Ege’de Bir Gün Genel Yayın Yönetmeni Doğan Beyazgül, Seferihisar Belediye Başkan Vekili Fuat Gümüş ile özel röportaj gerçekleştirdi
Seferihisar Belediye Başkan Vekili Fuat Gümüş, göreve geliş sürecinden belediyenin yönetim anlayışına, siyasi partilerle kurulan diyalogdan İzmir Büyükşehir Belediyesi ile yürütülen çalışmalara, Teos Marina genişleme projesine ilişkin tartışmalardan ilçenin geleceğine yönelik hedeflerine kadar pek çok konuda önemli açıklamalarda bulundu.
Görevi ortak akıl ve şeffaflık ilkeleriyle yürüttüklerini vurgulayan Gümüş, Seferihisar’ın siyasi görüş ayrılıklarının üzerinde ortak bir değer olduğunu ifade etti. Teos Marina genişleme projesine çevresel, ekolojik ve güvenlik gerekçeleriyle karşı çıktıklarını belirten Gümüş, ilçenin geleceğini tarım, turizm ve tarih ekseninde şekillendirmek istediklerini söyledi.
“Son güne kadar aday değildim”
Doğan Beyazgül: Başkan Vekilliği aslında düşündüğünüz bir görev değildi. Meclis üyesiydiniz ancak yaşanan operasyonun ardından Başkan Vekili oldunuz. Böyle bir görevi üstlenmeyi önceden düşünüyor muydunuz?
Fuat Gümüş: Aslında son güne kadar aday değildim. Aday olmadığımı farklı mecralarda da dile getirmiştim. Fakat arkadaşlarımızın teveccühü ve tabanın baskısıyla aday olmam yönünde bir irade ortaya konuldu. Böyle bir irade oluşunca biz de kayıtsız kalamadık. Devlet geleneğinden geliyorum, asker kökenliyim. Bu nedenle burada yer almam yönünde ciddi bir talep oluştu. Diğer meclis üyelerimizin de desteğiyle seçildik. 6 Temmuz’dan bu yana başkan vekilliği görevini sürdürüyorum.
Umarım masumiyet karinesi doğrultusunda, soruşturma süreçleri devam eden ve tutuklulukları süren arkadaşlarımızın hükümlülük durumu oluşmaz. Her biri özgürlüklerine kavuşur. Ben de buradaki vekâlet görevimi yeniden arkadaşlarıma teslim ederim. Bana ihtiyaç duydukları her noktada yanlarında olmaya devam ederim.

“Belediyenin tüm röntgenini çekmeye çalıştık”
Doğan Beyazgül: Meclis üyesiydiniz ancak belediyenin mali ve yönetimsel durumunu yürütmenin başına geçmeden önce bütün ayrıntılarıyla bilmiyordunuz. Başkan Vekilliği görevine başladığınızda nasıl bir belediye tablosuyla karşılaştınız?
Fuat Gümüş: Biz yasama tarafında olduğumuz için yürütmenin icraatlarına ilişkin her ayrıntıya hâkim değildik. Belediyede karşılaşılan zorlukları da birebir keşfetme imkânımız olmamıştı. Ancak grup toplantılarında ve vatandaşlarımızın bize ilettiği konularda bazı sıkıntıları duyuyor, yürütmenin başındaki arkadaşlarımızla görüşerek nasıl yardımcı olabileceğimizi değerlendirmeye çalışıyorduk. 6 Temmuz’da bu görev bana verildiği andan itibaren tüm bürokratlarımızın birimlerine ilişkin sunum yapmasını istedim. Bu çalışmalar yaklaşık üç hafta sürdü. Birimlerin işleyişleri, karşılaşılabilecek sorunlar ve alınması gereken önlemler konusunda kapsamlı sunumlar gerçekleştirildi. Diğer meclis üyelerimiz de bu toplantılara katıldı. Hep birlikte sorular sorduk, çözüm önerilerimizi paylaştık.
Göreve başlarken ortak akıl ve şeffaflık ilkesiyle hareket edeceğimizi taahhüt etmiştik. Bu nedenle meclis üyelerimizin de sürecin içinde olmasını özellikle istedik. Çünkü bundan sonraki süreçte bu arkadaşlarımızdan bazıları da belediye başkanlığı görevini üstlenebilir. Onların belediyenin işleyişini şimdiden öğrenmelerini arzu ettim. Bir anlamda kendilerine ön lisans eğitimi vermeye çalıştım. Belediyemizin tüm röntgenini çekmeye çalıştık. Ortaya çıkan tablo doğrultusunda sorunlarımızı daha iyi anlama fırsatı bulduk. Bundan sonraki süreçte de ortak akıl ve şeffaflıkla çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

“Parti değiştireceğime ilişkin bir düşüncem yok”
Doğan Beyazgül: Son dönemde basında ve sosyal medyada parti değiştireceğinize ilişkin haberler yer alıyor. Bu iddiaların gerçeklik payı var mı?
Fuat Gümüş: Bu soru bana birkaç kez soruldu. Benim bilgim dışında yapılan bir haberdi. Sözcü TV’de İsmail Saymaz tarafından gündeme getirildi. Haberi önce izlememiştim. Arkadaşlarımız haberin çıktığını söyleyince yoğunluğumun ardından izledim. Daha sonra İsmail Bey’i arayarak böyle bir haberi neden yapma gereği duyduğunu sordum.Kendisi bunun değerlendirmeleri sonucunda, bir önyargıyla verilmiş bir beyanat olduğunu söyledi. Böyle bir düşüncem yok. Parti değiştireceğime ilişkin bir bilgim de yok. Öncelikle benim kendi adıma böyle bir karar almam gerekir. Benimle konuşulmadan, benim düşüncelerim öğrenilmeden böyle bir değerlendirme yapılmasını doğru bulmuyorum.
Benim tabanımda ve çevremde ideolojik kimliği belli bir kitle var. Bununla birlikte seçilmiş bir kişi olarak bu makamda görev yapmanın partiler üstü bir sorumluluk olduğunu biliyorum. Yerel hizmette siyasetin ikinci planda kalması gerektiğine inanıyorum. Rozetimi çıkardım, dolaba koydum. Bana oy vermiş olsun ya da olmasın, bütün vatandaşlarımıza eşit hizmet götürmek zorundayım. Yerel yönetimde ayrımcılık kesinlikle olmamalı.

“Bizi birleştiren tek değer Seferihisar”
Doğan Beyazgül: Seferihisar’da 16 siyasi partiyle bir araya gelerek 17 maddelik bir manifesto yayımladınız. Farklı siyasi görüşlere sahip partileri aynı masa etrafında buluşturmayı nasıl başardınız?
Fuat Gümüş: Diğer siyasi partilerin ilçe başkanlarının tamamıyla görüşüyorum. Hepimizin ortak noktası Seferihisar. İlçemizin bugün bulunduğu konumdan çok daha iyi yerlerde olması gerektiğinin hepimiz farkındayız.
Elbette farklı siyasi görüşlere sahibiz. Ayrıştığımız noktalar olacaktır. Ancak bizi birleştiren tek değer Seferihisar. Bana göre bu birlikteliğin temelinde Seferihisar’ın ilkeleri ve ilçemizin geleceği var. Bu başarıyı kendime mal etmiyorum. Orada bulunan tüm siyasi parti ilçe başkanlarımızın başarısıdır. Asıl alkışlanması gereken, bütün arkadaşlarımızın bu iradeye ortak olması ve birlikte hareket etme kararlılığı göstermesidir. Seferihisar hepimiz için vazgeçilmezdir.
Ben meclis üyeliğim döneminde de bu birlikteliği sağlamaya yönelik çalışmalar yaptım. 2024 yılında 29 Ekim etkinliklerinde, 10. Yıl Nutku’ndan bölümleri farklı siyasi partilerden meclis üyelerimize paylaştırdık. Her biri kendisine düşen bölümü okuyarak etkinliğe katıldı. Hem sahada hem de sosyal medyada paylaşılan görüntülerle farklı siyasi görüşlere sahip insanların ortak değerlerde buluşabileceğini göstermeye çalıştık.
Manifestonun hayata geçirilmesinde katkı sunan bütün siyasi parti ilçe başkanlarımıza ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Sağ olsunlar, var olsunlar. Bundan sonraki süreçte de aynı anlayışla hareket etmeyi sürdüreceğiz.

“Mecliste kararlar büyük ölçüde oy birliğiyle alınıyor”
Doğan Beyazgül: Mecliste kararların yalnızca oy çokluğuyla değil, oy birliğiyle alınması da dikkat çekiyor. Bu durum, 16 siyasi partiyle sağladığınız uzlaşının meclise yansıması mı?
Fuat Gümüş: Meclis toplantılarımızda gündeme gelen konuları, meclis üyelerimizin verdikleri önergeleri ve bizim getirdiğimiz maddeleri birlikte değerlendiriyoruz. Bu maddelerin hemen hemen tamamı oy birliğiyle geçiyor.
Bunun, yaptığımız çalışmaların Seferihisar için ne kadar değerli olduğunu vatandaşlarımıza göstermek açısından önemli bir unsur olduğunu düşünüyorum. Ortak akılla hareket ettiğimizde farklı görüşlerden insanların aynı hedef doğrultusunda karar alabileceğini görüyoruz.
“Büyükşehir Belediyemiz her daim yanımızda”
Doğan Beyazgül: İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ile ilişkileriniz nasıl? Seferihisar’ın çözüm bekleyen sorunları ve Büyükşehir’den beklentileriniz konusunda nasıl bir süreç yürütüyorsunuz
Fuat Gümüş: Herkesle ilişkilerim iyi. Cemil Başkanımızla da ilişkilerimiz oldukça iyi. 6 Temmuz’da göreve geldikten sonraki gün, 7 Temmuz’da kendisini arayarak randevu talep ettim. 8 Temmuz’da da ziyaretine gittik.
Bölgemizin ve ilçemizin sorunlarını kendilerine aktardık. Özellikle uzun yıllardır gecikmiş olan, sanayinin karşısından hastaneye bağlanan ve yaklaşık 2 bin 700 metre uzunluğundaki çevre yolu konusunda taleplerimizi ilettik. Bu yol için yaklaşık 40 bin metreküp dolgu ve 6 bin 500 ton asfalt serimi gerekiyordu.
Bunun yanı sıra sahada bekleyen, asfalt ve inşaat çalışması gerektiren bazı kronik sorunlarımız vardı. Cemil Başkanımız sağ olsun, bunların yapılması için talimatlarını verdi. O günden bu yana Büyükşehir Belediyemizle ilişkilerimiz aynı şekilde devam ediyor. Desteklerini almaya devam ediyoruz.Buradan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Dr. Cemil Tugay’a, Fen İşleri Dairesi’ne, İZSU ve İZBETON ekiplerine, sahada bizimle birlikte çalışan bütün personele ayrı ayrı teşekkür ediyorum. İlçemizin gecikmiş hizmetlerini vatandaşlarımıza ulaştırmak için Büyükşehir Belediyemiz her daim yanımızda.
“Millet Bahçesi için dört ay sonra müjdesi verilmişti”
Doğan Beyazgül: Seferihisar’da Millet Bahçesi ve sığacık kavşaktaki battı-çıktı projeleri de merak ediliyor. Bu projeler ne zaman hayata geçirilecek?
Fuat Gümüş: Millet Bahçesi yaklaşık 61 dönümlük bir alanı kapsıyor. Sığacık’ın en güzel noktalarından birinde, artık cazibe merkezi olmayı hak eden bir lokasyonda bulunuyor. Bu proje 100 binlik plan kapsamında yapılması gereken bir çalışmaydı ancak gecikmişti. Cemil Başkanımız, son olarak çevre yolunun açılışına geldiğinde bu hizmetin dört ay sonra geleceğine yönelik müjdeyi vatandaşlarımızla paylaştı. En kısa sürede yapılmasını bekliyoruz.
Bir diğer önemli konu da Seferihisar yol sapağındaki battı-çıktı projesi. İlk ziyaretimizde Cemil Başkanımız, buranın Karayolları tarafından yapılması gerektiğini, ancak Karayolları yapmadığı takdirde Büyükşehir Belediyesi olarak kendilerinin yapabileceğini ifade etmişti.Bölgedeki araç yoğunluğunu belirlemek amacıyla sayım çalışmaları yapıldı. Emniyet Müdürlüğümüzden de trafik verilerini alarak ilgili kurumlara ilettik. Bu battı-çıktı projesi hayata geçtiğinde özellikle Seferihisar merkezine dönüşte yaşanan trafik sıkışıklığının azalacağını düşünüyoruz. Projenin önümüzdeki yılın sonuna kadar gerçekleştirilmesini bekliyorum.

“Teos Marina projesinde çevresel ve güvenlik kaygılarımız var”
Doğan Beyazgül: Teos Marina projesi de gündemde. Yaklaşık 10 bin kamyonla dolgu yapılacağı belirtiliyor. Bu çalışma çevreyi ve turizmi nasıl etkileyecek? Belediye olarak bu konuda nasıl bir değerlendirme yapıyorsunuz?
Fuat Gümüş: Teos Marina, Kolin firması tarafından işletilen bir tesis. 2007 yılında ihalesi yapılarak işletmeye açıldı. 2013 yılında yapılan ÇED başvurusunun ardından yat bağlama kapasitesi 396’dan 480’e çıkarıldı. Ponton sayısı da beşten altıya yükseltildi. 2022 yılında yeniden başlatılan ÇED başvurusuyla mevcut kapasitenin 750 yata çıkarılması ve marina içerisinde bir otel yapılması planlanıyordu. Otel projesinden vazgeçildi. Son ÇED başvurusunda ise olumlu karar verildi. Projede kuzeye doğru, mendirek bölgesinde yaklaşık 80 metrelik dolgu yapılması planlanıyor. Bu dolgu alanıyla yaklaşık 180 tekne kapasiteli bir çekek sahası oluşturulması hedefleniyor. Dolgu malzemesinin getirileceği maden ocağı için de kapasite artışı başvurusu yapıldı. Taşıma işlemiyle yaklaşık 62 bin metreküplük dolgu malzemesinin bölgeye getirilmesi planlanıyor. Bu da yaklaşık 10 bin büyük kamyonun bölgeye gelmesi anlamına geliyor. Dolgu işlemiyle birlikte kuzeye doğru yaklaşık 330 metre uzunluğunda yüzer ponton iskelesi yapılması da öngörülüyor. Bu düzenlemeler sonrasında bölgede deniz alanının daralacağını değerlendiriyoruz. Yat bağlama kapasitesinin de son düzenlemelerle 758’e düşürüldüğü ifade ediliyor. Proje kapsamında 13 personel istihdam edileceği belirtiliyor. Kamu yararı açısından öne çıkarılabilecek hususlardan biri bu istihdam olabilir. Ancak bunun dışında projeyi savunulabilir bulmuyorum.
Bunun en önemli nedenlerinden biri deprem ve tsunami riski. 30 Ekim 2020’de yaşadığımız deprem sonrasında bölgemizde tsunami meydana geldi. Samos çevresindeki fay hareketliliğiyle bağlantılı bu olayda, kale içerisinde yaşayan bir vatandaşımız hayatını kaybetti; işletmelerimiz de zarar gördü. Bölgede yapılacak dolgu ve deniz alanını daraltacak imalatların, olası bir tsunami durumunda yaratabileceği tahribat konusunda kaygılarımız var. Bu konuda jeofizik mühendisi Ahmet Çengül hocamızdan raporlama çalışması da istedik. Kendisi gelerek çalışmalarını gerçekleştirdi. Deniz alanının daralmasının suyun hareketi ve yaratacağı tahribat üzerindeki etkilerinin bilimsel olarak değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Bir diğer konu Akdeniz fokları. Bölgemizde yaşam alanları giderek daralan ve korunması gereken bu canlılarla ilgili geçmiş yıllarda da çeşitli koruma kararları alınmıştı. Teknelerin kıyıya yakın seyretmemesi, hızlı hareket etmemesi ve gürültü oluşturmaması gibi önlemlerle doğal yaşamın korunması hedefleniyordu. Geçtiğimiz hafta bile bölgemizdeki foklara ilişkin görüntüler elimize ulaştı. Bu imalatların ardından fok popülasyonunu kaybetme riskiyle karşı karşıya kalabiliriz. Ayrıca bölge bir tatbikat alanı niteliği taşıyor. Silahlı kuvvetlerimize bağlı unsurların barış dönemindeki tatbikatlarında kullandıkları bir saha. Güney yönlü fırtınalı rüzgârlarda teknelerin sığınabileceği koyların korunması da önemli. Sığacık koyunun bu çalışmalar sonrasında kaybedilmesi, deniz güvenliği açısından da sorun yaratabilir. Geçmişte yaşanan deniz kazaları ve kayıplar göz önüne alındığında bu konunun dikkatle değerlendirilmesi gerekiyor.
ÇED başvurularında dikkatimi çeken bir başka husus da var. 2022, 2024 ve 2026 yıllarındaki başvurularda Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı veya Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın izinlerinin bulunmadığını görüyoruz. Yalnızca Seyir, Hidrografi ve Oşinografi Dairesi Başkanlığı’ndan izin alındığı belirtiliyor. Bu kurumun görev alanı hidrografik ve oşinografik yayınlar ile harita çalışmalarıdır. Böylesine önemli bir konuda ilgili askeri kurumların değerlendirmelerinin de alınması gerektiğini düşünüyorum. Bu nedenle sürecin Bakanlık ve Genelkurmay nezdinde yeniden gözden geçirilmesinde fayda var. Çevre kirliliği, ekolojik dengenin bozulması ve balıkların üreme alanlarının zarar görmesi gibi konular da ayrıca değerlendirilmesi gereken başlıklar.
İşletme tarafından bundan sonraki çalışmalarda temizlik ve su sirkülasyonuna yönelik önlemler alınacağı ifade ediliyor.
Ancak burada şu soruyu sormak gerekiyor: 2007 yılından 2026 yılına kadar geçen süreçte bu önlemler neden yeterince gündeme gelmedi?
Kuzeyde bulunan mendireğin olduğu yerdeki suyun temizliğiyle güneyde bulunan yerdeki suyun temizliği aynı değil. Şimdiye kadar bu sirkülasyonu sağlayabilecek yapıyı oluşturamadıysam, bundan sonra yapacağım bu imalatla bunu oluşturacağına beni nasıl inandıracaksın diye sorma hakkımı kendimde hissediyorum. Kaldı ki bizler burada yaşıyoruz. Bazı değerlerin korunması gerektiğine de inanıyorum.
Marinanın genişleme projesinin kesinlikle yanlış olduğunu düşünüyorum. Sadece ben değil, halkımız da bu konuda aynı düşüncede. Eğer marina ihtiyaçsa, ben zaten denizciyim. Uzun yıllar kaptanlık yaptım, kendi mesleğim gereği 35 yıl denizlerde gezdim. Akdeniz çanağında gezen yaklaşık bir milyona yakın tekne olduğunu ve bunların bağlama limanlarına ihtiyaç duyduğunu biliyorum. Fakat bunun yeri, mevcut yapıyı bozarak marinanın genişletilmesi değil; farklı yerlerde yeni marinalar oluşturulmasıdır.

“Marina konusunda belediyenin kendi projesini hayata geçirmek istiyoruz”
Doğan Beyazgül: Marina projesinin tamamlanmasının ardından turizm açısından da bazı beklentiler olduğu ifade ediliyor. Deniz turizmi, esnafın alışveriş yapması ve ilçenin ziyaret edilmesi bakımından bu projenin katkı sağlayacağı söyleniyor. Belediyenin bu konuda alternatif bir projesi var mı?
Fuat Gümüş: Bu konuyla ilgili çalışmalarımız ve projelerimiz var. Hatta meclis üyesiyken bu konu başlığıyla ilgili valimize, vali yardımcılarımıza ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne giderek projemi anlattım.
Birçok yerde, teknelerin bağlandığı alanların işletim hakkı belediyelere ait. Muğla’da örnekleri var, Çeşme’de var, Ayvalık’ta var. Kıyısı bulunan birçok ilçemizde ve ilimizde belediyelerin kendi bünyesinde işlettiği, teknelerin bağlandığı alanlar bulunuyor. Biz de burada bunu belediyemiz bünyesinde yapmak istiyoruz. Mevcut balıkçı barınağımızın hemen bitim noktasındaki mendireğin ucundan itibaren doğu istikametine girene kadar olan sahanın tamamına yakın bir bölümünde, hatta bir derinlik çalışması da yaparak mevcut teknelerin bağlanmasını sağlamayı düşünüyoruz.
Bunun ötesinde, SOLAS kuralları gereği uluslararası deniz kirliliği sözleşmesi var. Biz de bu sözleşmeye taraf olup imza attık. Denizlerimizin kirliliğini önlemeye yönelik olarak teknelerden atık alınması, ayrıca elektrik ve su verilerek hizmet sunulması düşüncelerimiz arasında. Bu hizmetlerin bir bedel karşılığında yapılması ve belediyemize gelir elde edilmesi de hedeflerimizden biri. Bununla ilgili projelerimizi daha önce sunduk. Bundan sonraki süreçte Büyükşehir Belediye Başkanımızın da desteğiyle bu girişimlerimizi sürdürme yönünde irade ortaya koyacağız.

“Seferihisar’ı tarım, turizm ve tarih kimliğiyle geliştirmek istiyoruz”
Doğan Beyazgül: 2029 yılına, yani görev sürenizin bitimine yaklaşık üç buçuk yıl kaldı. Hayalinizdeki Seferihisar için gerçekleştirmek istediğiniz en önemli proje nedir?
Fuat Gümüş: Öncelikle herkesin Seferihisar dediğinde buranın turistik bir bölge olduğunu düşünmesini istiyoruz. Ben burada üç T dediğimiz tarım, turizm ve tarihin önemini vurgulamak istiyorum. Biz bu üç dokuyu kendi bünyesinde barındıran belki de nadide ilçelerden biriyiz. Dolayısıyla bu değerlere sahipsek bundan sonraki süreçte bu dokuları ön plana çıkararak ilçemizde yaşayan halkımızın konforunu, birlikteliğini ve yaşam kalitesini sürekli artırabileceğimiz bir sürece evrilmek en büyük isteğimiz. Seferihisar’ın daha iyi şeylerle anılmasını, herkes tarafından bir cazibe merkezi olarak görülmesini istiyoruz. Yaşam koşullarının en iyi olduğu, yerel yönetimin ve merkezi yönetimin halkımıza en iyi hizmetleri sunduğu bir destinasyon hâline gelmesini arzu ediyoruz.
Kurumsallık ve devamlılık esası çerçevesinde hizmetlerimizi yerine getirmek istiyoruz.

“Yazın 500 bin kişiye hizmet vermek kolay değil”
Doğan Beyazgül: Seferihisar’ın nüfusu şu anda yaklaşık 62 bin. Ancak yaz aylarında bu sayının 500 bine kadar çıktığı ifade ediliyor. 62 bin kişiye hizmet vermekle nüfusun bir anda 500 bine yükseldiği bir ilçede hizmet vermek arasında büyük fark var. Bu yoğunluğu nasıl dengeliyorsunuz?
Fuat Gümüş: Gerçekten çok zor. Yüksek sezonda, 6 Temmuz’da göreve geldiğimizde bu hizmetleri yürütmeye başladık. Sezonun yoğun olmasının en önemli sebeplerinden biri de söylediğiniz nüfus artışı.
Mevcut yapımız doğrultusunda sahada çalışan arkadaşlarımızın tamamı özverili çalışıyor. Öncelikle bunu bilmenizi isterim. “Bu benim işim değil” noktasında olan bir personelimiz olduğunu düşünmüyorum. Tam tersine personelimizin bu konuda özverili davrandığını, birçok noktada açığımızı kapatacak ölçüde ellerinden gelenin de ötesinde efor harcadıklarını biliyorum.
Öncelikle o arkadaşlarıma, çalışma arkadaşlarımın tamamına bu anlamda çok teşekkür ederim.
Mevcut yapıyı desteklemek adına sezonluk işçi formülüyle sezonu bir şekilde kapatmaya çalışıyoruz. Sahamız geniş, hizmet noktalarımız çok fazla. Ancak kurumsallık ve devamlılık esası çerçevesinde, arkadaşlarımızın da bizlere olan teveccühü ve benim onlara yönelik değer yargılarımla birlikte hizmet noktasında herhangi bir sorun yaşamayacağımızı düşünüyorum.

“Bizim için şimdilik kutsalımız çalışmak, kutsalımız Seferihisar ve Seferihisar halkı”
Doğan Beyazgül: Son olarak Seferihisar halkından beklentileriniz nelerdir? Genellikle vatandaşların belediyeden beklentileri olur. Peki, sizin Seferihisar halkından bir beklentiniz var mı?
Fuat Gümüş: Benim halkımdan bu noktada tabii ki bir beklentim yok. Ne olabilir ki? Halkımızın bize, yaşadığımız süreci ve geçmiş dönemden devraldığımız koşulları da dikkate alarak inanmasını ve güvenmesini arzu ediyorum.
Yaşadığımız zorluklar var mı? Evet, var. Ekonomik olarak zorluklar yaşıyor muyuz? Evet, tabii ki yaşıyoruz. Ama bunlar aşılamayacak sorunlar değil. Ortak akılla ve şeffaflık bilinciyle bu sorunların üstesinden geleceğimizi düşünüyorum.
Ben elimden gelen eforun da ötesinde gayret göstererek çalışmaya çalışıyorum. Sabahın erken saatlerinden akşamın geç vakitlerine kadar çalışma temposu içerisindeyim. Cumartesi, pazar dâhil çalışıyorum.
Ben 35 yıllık denizciyim. Bu sene ayağımı denize sokabilecek bir zaman yaratıp denize gidemedim. İlave olarak 16 yıldır devam eden ve yelkenliyle tura çıktığımız bir programımız vardı. Bu sene maalesef ona da gidemedim.
Buradan ayrılıp kendimi başka yerlere yönlendirebileceğim ortamları yaratma şansım maalesef çok fazla olmuyor. Bizim için şimdilik kutsalımız çalışmak, kutsalımız Seferihisar ve Seferihisar halkı.
Ege’de Bir Gün olarak, röportajımıza zaman ayırdığı ve sorularımızı yanıtladığı için Seferihisar Belediye Başkan Vekili Fuat Gümüş’e teşekkür ediyoruz.
