Aylin Cantaş
  1. haberler
  2. Yazarlar
  3. Yavaşlamayı düşündünüz mü hiç?

Yavaşlamayı düşündünüz mü hiç?

featured
service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Zamanın su misali aktığı bir dönemdeyiz hepimiz. Haftalar gün, günler hafta gibi geçmekte. Zamanın hızlandığı bu dönemde insanlar da hızlandı. Adeta maraton gibi geçmekte günler.

Öyle ki bu maraton koşturmacası içinde herkes sadece robotik yaşamlarının yükleriyle boğuşmakta. Tamamen alışkanlıklar üzerine kurulu bir yaşam seyri söz konusu. Alışkanlıkların ve yaratılan bu konfor alanlarının dışına bir adım atmak dahi ürkütücü insanlar için. Hatta kaybetmek ölümle eş değer sanki.Bunca hız içinde yaşarken daha doğrusu yaşadığını zannederken insanlar gerçekte hayatı fena halde ıskalıyorlar maalesef. Sadece hayatı  ıskalasalar iyi, asıl kendilerini yaşamayı kaçırıyorlar.

Kendini yaşamayı kaçırmak, hayatı ıskalamak…

Bir arabanın içinde seyahat ederken, aracınız 150km hızla gittiğinde etrafınızda neler olduğunu görebilir misiniz? Doğanın güzelliğini fark edebilir misiniz? Bir ağacın dallarında ki yaprakların huşu verici sesini duyabilir misiniz? Toprağın kokusunu duyabilir misiniz mesela? Kuşların şarkı söylemesini…

İnsanlar dünyada neler olup bittiğinin farkında bile değil. Bildikleri tek şey hızlandırılmış yaşamlarında ki kavgacı halleri ile yarattıkları o karanlık dünya. Gördükleri de… Oysa ayın görünmeyen yüzü gib,i aslında dünyanın görünen gerçek yüzünü hiç kimse görmüyor.

Sabah yürüyüşünüz esnasında etrafınızda olup bitenleri seyrettiniz mi hiç? İki sevgilinin bankta otururken birbirlerine sevgi dolu bakışlarını gördünüz mü? Bir genç kızın diğer arkadaşlarının fotoğrafını çekerken ki mutluluklarını… Bir köpeğin sahibinin yanında yürürken sevgi dolu bakışlarla sahibine kaçamak bakışlar attığını… Martıların denize simit atan insanları selamladığına şahit oldunuz mu mesela… Ağaçların ıslıklarını işittiniz mi hiç… Koşar adımlarla yürürken ve kulağınızda kulaklıklarla müzik dinlerken hayatın sesini nasıl duyabilirsiniz ki? Koşar adımlarla yürürken yaşamın akışını nasıl görebilirsiniz ki?

Hayatı ve yaşamın anlarını kaçırıyorken Hakikate nasıl talip olabilirsiniz ki…?

Hakikatte herşey durağandır. Kendi içinde devinir. Siz bu denli hızlı bir yaşam sürerken kendinizi nasıl bulabilirsiniz ki? Yogaya gittiniz ve yavaşladınız bir süre, çıktınız ve aynı hızlandırılmış filmin içindesiniz. Meditasyon yaptınız ve yavaşladınız, bitti ve hayata karıştınız aynı hızlandırılmış yaşamın içindesiniz.

İşte insanların halleri bu… Bu sebeple aydınlanamıyorlar. Oradan buradan edindikleri bilgilerle kafalarının içi bir dünya ancak eyleme dökülemeyen bilgilerin hiçbir faydası olmadığından insanlar maneviyat ile madde alem arasında rafting yapıyor.

Yavaşlamayı hiç düşündünüz mü?

Frene basmayı, aracınızın penceresini sonuna kadar açıp nefes almayı hiç düşündünüz mü? Bir toplantıya giderken arabanızı bırakıp metroyla gidin ve insanları gözlemleyin. Yürüyüş yaparken yavaşlayın ve etrafınıza bakın, daha önce hiç görmediğiniz birçok detay göreceksiniz. İnsanların mutluluğunu ve mutsuzluğunu göreceksiniz. Küçük bir bebek arabasında ki bebeğin size dokunan bakışlarını görecek, içiniz de paslanan şefkat duygunuzu hissedeceksiniz.

Hayatı ıskalamamak için yavaşlayın…

İçinizde ki sesi duymak için sesinizi kısın…

Sevgimle…

Yavaşlamayı düşündünüz mü hiç?
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Egedebirgun.net ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin