Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, önceki dönem büyükşehir belediye başkanı
Tunç Soyer ve onlarca bürokrat ve belediye çalışanının gözaltına alınarak tutuklanmasının ardından
on gün geçti.
Soruşturma ve adli süreçlerle ilgili olarak CHP İzmir İl Başkanlığı adına kamuoyunu bilgilendirmek için
açıklama yapan CHP İzmir İl Başkan Vekili Barış Özdemir, yaşananları ve taleplerini anlatırken “ Tüm
bu hukuk ve insan haysiyetine yaraşmayan uygulamalar sonucunda tutuklanan arkadaşlarımızın
tümü masumdur ve başta il başkanımız Şenol Aslanoğlu olmak üzere tüm arkadaşlarımız adaletin
gereği olarak derhal serbest bırakılmalıdırlar” sözlerine yer verdi.
Özdemir açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
1 Temmuz Salı sabahı başlayan gözaltılar ile İl Başkanımız, önceki dönem Büyükşehir Belediye
Başkanımız, belediye bürokratları ve çalışanları gözaltına alınmıştır. Aradan geçen 10 gün boyunca
hukuk dışı uygulama ve yöntemler ağırlaşarak sürmüş, gözaltına alınanlardan 59’u tutuklanmış, 58’i
hakkında adli kontrol kararı verilmiştir. On günün sonunda yaşananlar konusunda kamuoyunu
bilgilendirmek gerekmiştir.
Gözaltı kararı yasaya aykırı olarak verilmiş, yasaya aykırı olarak uygulanmıştır. Gözaltı işlemi hukuk
dışı olarak çekilen görüntülerle kaydedilmiş, bu görüntüler kişilerin lekelenmeme hakkı ihlal edilerek
polis tarafından basına verilmiştir.
Gözaltına alınan kişiler temel insani ihtiyaçların karşılanmasının bile sorun olduğu yerlerde
tutulmuştur. Nezarethane birimleri; kalabalık, temel hijyen koşullarının sağlanmadığı yerler olup,
şüpheliler beton üzerine serilen bir battaniye üzerinde uyumak zorunda kalmışlardır. Kimi şüpheliler
için uzanıp uyuyacak yer dahi olmamıştır.
GÖZALTI İŞLEMLERİ VE SONRASI HUKUK DIŞI BİR SÜRECE DÖNÜŞTÜ
Gözaltı işlemi ceza muhakemesi işlemlerinin yapılması için kullanılması gereken bir koruma tedbiri
olması gerektiği halde; şüphelilerin özgürlüklerinin kısıtlandığı, ifade alınmadan ya da ifade alındıktan
sonra bekletildiği bir kötü muamele işlemine dönüşmüştür.
Gözaltından adliyeye sevk edildikten sonra da maruz kalınan hukuk dışı uygulamalar artarak devam
etmiştir.
Aynı suçla ya da aynı eylemle suçlanan şüphelilerin aynı hâkim önünce çıkarılıp sorgulanması, iddia
edilen fiil bakımından bu fiil kapsamındaki tüm şüphelilerin hukuki durumunun aynı hâkim tarafından
değerlendirilmesi gerekirken bu yapılmamıştır. Nöbetçi hâkim uygulaması yok sayılarak ve aynı fiilin
şüphelileri aynı hâkim önüne çıkarılmamış, şüpheliler altı ayrı hâkimin önüne çıkarılarak dağıtılmıştır.
Onlarca klasörlük soruşturma dosyasında şüphelilerin her birinin 100 sayfayı aşan ifadesi olduğu
halde, sorgu için çıkarıldıkları sulh ceza hâkimlikleri birkaç saat içinde söz konusu dosyayı “incelemiş,
okumuş, tutuklamaya sevk yazısında bahsedilen mevzuat hükümleri incelenmiş” ve şüphelilerin
sorgusuna başlamıştır.
ADİL YARGILAMA HAKKI İHLAL EDİLMİŞTİR
Aynı fiil ile suçlanan şüphelilerin aynı hâkim tarafından sorgulanması yerine farklı hâkimlerin önüne
çıkarılmasından sonra bilinmez bir şekilde şüpheliler hakkında aynı kararlar verilmiştir. Bu durum
karar veren hâkimlerin ya sorgu öncesinde ya karar öncesinde dosya hakkında “bilgilendirildiklerini”
ya da aralarında konuyu “müzakere ettiklerini” düşündürmektedir. Oysa sulh ceza hâkimlikleri tek
hâkimli yargı mercileridir ve farklı hâkimlerin birbiri ile “uyumlu” karar vermek için önlerindeki
dosyayı “müzakere” etmeleri adil yargılanmanın yok edilmesi demektir. Hâkimlerin kolluk ya da
savcılık birimleri tarafından “bilgilendirilmesi” gibi bir uygulama söz konusu ise bu durum açıkça suç
teşkil etmektedir.
Her bir sulh ceza hâkimi yirmiye yakın şüphelinin sorgusunu yapmış, son şüphelinin sorgusundan
sonra bir saat içinde tutuklama kararlarını açıklamıştır. Bu kadar çok kişiyi dinleyen hâkimin karar
vermeden önce yapması gereken hukuki değerlendirmeyi, savunmalarda ileri sürülen hususların
karşılığının dosyada araştırılması gibi faaliyetleri belirtilen zaman diliminde yapılmayacağı açıktır. Bu
durum söz konusu kararların “önceden verildiği” yönünde izlenim oluşturmaktadır. Üstelik kararların
gerekçesi yasanın aradığı nitelikte değildir. Savunmada ileri sürülen hususlar tartışılmamış, yasada
öngörülen tutuklama nedenlerine ilişkin kanun hükümleri şablon olarak sayılarak tutuklama kararı
verilerek adil yargılama hakkının içeriğinde yer alan gerekçeli karar hakkı ihlal edilmiştir.
Tutuklanan şüphelilerin cezaevlerine gönderilme süreci uzun saatler sürmüş, şüphelilerin cezaevine
giriş saati Cumartesi sabahının erken saatlerini bulmuştur. Neredeyse 24 saat boyunca ayakta kalan,
sorgulanan, adliye koridorunda tutulan şüpheliler gayri insani koşullarda geçen günler ve saatler
sonrasında cezaevinde bir yatakta yatabilmeyi kendileri için “şans” olarak sayacak hale
getirilmişlerdir.
TALEBİMİZ YARGILAMANIN ADİL OLMASI, USUL VE YASA HÜKÜMLERİNİN UYGULANMASIDIR
Tüm bu hukuk ve insan haysiyetine yaraşmayan uygulamalar sonucunda tutuklanan arkadaşlarımızın tümü masumdur. Yapılacak yargılama bu sonucu açıkça ortaya çıkaracaktır. Gerek bu süreçte gerekse de başka süreçler de her zaman söylediğimiz gibi; soruşturulmaktan, soru sorulmasından şikâyetçi değiliz. Her zaman yer soruya açıklıkla cevap vermeye gerekirse yargılanmaya hepimiz hazırız.
Talebimiz yargılamanın adil olması, usul ve yasa hükümlerinin uygulanmasıdır. Adil, dürüst, insan
haysiyetine yaraşır, yasa hükümlerinin uygulandığı bir yargılamada zaten tutuklama söz konusu
olmayacaktır.
Tutuklanan ve masum olan her bir arkadaşımızın bir an önce serbest bırakılmasını ve sürecin adil
şekilde sürdürülmesini talep ediyoruz. Bir zamanlar Sayın Aziz Kocaoğlu ve arkadaşları için yapılan
soruşturma ve yargılamalar ne kadar haksız ve hukuk dışı ise bu soruşturma da o kadar haksız ve
hukuk dışıdır. O zaman yapılan soruşturmaların arkasındaki gücün ne olduğu zaman içinde açıkça
ortaya çıkmıştır. Bugün yapılan soruşturmaların arkasındaki gücün ve motivasyonun ne olduğu,
baştan beri anlattığımız sürecin geri planında gerçekte neler yaşandığı da günü gelince ortaya
çıkacaktır.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin tüm üyeleri ve birimleri bu sürecin yakın takipçisi olmaya devam
edeceğini kamuoyuna saygıyla duyururuz.




