301 madencinin yaşamını yitirdiği Soma faciasıyla ilgili yargılanan 28 kamu görevlisinden 10’u beraat ederken, 18 sanığa ise 5 ay ile 6 ay 7 gün arasında değişen hapis cezaları verildi.
Manisa’nın Soma ilçesinde 301 madencinin yaşamını yitirdiği faciayla ilgili yargılanan 28 kamu görevlisinin duruşması bugün görüldü. Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde gerçekleşen duruşmada sanıklar, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katıldı. Madenci yakınları, sanıkların duruşmaya uzaktan bağlanmasına tepki gösterdi. Avukatlar ise mahkemenin “görevsizlik kararı” vererek dosyayı ağır ceza mahkemesine göndermesini talep etti.
Sanık avukatları, müvekkillerinin beraatini ya da davanın zaman aşımı gerekçesiyle düşmesini isterken, madenci ailelerinin avukatları daha önce sunulan mütalaaya karşı beyanda bulundu. Aile avukatları, kamu görevlilerinin yalnızca görevi kötüye kullanma değil, taksirle öldürme ve yaralama suçundan cezalandırılması gerektiğini savundu.
Kazanın yaşandığı maden ocağında denetim yapan sanıklar arasında bulunan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişi ile Maden Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Yüksel’in savunmaları, madenci aileleri tarafından tepkiyle karşılandı.
Yapılan savunmaların ardından mahkeme, aralarında Ayhan Yüksel’in de bulunduğu 10 sanığın beraatine, kalan 18 sanığın ise görevi kötüye kullanma suçundan 5 ay ile 6 ay 7 gün arasında hapis cezası almasına karar verdi.
“‘ADALET ENKAZIN ALTINDA KALDI’ DEDİLER. DOĞRUDUR”
Duruşma sonrası açıklama yapan avukatlardan Murat Kemal Gündüz, mahkemenin savcılık mütalaasına paralel karar verdiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Mahkeme mütalaaya uygun olarak toplam 28 sanıktan 10’u hakkında beraat kararı verdi. 18 sanık hakkında ise 5 ay ile 6 ay 7 gün arasında değişen mahkumiyet kararı verdi. Soma Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan şirket sahiplerinin ilk başta kararları Yargıtay 12’nci Ceza Dairesi’nce olumlu olarak bozulmuştur. Şöyle ki bu sanıkların olası kast hükümlerine göre birden fazla insanı öldürmekten ayrı ayrı cezalandırılması gerektiğine dair karar vermişti. Her ne olduysa dışarıdan müdahaleyle Yargıtay 12’nci Ceza Dairesi’nin heyeti değiştirildi ve yeni oluşturulan heyetle yeniden karar ele alınarak sanıkların ‘Olası kasttan’ değil, ‘Bilinçli taksirle öldürme’den yargılanması gerektiğine dair bozma kararı verildi.”
“ÇOK CÜZİ KARARLAR VERİLDİ”
“Yargıtay’ın bozma kararında o eleştirdiğimiz kararda dahi şu tespit vardı: ‘Maden İşleri Genel Müdürlüğü (MİGEM), Çalışma Bakanlığı, Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) Genel Müdürlüğü’ne bağlı bu sanıklar ocaktaki vahim eksikliklerle ilgili uyarmamışlar, zabıt tutmamışlar. Bu nedenle sivil sanıklar yönünden olası kast hükümleri uygulanamaz. Eğer zabıt tutsalardı, uyarsalardı, kamu görevlisi bu sanıkları olası kasttan yargılatacaktık’ dediler. Böyle bir bozma kararı verdiler. Şimdi döndük, buraya geldik. Sanıklar hakkında görevi kötüye kullanmaktan dava açıldı.
İtirazlarımıza karşın bugüne kadar görevsizlik kararı verilmedi ve bugün de görevi kötüye kullanma suçundan çok uyduruk, çok cüzi cezalar verildi. Yargı, resmen Soma katliamı ile ilgili ‘Ne şiş yansın ne kebap’ dedi. Sivil sanıkları kamusal sanıkları da kurtardı. Verilen karar çok ağırdır. Bu karar hiçbir şekilde adaleti sağlamayan bir karardır. Az önce içeride ‘Adalet enkazın altında kaldı’ dediler. Doğrudur” diye konuştu.
“YARGI BUNDAN SONRA KENDİNE AĞLASIN”
Hayatını kaybeden madenci Uğur Çolak’ın annesi Gülsüm Çolak da “Aynı acıyı bize tekrar tekrar yaşattılar. Resmen bir film seyrettik. Yargı bundan sonra kendine ağlasın” diyerek, tepkisini dile getirdi.
Maden şehidi Erdoğan Köse’nin eşi Gülfidan Köse ise “Akhisar’daki Soma davasında bir adalet görmedik. Tiyatro oynandı. Buradaki süreçler de aynı oldu. İstediğimiz adaleti bulamadık. Ama bu adaletin de sonuna kadar arkasındayız, takipçisi olacağız” diye konuştu.



