Son dönemde rüşvet ve yolsuzluk operasyonlarının bir çoğunda adı bir şekilde soruşturma dosyasına giren Yeni Parti Malatya Milletvekili Veli Ağbaba Meclis kürsüsünde içini döktü. Son olarak abisi Hür Ağbaba’nın gözaltına alındığını hatırlatan Ağbaba, ”Bu, siyasi bir hesaplaşmadır. Aileyle uğraşılır mı? Bana tek bir somut suç kanıtı göstersinler, kendimi vururum” diye konuştu.
Yeni parti lideri Özgür Özel’le birlikte hakkında zincirleme rüşvet suçlamasıyla fezleke hazırlanan Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, abisi Hür Ağbaba’nın İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınmasının ardından Meclis kürsüsünde duygusal bir konuşmayla kendini savundu.
31 Mart aday belirleme sürecinde aralarında İzmir’in de olduğu çok sayıda ilde kendi adaylarının gösterilmesini sağladığı iddialarına hedef olan Veli Ağbaba hakkında, bu adaylıklar için para aldığı iddiaları gündeme gelmişti.
İlk defa içimi döküyorum…
TBMM kürsüsüne, ”İlk defa içimi dökmek için huzurlarınızdayım. Bu, siyasi bir hesaplaşmadır. Aileyle uğraşılır mı? Bana tek bir somut suç kanıtı göstersinler, kendimi vururum” sözleriyle milletvekillerine seslenen Ağbaba,
”2 Mayıs 2026’dan bu yana bir itirafçının sözleri üzerinden saldırı altındayız. Gökhan Böcek bana 1 milyon Euro verdiğini iddia etti. Bu iddia nedeniyle Malatya’da yaklaşık on altı yıldan beri çalıştığım, evladım gibi gördüğüm çocuk tutuklandı.
2024 yılında bu arkadaş hiç Ankara’ya gelmemiş, ne HTS kaydı var ne baz kaydı var. Altı aylık çocuğu var ve epeyden beri tutuklu.
Eğer Gökhan Böcek’le benim HTS kaydım varsa, baz kaydım varsa, danışmanımın bir baz kaydı, HTS kaydı varsa idam edilmeye razıyım, idam edilmeye razıyım” ifadelerine yer verdi.
Kirli bir saldırı var…
”Bir iftirayla, bir kirli saldırıyla karşı karşıyayız” diyen Veli Ağbaba’nın konuşmasında öne çıkan detaylar şöyle…
Bütün paramı ona veriyorum…
”Bir diğer durum, yeğenimi aldılar. Gözaltına alındığında –birçoğunuz görmüşsünüzdür– alt yazı geçiyor, her yerde,
“Hesabında kaynağı belli olmayan yüklü para miktarı var” denildi. Sadece hesabına giren 150 bin lira yardım parasından tutuklandı.
150 bin lira; 150 bin liradan dolayı yeğenim tutuklandı.
On dokuz yıldan beri Mecliste görev yapan bir danışmanım var. On dokuz yıldır burada çalışıyor, her işimi o yapıyor –ki siz de danışmanlarınıza yaptırıyorsunuz– bütün paramı ona veriyorum, o havale ediyor vesaire vesaire.
Ramazanda ve deprem döneminde gelen bir paradan dolayı bu arkadaş da tutuklandı, şimdi cezaevi cezaevi gezdiriliyor. “Veli Ağbaba hakkında konuşmadığın sürece seni cezaevinden çıkartmayız” diyorlar.
Depremde ne yaptıklarım ortada…
Hepimiz bir büyük depremi yaşadık, 6 Şubat depremini yaşadık. Burada Malatya’da birlikte görev yapan birçok arkadaşım da var. Sabahın ilk saatinden itibaren ne yapacağımı şaşırdım, yardım istedim, mesaj çektim, tweet attım, “Malatya’ya yardım edin” diye.
Depremin ilk akşamı bir iş adamı Elâzığ’dan tam 676 bin TL’lik bir kamyon kurabiye getirdi. O kurabiyeyi soba başında, odun başında, ateş başlarında sabaha kadar dağıttım, durmadım, durmadım.
Kimi zaman dostlarımdan, kimi zaman arkadaşlarımdan destek aldım; ayakkabı dağıttım, su dağıttım, ekmek dağıttım. Amasya’dan bir arkadaşımdan un istedim, 4 kamyon un gönderdi. 3 tane fırın açık Malatya’da, dedim ki:
“Bunları al, ekmek yap, Allah rızası için dağıt. Masrafını kes.”
Tüm Malatya şahittir, soba dağıttım, odun dağıttım, tüm Malatya şahittir ama bunlar suç olarak gösteriliyor. Ben yaklaşık 50 kişilik ekiple çalıştım, danışmanlarım da var bunların içerisinde. Mutfaklar kurduk vesaire. Bunların hepsi şimdi suç oldu.
Benden yardım isteyip yardım etmediğim Allah’ın bir tane kulu yok, tüm Malatya şahittir. Hâlâ bu olaylar konuşuluyor.
Şunu bilin ki araştırın, soruşturun: Benim parayla ömrümde işim olmadı arkadaşlar, parayla ömrümde işim olmadı. Benim, yakınlarımın boğazımızdan bir kuruş haram para geçtiyse zehir olsun, zıkkım olsun, haram olsun, kan gelsin.
1974’den beri esnafız…
Ağabeyim bugün sabah saatlerinde “ihaleye fesat karıştırmak” suçlamasıyla gözaltına alındı. Ağabeyim, ben, ailem ömrümüzde kamuyla iş yapmış değiliz, kamuya bir kuruşluk mal vermiş değiliz, bir tane ihaleye girmiş değiliz.
Eğer kamuda bir ihaleye girdiysek vallahi idama da razıyım ben, bir tane ihaleye girmemişiz. Biz 1974’ten beri esnafız. Bakın, Malatya’da, açın sorun bir yakınınıza, AK Parti İl Başkanına sorun, İlçe Başkanına sorun, belediye başkanlarına sorun: Bizim kapımıza gelip yardım etmediğimiz bir tane cami yok, bir tane cemevi yok, yardım etmediğimiz bir tane okul yok, yardım etmediğimiz çocuk yok.
Allah aşkına, aileye saldırılır mı?
Kapımızdan dönen kimse yok –sağcı olsun, solcu olsun– lütfen gidin Malatya’da sorun. Hepimiz seçimlerde kampanyada destek alıyoruz. Allah aşkına, bunlar rüşvet sayılırsa hangi milletvekili dışarıda kalabilir?
Bakın, siyaseten rakip olabiliriz, düşman da olabiliriz, sevmeyebilirsiniz de ama arkadaşlar, bu içeri attığınız çocukların yeni doğmuş bebekleri var, aileleri var, eşleri var. Allah aşkına, aileye saldırılır mı ya? Şu anda benim aileme saldırılıyor, aileye saldırılır mı? Hangi ahlakta, hangi dinde, hangi imanda aileye saldırmak var?



