CHP GRUP BAŞKANVEKİLİ AV. SEVDA ERDAN KILIÇ: “ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİNİ ÇETELERE TESLİM ETMEYECEĞİZ”

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

CHP Grup Başkanvekili ve İzmir Milletvekili Av. Sevda Erdan Kılıç, yeni nesil suç örgütleri, uyuşturucu, yasa dışı bahis, kara para ve çocukların suç ağları tarafından hedef alınmasına ilişkin CHP TBMM Grubunun TBMM Başkanlığına sunduğu Meclis Araştırması Önergesi hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde basın açıklaması yaptı.

CHP’li Kılıç, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun işaret ettiği çerçevede; CHP Grup Başkanı Faik Öztrak ile Grup Başkanvekilleri Rahmi Aşkın Türeli ve Serkan Sarı’yla birlikte imzalayarak TBMM Başkanlığına sundukları araştırma önergesinin, çeteleşme ve uyuşturucu sorununu bütün boyutlarıyla ele almayı amaçladığını belirtti. 

Türkiye’nin yalnızca bir asayiş sorunuyla karşı karşıya olmadığını söyleyen Kılıç, şöyle konuştu:

“MESELE, ÇOCUKLARIMIZIN SUÇ EKONOMİSİNİN İÇİNE ÇEKİLMESİDİR”

“Bugün Türkiye, yalnızca bir asayiş sorunuyla karşı karşıya değildir. Türkiye, çocuklarımızın geleceğini, ailelerimizin huzurunu ve toplumun güvenliğini hedef alan büyük bir çeteleşme ve uyuşturucu kriziyle karşı karşıyadır. Çünkü artık mesele birkaç sokakta yaşanan birkaç münferit olay değildir. Mesele, çocuklarımızın göz göre göre suç ekonomisinin içine çekilmesidir. Bugün ilkokul ve ortaokul çağındaki çocuklarımızın dahi uyuşturucuyla tanıştırıldığı; sosyal medya üzerinden sahte zenginlik, sahte güç ve kolay para hayalleri satıldığı; çocuklarımızın suç örgütleri tarafından ucuz, kolay ve gözden çıkarılabilir insan kaynağına dönüştürüldüğü bir tabloyla karşı karşıyayız. Bir çocuğun eline silah veriliyor. Bir başka çocuk uyuşturucu taşımak için kullanılıyor. Bir başkası sosyal medya üzerinden örgüte çekiliyor. Çete düzeni çocuklarımızın ayağına kadar gelmiş durumda. Ve artık okul kapıları bile bu tehdidin dışında değil.”

“BU BİR ASAYİŞ MESELESİ DEĞİLDİR”

CHP’li Kılıç, uyuşturucu ve çeteleşmenin yalnızca güvenlik başlığı altında ele alınamayacağını belirterek şunları söyledi: “Evladını uyuşturucuya kaptıran annenin gözyaşı sadece bir ailenin acısı değildir. O annenin gözyaşı, bu ülkenin vicdanına düşmüş bir ateştir. Evladını kurtarmaya çalışan babanın çaresizliği sadece bir aile meselesi değildir. Bu, devletin önleyici mekanizmalarının nerede olduğunu sormamız gereken bir toplumsal güvenlik meselesidir. Peki bizi bu noktaya getiren nedir?

Yıllardır AK Parti bakanları, her operasyonun ardından ‘çökerttik, gereğini yaptık’ diyerek başarı hikâyeleri anlatıyor, sosyal medyalarımızı süslüyorlardı. Ama bugün önümüzde duran tablo, geçmişte söylenenlerle açık biçimde çelişiyor. Sadece bu yıl yüzlerce organize suç örgütüne karşı binlerce operasyon yapıldı, on binlerce kişi hakkında işlem gerçekleştirildi. Son olarak ‘Sokaklar Güvende’ adı altında ülke çapında yeni operasyonlar başlatıldı. Şimdi sormak gerekiyor: Madem bu yapılar yıllardır çökertiliyordu, bugün neden hâlâ bu ölçekte suç örgütleriyle mücadele ediyoruz? Madem her defasında ‘gereği yapıldı’ deniliyordu, neden sorun hâlâ bu kadar büyük? Bu tablo bir başarı hikâyesinden çok, yıllardır çözülemeyen bir güvenlik ve yönetim sorununu gösteriyor. Devletin görevi, suç büyüdükten sonra operasyon sayısıyla övünmek değil; suçun büyümesini engelleyecek düzeni kurmaktır.”

“ELEŞTİRİMİZ GÖREVİNİ YAPAN KAMU GÖREVLİLERİNE DEĞİLDİR”

Kılıç, suç örgütlerine karşı operasyonlarda görev alan kamu görevlilerine teşekkür ederek şöyle devam etti: “Tüm bu çarpıklıklara rağmen suçla mücadeleyi kararlılıkla sürdüren güvenlik güçlerimize, Cumhuriyet savcılarımıza, yargı mensuplarımıza ve operasyonlarda emeği geçen tüm kamu görevlilerimize teşekkür ediyoruz. Eleştirimiz, görevini yapan kamu görevlilerine değil; yıllardır aynı sorunları üreten, sonra da ortaya çıkan tabloyu başarı hikâyesi olarak sunan yönetim anlayışınadır. Onların mücadelesi bizim de mücadelemizdir. Suç örgütlerinin üzerine gidilmesini elbette destekliyoruz. Suç işleyen kim olursa olsun yakalanmalı, hukuk önünde hesabını vermelidir. Ancak tam da burada siyasi iktidara sormamız gereken büyük bir soru var: ‘Sokaklar Güvende’ diyorsunuz. Peki sokaklarımız ne zaman, nasıl ve kimin yönetiminde bu kadar güvensiz hale geldi?”

“ŞİMDİYE KADAR NEREDEYDİNİZ?”

Kılıç, iktidara şu soruları yöneltti: “Bugün binlerce kişiyi kapsayan operasyonlar yapılıyorsa, yüzlerce suç örgütüyle mücadele edilmek zorunda kalınıyorsa, okul çağındaki çocuklarımız tetikçi olarak kullanılabiliyorsa, uyuşturucu evlerimizin içine kadar girdiyse; Şimdiye kadar neredeydiniz? Çeteler sosyal medyada açık açık eleman devşirirken neredeydiniz? Çocukların ellerine silah tutuşturulurken neredeydiniz? Esnafın dükkânları kurşunlanırken, insanlardan haraç istenirken neredeydiniz? Uyuşturucu satıcıları okul kapılarına kadar gelirken neredeydiniz? Anneler çocuklarını uyuşturucudan kurtarmak için kapı kapı dolaşırken neredeydiniz? Bütün bunlar bir gecede olmadı. Bu suç düzeni bir sabah uyandığımızda karşımıza çıkmadı. Yıllar içerisinde büyüdü, yayıldı, yeni yöntemler geliştirdi, dijital dünyaya taşındı ve en sonunda çocuklarımızı hedef almaya başladı. Her şey gözümüzün önünde yaşandı. Onun için vatandaşın devletten beklentisi yalnızca suç büyüdükten, örgütler palazlandıktan, çocukların eline silah geçtikten sonra operasyon yapılması değildir. Devletin görevi suç örgütü büyüdükten sonra müdahale etmek kadar, o suç örgütünün büyümesine imkân veren zemini ortadan kaldırmaktır.”

“ÇETE ÜRETEN ZEMİNİ ORTADAN KALDIRMAK DA DEVLETİN GÖREVİDİR”

“Şimdi milletimizin huzurunda soruyoruz: Bir ülkede yalnızca yedi ayda 500’ün üzerinde suç örgütüne karşı operasyon yapılmak zorunda kalınıyorsa, bunu sadece başarı olarak anlatabilir misiniz?

Hayır!

Operasyon yapmak devletin görevidir. Asıl sorulması gereken şudur: Bu kadar suç örgütü neden ortaya çıkıyor? Bu çeteler silaha nasıl bu kadar kolay ulaşıyor? Uyuşturucu okul kapılarına nasıl kadar geliyor? Çocuklarımız sosyal medyada nasıl bu kadar kolay hedef haline getiriliyor? Çeteleri yakalamak devletin görevidir. Ama çete üreten zemini ortadan kaldırmak da devletin görevidir.”

“YENİ NESİL ÇETELERİN SİLAHI SADECE SİLAH DEĞİL”

Kılıç, yeni nesil suç örgütlerinin değişen yapısına dikkat çekerek şunları kaydetti: “Bugünün suç örgütleri geçmişin klasik mafyalarından çok farklı. Siber dolandırıcılık var. Uyuşturucu ticareti var. Yasa dışı bahis var. İş yeri kurşunlamaları var. Haraç var. Sosyal medya üzerinden örgütlenme var. Dijital platformlar üzerinden çocuk ve gençlerin hedef alınması var. Artık çeteler sadece sokakta değil, telefonlarımızın içinde de örgütleniyor.

Ve daha vahimi; bu suç ağlarının kamu kurumları, ekonomi ve siyaset üzerinde nüfuz alanları oluşturmaya çalıştığına ilişkin ciddi iddialar ve kaygılar toplumun gündemindedir. Devletin görevi bu iddiaların üzerini örtmek değil, sonuna kadar araştırmaktır. Kim varsa ortaya çıkarılmalıdır. Kim suç işliyorsa hesabını vermelidir. Kim suç örgütlerine koruma sağlıyorsa hukuk önünde hesap vermelidir. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizim kırmızı çizgimiz burada başlar: Devlet çetelerle mücadele ederken çetelerin gölgesinde kalamaz.”

“UYUŞTURUCU SADECE BİR MADDE DEĞİL, BİR GELECEK KAYBIDIR”

Kılıç, uyuşturucunun çocuklar ve gençler üzerindeki etkisine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: “Bu tablonun en acı tarafı ise doğrudan çocuklarımızı ve gençlerimizi hedef almasıdır. Resmi veriler, tütüne başlama yaşının 16,9’a kadar düştüğünü, uyuşturucu açısından en riskli dönemin ise 15-24 yaş aralığını kapsadığını ortaya koyuyor. Sadece bir yıl içinde 325 binden fazla şüpheli hakkında uyuşturucu suçlarından adli işlem yapılmış. Ama daha da çarpıcı bir gerçek var: Uyuşturucu ticareti nedeniyle işlem gören her 10 kişiden 7’sinin geçmişinde uyuşturucu kullanımına ilişkin kayıt bulunuyor. Yani sistem yalnızca uyuşturucu satanı yakalamakla yetiniyor. Peki uyuşturucuya düşen genci kim kurtaracak? Çocuğu kim rehabilite edecek? Aileyi kim destekleyecek? Çocuğu çetenin eline düşmeden kim koruyacak? İşte bizim itirazımız tam da burada. Suç ortaya çıktıktan sonra müdahale eden değil, suç ortaya çıkmadan önce çocuğu koruyan bir devlet istiyoruz.”

“EVİN İÇİNDEKİ YANGINI ANNELER TEK BAŞINA SÖNDÜREMEZ”

“Uyuşturucu kullananların yüzde 84,1’i ailesiyle birlikte yaşıyor. Yüzde 55,1’i uyuşturucuyu kendi evinde kullanıyor. Ama aileler çocuklarının uyuşturucu kullandığını ortalama 15,7 ay sonra öğrenebiliyor. Bir düşünün. Bir çocuk yaklaşık bir buçuk yıl boyunca ailesinin gözünün önünde eriyor. Anne bunu bilmiyor. Baba bilmiyor. Aile çaresiz. Peki devletin önleyici mekanizmaları nerede? Rehabilitasyon nerede? Psikolojik destek nerede? Sosyal hizmet nerede? Mahallede, okulda, ailede erken uyarı sistemi nerede? Uyuşturucu kullananların yüzde 71,9’u aile ilişkilerinin tamamen bozulduğunu ifade ediyor. Yani uyuşturucu yalnızca bir insanın bedenini değil; ailesini, geleceğini, çevresini ve toplumun bütününü zehirliyor. Bu nedenle uyuşturucuyla mücadele yalnızca emniyetin işi değildir. Bu mücadele; eğitim politikasıdır. Sağlık politikasıdır. Sosyal devlet politikasıdır. Gençlik politikasıdır. Ve aynı zamanda bir devlet politikasıdır.”

“PARANIN İZİNİ SÜRMEDEN ÇETELERİ YOK EDEMEZSİNİZ”

Kılıç, suç ekonomisinin finansal boyutunun da araştırılması gerektiğini vurgulayarak şöyle konuştu: “Bir başka gerçek daha var. Uyuşturucu ve çete ekonomisinin arkasında büyük bir kara para trafiği bulunuyor. Biz yalnızca sokaktaki satıcıyı yakalamakla yetinemeyiz. Paranın kaynağını bulmak zorundayız. Kim finanse ediyor? Para nereden geliyor? Hangi şirketler kullanılıyor? Hangi hesaplar üzerinden aktarılıyor? Hangi taşınmazlar üzerinden aklanıyor? Hangi kişiler ve yapılar bu suç ekonomisinden besleniyor? Paranın izini sürmeden çetenin kökünü kurutamazsınız. Bir uyuşturucu satıcısını yakalayıp arkasındaki para trafiğine dokunmazsanız, ertesi gün yerine başka biri gelir. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak tam da bu nedenle mücadeleyi kökten ele alıyoruz.”

“MECLİS ARAŞTIRMA KOMİSYONU DERHAL KURULMALIDIR”

CHP Grup Başkanvekili Kılıç, TBMM’ye sundukları Meclis Araştırması Önergesinin kapsamını ise şu sözlerle anlattı: “Biz; evladını uyuşturucudan kurtarmaya çalışan annenin yanındayız. Evladını çetelerden korumaya çalışan babanın yanındayız. Dükkanı kurşunlanan esnafımızın yanındayız. Haraç vermeye zorlanan yurttaşımızın yanındayız. Geleceği karartılmak istenen gençlerimizin yanındayız. Korkmadan sokağa çıkmak isteyen kadınlarımızın yanındayız. Ve hukuk devletinin yanındayız. Cumhuriyet Halk Partisi olarak hiçbir çocuğumuzun suç örgütlerinin ucuz piyonu olmasına izin vermeyeceğiz. Hiçbir gencimizin uyuşturucu baronlarının insafına terk edilmesine izin vermeyeceğiz. Hiçbir esnafımızın çetelerden haraç korkusuyla yaşamasına izin vermeyeceğiz. Hiçbir ailenin evladını kurtarmak için tek başına mücadele etmek zorunda bırakılmasına izin vermeyeceğiz. Çünkü bizim mücadelemiz sadece kaç çete çökertildiğini saymak değildir. Bizim mücadelemiz: Çete üreten düzeni ortadan kaldırmaktır. Uyuşturucunun kaynağını kurutmaktır. Kara paranın damarlarını kesmektir. Çocuklarımızı suçtan önce korumaktır. Aileyi yalnız bırakmamaktır. İşte bu nedenle Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bir Meclis Araştırma Komisyonu derhal kurulmalıdır. Bu komisyon; çetelerin nasıl örgütlendiğini, çocuklara nasıl ulaştığını, uyuşturucunun hangi kanallardan yayıldığını, kara paranın nasıl aklandığını, sosyal medyanın nasıl kullanıldığını, kamu kurumlarıyla ilgili ortaya atılan iddiaları, önleyici mekanizmaların neden yetersiz kaldığını bütün boyutlarıyla araştırmalıdır. Çünkü bu mesele siyaset üstü bir mesele değildir. Bu mesele siyaset dışı bırakılamayacak kadar büyük bir devlet meselesidir.”

“ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİ SÖZ KONUSUYSA MECLİS SUSAMAZ”

Kılıç açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Çocuklarımızın geleceği söz konusuysa Meclis susamaz. Annelerin gözyaşı söz konusuysa Meclis susamaz. Sokakta hukuk yerine çete düzeni oluşuyorsa Meclis susamaz. Ve biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak susmayacağız. Buradan bütün Türkiye’ye açıkça söylüyoruz: Çocuklarımızın geleceğini çetelere bırakmayacağız. Sokaklarımızı mafyaya teslim etmeyeceğiz. Gençlerimizi uyuşturucu baronlarına terk etmeyeceğiz. Türkiye’yi korkunun değil, hukukun ülkesi yapacağız. Bizim hedefimiz; çetelerin hüküm sürdüğü değil, hukukun hüküm sürdüğü; uyuşturucunun çocuklara değil, çocukların bilime ve eğitime ulaştığı; gençlerin kolay paraya değil, alın terine ve emeğe güvendiği; ailelerin korkuyla değil, güvenle yaşadığı bir Türkiye’dir. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bunun mücadelesini vereceğiz. Çünkü biz biliyoruz: bir çocuğu çeteden kurtarmak, bir geleceği kurtarmaktır. Bir genci uyuşturucudan kurtarmak, bir ülkeyi kurtarmaktır. Ve Cumhuriyet Halk Partisi olarak sözümüz nettir: Bu ülkenin çocuklarını çetelere, gençlerini uyuşturucu baronlarına, sokaklarını mafyaya teslim etmeyeceğiz.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Egedebirgun.net ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Sohbet Et

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.