Sökmen’den İzmir Barosu için değişim mesajı: “Baronun asıl görevi avukatın haklarını korumak”

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İzmir Barosu’nda seçim heyecanı sürüyor. Cumhuriyetçi Avukatlar Grubu’nun başkan adayı Serhat Sökmen, Son Mühür’e yaşanan süreci ve baroda yaşanan aksaklıkları anlatarak, projelerinden bahsetti.

Önümüzdeki haftalarda gerçekleşecek İzmir Barosu seçimlerinde Cumhuriyetçi Grup’un adayı olarak yarışacak olan Avukat Serhat Sökmen, Son Mühür’e yaşanan süreç ile ilgili önemli değerlendirmelerde bulunan, uzun yıllardır İzmir Barosu’nu yöneten Çağdaş Grubun yönetim tarzını eleştirdi.

Serhat Sökmen: Baroda avukat haklarını korumaya yönelik çalışmalar yeterince yapılmıyor

Çağdaş Grup yönetimindeki İzmir Barosu’nun, meslek haklarını korumaya yönelik yeterince etkili çalışmalar yürütmediğini belirten ve avukatların bu yönetim anlayışının sonucunda barodan uzaklaştığını savunan Cumhuriyetçi Avukatlar Grubu İzmir Barosu Başkan Adayı Serhat Sökmen, hazırladıkları yönetim listesinde avukat hakları için çok başarılı çalışmalar yapacaklarının altını çizerek, “Temmuz ve Ağustos aylarında sürekli ofisleri gezdim. Gördüğüm ilk izlenim şu: meslektaşlarımız mevcut baro yönetiminin anlayışından biraz muzdaripler gibi gözüküyor. Çünkü meslek haklarını korumaya yönelik çalışmaların yeterince yapılmadığı ve aslında meslek örgütünün asıl iştigal alanının avukatın itibarını korumak, mesleğin haklarını yüceltmek olduğunu düşünüyorlar.

Fakat Çağdaş Grup’un belli konularda sıkışıp kaldığını ve o konulardan çıkmadığına yönelik eleştiriler var. Biz 8 yıldır, Çağdaş Avukatlar Grubu yönetiminde bir İzmir Barosu ile karşı karşıyayız. Çağdaş Avukatlar grubunun yönetim anlayışı meslektaşlarımızı barodan uzaklaştırdı. Genel kurula katılım git gide düşüyor, bu doğru değil. Dolayısıyla meslektaşlarımızın baroya sahip çıkarak sandığa gelmeleri gerekiyor. Bu aslında önemli bir husus çünkü güçlü bir baro inşa etmek için güçlü avukat gerekiyor, baronun güçlü olması için ise seçilecek olan organların büyük bir çoğunlukla o göreve gelmesi lazım. 13-14 bin avukatın 2 binin oyuyla göreve gelirseniz büyük bir destek almamış oluyorsunuz. Böyle oluncada yapılan projeler yetersiz kalıyor.

Bizim en büyük beklentimiz meslektaşlarımızın sandıklarına sahip çıkmasıdır ve oy vermesidir. Pırıl pırıl bir liste hazırladık, bu listenin meslek odaklı çok güzel projeler ve çalışmalar yapacağına ben yürekten inanıyorum. Çünkü mesleğimiz saldırı altında gün geçmiyor ki avukatlar saldırıya uğramasın, geçen bir meslektaşımızı adliye içinde darp ettiler, bu acil şekilde önlem alınması gereken bir durum. Çünkü mesleğin saygınlığı ayaklar altına alındığı için bazı kimseler avukata el kaldırmayı hakmış gibi görmeye başladı bunun önüne geçmek gerekiyor. İlk ben aday olduğumda genç meslektaşların sorunları çok fazla diye geri dönüşler oldu. Sonra ben sahaya indiğimde gözlemlediğim sorunlar sadece gençlerde değil, bütün meslektaşlarımda aynı problemler var” dedi.

“Avukatlar, ekonomik darboğaz yaşıyor”

Ayrıca, İzmir Barosu’nun meslek hakları alanında yeteri kadar önlem, çalışma ve proje üretmemesinden kaynaklı özellikle genç avukatlar olmak üzere kentte faaliyet gösteren pek çok meslektaşlarının ekonomik darboğaz yaşadığını vurgulayarak, konuyla ilgili önerilerini aktaran Avukat Serhan Sökmen, “Baromuz yeteri kadar avukatı koruyacak önlemler almadığı için maalesef genç avukatlarımız özellikle üstat avukalar ile birlikte bir ekonomik darboğaz içerisinde, biz meslektaşlarımızı nasıl refaha erdirebiliriz onu düşünmemiz gerekiyor.

Ne yapabiliriz? Bu konuda yönetime geldiğimizde ‘iş geliştirme komisyonu’ kurmayı planlıyoruz. İş geliştirme komisyonunda meslektaşlarımıza hukuki güvenliğin sağlanması noktasında yeni görevler verilmesi üzerine çalışacağız. CMK’daki zorunlu müdafilik gibi, meslektaşlarımızın ek gelir elde edebileceği alanları açacağız. Örneğin tapuda veya noterde satışlarda, sözleşmelerde avukat bulundurma ya da avukat imzası olma zorunluluğu gibi. Sermaye şirketleri kuruluyor, bu sermaye şirketleri ana sözleşmeleri taslak olarak hazırlanıyor.

Halbuki bu hukuki bir doküman ve çok önemli. İlk hukuki doküman olan sözleşmenin hazırlanıp tescil aşamasında bir avukatın bu konuda bağımsız bir avukatın imza atabilmesine yönelik bir zorunluluk ihdas edilebilir. Yani böyle böyle 4-5 tane avukatların ayrıca normal müvekkil bulma ya da piyasa avukatlığının harici 4-5 tane para kazanabileceği kalemi de biz eğer ihdas edebilirsek, yaratabilirsek, yani bir mesleki anlamda bir asgari ücretin 2-2,5 katı kadar aylık sabit bir geliri olursa meslektaşlarımızın normal piyasa avukatlığını da daha rahat şekilde yapmaya başlayabileceklerdir” şeklinde konuştu.

“Çağdaş Grup, baronun meslek örgütü olduğunu unuttu”

Öte yandan, baro faaliyetlerini karşılıksız emek işi olduğunu anlatan ve İzmir Barosu’nun herhangi bir siyasi partinin arka bahçesi olmaması gerektiğini kaydeden Başkan Adayı Sökmen, geçmişte İzmir Barosu’nun Türkiye’de dikkatle dinlenen bir kurum olduğunu da beliterek, sözlerini şu ifadelerle sürdürdü:”Baroculuk karşılıksız emek işidir. Çağdaş Grup’ta yer almış meslektaşlarıma saygı duyarım ama baronun bir meslek örgütü olduğunu unuttular, baro bir sivil toplum örgütü değil ya da bir siyasi partinin arka bahçesi de değil.

Ya da baronun sadece belli başlı gruplara yönelik hak savunuculuğu yapmaları doğru değil. Hak savunuculuğu zaten baronun görevi ama bu görevleri yerine getirirken meslek sorunlarını göz ardı eden bir anlayış sergilemek doğru değil. Şu anda biz mevcut yönetim anlayışında meslek sorunlarının göz ardı edildiği, sadece belli başlı grupların sorunlarına yoğunlaşılan bir yönetim anlayışı görüyoruz. Bu da baronun meslek örgütü olması özelliğini kaybettiren bir anlayış.

Sahada bana gelen eleştiriler de hep bu yönde. Baro belki bazen çok önemli konularda açıklama yapıyor ama sürekli aynı konulara odaklandığından farklı mecralara da girdiğinde yaptığı hamle denizde kum tanesi gibi gözüküyor. Oysaki biz geçmişte Cumhuriyetçi Avukatlar Grubu yönetimindeyken İzmir Barosu, Türkiye’de hukuktan yana alınacak kararlarda bir referanstı. Özellikle Nevzat başkan döneminde Türkiye’de dikkatle dinlenen bir kurumduk. Ne yazık ki şu an bu özelliğimizi kaybettik”

“Biz Atatürk’ün ilke ve devrimlerden yana taraf olan bir grubuz ve taraf olmaya devam edeceğiz”

Son olarak, uzun yıllardır mevcut baro yönetimini ellerinde bulunan Çağdaş Gruba yönelik eleştirilerini sürdüren Serhat Sökmen, özellikle seçimi kazandıklar avukat hakları için kurumlar arası istişareye önem vereceklerinin altını çizerek, “Gündem hep aynı konular üzerinden ilerliyor o hak savunuculuğu artık marjinal boyuta ulaşmış durumda. Ben asla dezavantajlı kesimlerin hak savunuculuğu yapılmasın demiyorum ama bu işin bir dengesi olması gerekiyor. Çünkü biz bir meslek örgütüyüz, sivil toplum örgütü değiliz. Şu an dezavantajlı grupların hakkını savunulduğu kadar, avukatların hakkı savunulmuyor. Çağdaş Grup, çok güzel bir slogan söylüyor ‘Biat etmeyeceğiz, Boyun Eğmeyeceğiz’ avukatlık mesleği zaten böyle bir meslek, bu zaten malumun ilanı. Baronun görevi ekonomik sorunlar karşısında genç meslektaşlarını ezdirmemektir ya da dışarıda saldırıya uğrayan meslektaşının hakkını ezdirmemektir.

Biz tam bu noktada ayrışıyoruz. Ben meslektaşımın boynunu eğdirmemek, diğer meslek grupları karşısında biat ettimemek için yola çıktım. Saygınlık lazım, oturduğunda karşı tarafı dinletecek bir tavır koymak gerekiyor, ben hiçbir zaman sokaktan kaçan bir insan olmadım ancak her hakkın alınacağı yer sokak olmuyor. Bazen istişarede bulunursun, gerçek anlamda büyük bir haksızlığa uğrarsan o zaman başka yollara başvurabilirsin, Çağdaş Grup bu yönünü de kaybetti ne yazık ki çünkü resmi kurumlarla yeteri kadar istişare kültürü yok bu noktada en büyük problemi meslektaşlarımız zarar görüyor. Başımızdan geçen bir olayı anlatayım, biz geçtiğimiz günlerde Torbalı’ya gittik. Torbalı’nın binası ikiye bölünmüş ve yeni binada da avukatlara yeteri kadar yer ayrılmamış, meslektaşlarımız da yeteri kadar bilgilendirilmemiş bu konuda, biz bu konuda ne yapacağımızı düşündük ve adliyenin karşısında bir video çekmeye karar verdik.

Konuyla ilgili sorunları anlattığımız bir video çektik paylaştık, o videomuz birden 30 bin kişi tarafından izlendi, akşam bunun üzerine Torbalı Başsavcılığı’ndan bize ulaştılar ve görüşmek üzere davet ettiler, bizde gittik bu bir istişare kültürüdür. Sorunu konuştuk ilçede bulunan meslektaşlarımızın taleplerini de kendilerine ilettik. Burada biz tepkimizi gösterdik ve bu tepki karşılık buldu. Çünkü güçlü baro istiyoruz ve meslektaşlarımızla bir yola çıktı ve inançlıyız. Biz böyle bir baroculuk anlayışı istiyoruz Meslektaşlarımız, barodan umudunu kesmesinler ve göreve geldiğimizde bambaşka bir melsek örgütü olacak. Çünkü gerçek anlamda avukatların sorunlarını çözebilecek çalışmalarda bulunan her meslektaşını yalnız bırakmayan bir anlayışla biz baro yönetimine geleceğiz. Biz Atatürk’ün ilke ve devrimlerden yana taraf olan bir grubuz ve taraf olmaya devam edeceğiz” cümleleriyle sözlerini noktaladı.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Egedebirgun.net ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Sohbet Et

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.