve ancak O’nu anlayabilir insan. Varoluş amacı zaten O’nu anlamak ve finalde O ol’maktır.
Bu yolculuk lineer zaman kavramı ile milyonlarca yıl sürecek uzun bir yolculuk. Dünya yaşamı ise bu yolculukta ki bir zerre sadece.
Öyleyse önce haddini bilmeli sonra kendini.
Aşk ile…
Tanrı’ya ulaşamazsınız…
0
Paylaş

