Çeşme Belediyesi’ne yönelik operasyonda 10 kişinin tutuklanması sonrası Belediye Başkanı Lal Denizli’den açıklama geldi. Denizli, kamuoyuna yansıyan 6 ayrı iddia hakkında ayrıntılı açıklamalarda bulundu. İddialar basına yansımadan önce savcılığa gerekli başvuruları yaptıklarını kaydeden Denizli, masumiyet karinesine işaret ederken soruşturmanın etkin yürütülerek gerçeğin ortaya çıkması temennisinde bulundu.
Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli, belediye personeline yönelik geçtiğimiz hafta yürütülen ve 10 kişinin tutuklanmasıyla sonuçlanan operasyon hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Kamuoyunda geniş yankı uyandıran “arşiv evraklarının imha edildiği” yönündeki iddiaları kesin bir dille yalanlayan Denizli, söz konusu belgelerin operasyon günü eksiksiz olarak jandarmaya teslim edildiğini ifade etti.
İddialar basına yansımadan önce belediye bünyesinde idari soruşturma başlatılarak savcılığa bizzat suç duyurusunda bulunduklarını belirten Denizli, 6 iddiaya ilişkin konuştu.
Soruşturmanın temelini oluşturan iddiaların büyük bölümünün, tutuklanan eski imar müdür vekilinin boşanma aşamasındaki eşi tarafından ortaya atıldığına dikkat çeken Denizli şikayetçi şahsa ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu.
4 ayrı şikayetin, belediyenin eski imar müdür vekili Buğça Sağlamer’in boşanma aşamasındaki eşi E.S. tarafından dile getirildiğini hatırlatan Denizli, E.S. isimşi şahsın, aile içi şiddet, iftira ve sosyal medya üzerinden kamu görevlilerine şantaj geçmişi olduğunu vurguladı.
6 AYRI İDDİAYA DİKKAT ÇEKTİ
Denizli, sosyal medya hesabından yayınladığı videoda şöyle konuştu:
“Edindiğimiz bilgiler çerçevesinde çalışma arkadaşlarımıza yöneltilen soruların temelinde 6 ayrı iddia bulunmaktadır. Bunlardan ilki basına da yansıyan belediye arşivindeki evrakların imha edildiği iddiasıdır. İkincisi bir iş insanının kendisinden hukuka aykırı menfaat temin edildiği yönündeki şikayetidir. Geriye kalan 4 ayrı olay ise tutuklanan eski imar müdür vekilimiz Buğça Sağlamer’in boşanma aşamasında olduğu eşi Erseğ tarafından dile getirilen şikayetlerden oluşmaktadır.”
EVRAKLARIN İMHA EDİLDİĞİ İDDİASINI YANITLADI
“Öncelikle kamuoyunda geniş yer bulan ve belediye arşivindeki bazı evrakların imha edildiği yönündeki iddialara açıklık getirmek istiyorum. 5 Ekim 2026 tarihinde yaşanan söz konusu olay benim ve belediye başkan yardımcılarımızın önceden bilgisi ve talimatı dışında gerçekleşmiştir. Konu ilgili yöneticilerimiz tarafından öğrenilir öğrenilmez derhal belediyemiz bünyesinde idari soruşturma başlattık. Ancak bununla yetinmedik. Yine aynı akşam Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduk. Yani daha söz konusu iddialar kamuoyunun gündemine gelmeden Çeşme Belediyesi olarak hem idari hem de adli makamların harekete geçmesi için gerekli resmi yazılarımızı yazdık.”
“BELGELER EKSİKSİZ OLARAK BUCA JANDARMA KOMUTANLIĞI’NA İLETİLDİ”
“Bu noktada basına yansıyan ve kamuoyunda imha listesi olarak adlandırılan belgeye ilişkin önemli bir bilgiyi de paylaşmam doğru olacaktır. İmha edildiği iddia edilen dosyalar operasyonun gerçekleştiği 7 Ekim tarihinde eksiksiz olarak saat 16.30 sularında Buca jandarma ilk komutanlığına tarafımızdan teslim edilmiştir. Dolayısıyla kamuoyunda dolaşıma sokulan listede bulunan dosyaların imha edildiğinin kanıt olarak sunulmasının gerçeği yansıtmadığını özellikle belirtmek istiyorum. Çünkü imha edildiği ileri sürülen dosyaların belediyemizin arşivinde bulunduğu ve yetkili konluk birimlerine teslim edildiği somut bir gerçektir. Bunun haricinde ise diğer evrakların muhteviyatına ilişkin inceleme de başsavcılığın atadığı bilirkiş tarafından yapılacaktır. Bizim görevimiz hiçbir iddianın üzerine örtmeden hiçbir incelemenin önüne geçmeden elimizdeki tüm bilgi ve belgeleri yetkili makamlara sunmaktır. Bu olayda da yaptığımız tam olarak budur.”
“BELEDİYEMİZ ‘MENFAAT’ SUÇLAMASINDA MAĞDURDUR”
“Soruşturmaya konu diğer olayda bir iş insanından belediye çalışanı olmayan bir iş takipçisiyle 2 evrak kayıt çalışanının aracılığıyla para istendiği iddia ediliyor. Bu iddianın titizlikle araştırılmasını can-ı gönülden diliyorum. Eğer ilgililerin bu suçu işledikleri sabitse de gerekli tüm hukuki sürecini işleteceğine inancım tamdır. Aynı iddiaya ilişkin açık bir şekilde belediyemizin de aslında bunun mağduru olduğunu hatırlatmam gerekiyor. Bu konuda da belediyemizin hak ve menfaatlerini koruyacağımızdan kimsenin en ufak bir kuşkusu olmasın.”
“SÖZ KONUSU ŞİKAYETLERE DİSİPLİN SORUŞTURMASI AÇTIK, DERHAL BAŞSAVCILIĞA İLETTİK”
“Değerli Hemşerilerim, bu soruşturmanın ana gövdesini oluşturan 4 ayrı şikayet eski imar müdür vekilimiz Buğça Sağlamer’in boşanma aşamasındaki eşi E.S. tarafından dile getirilmiştir. Bugün kimi basın yayın organlarında çokça çarpıtılarak örtbas edilmiş usulsüzlükler diye sunulan şikayetler savcılıktan ve kamuoyundan önce belediyemize yapılmıştır. Kişinin belediyemize yapmış olduğu her bir şikayet dilekçesi için ayrı ayrı disiplin soruşturması başlatılmış, ilgili dosyalar aynı gün muhafaza altına alınmıştır. Hemen ertesi günlerde Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığından da adli inceleme talebinde bulunduk. 4 ayrı şikayet dilekçesine ilişkin yürüttüğümüz denetim boyunca kaymakamlığımıza düzenli olarak üst yazıyla bilgi verdik. Emniyetin ve jandarmanın istediği her dosyayı listesiyle birlikte teslim ettik. Dilekçelerle ilgili yaptığımız saha denetimlerinde aykırılık tespit ettiğimiz şikayete konu olan bazı ada parsellerde 1-4 Haziran 2026 tarihleri arasında mühürleme işlemi gerçekleştirdik ve encümenimizce yaptırım kararı aldık.”
“SUÇLUNUN ORTAYA ÇIKMASI İÇİN ADLİ MAKAMLARA DESTEĞİ SAĞLAYACAĞIM”
“Kıymetli hemşerilerim, aylar önce korkunç bir iftiraya hedef olduğumda davet edildiğim savcılık makamında nasıl ifademi verdiysem ve adaletin sağlanması için vatandaşlık görevlerimi yerine getirdiysem, bugün de suçlunun ortaya çıkması, masumun da adalete kavuşması için adli makamlara gerekli tüm desteği elbette sağlayacağım. Tam da bu noktada soruşturmaya konu olan 4 ayrı şikayetin kaynağına ilişkin kamuoyla paylaşılması gerektiğini düşündüğüm hassas bir husus bulunmaktadır.”
“E.S.’NİN ŞİDDET UYGULADIĞI BİLGİSİ TARAFIMIZA DA YANSIMIŞTIR”
“Bu 4 olaya ilişkin şikayetlerde bulunan E.S. ile tüm taraflar arasında farklı farklı aile içi şiddet, iftira, tehdit ve özel hayatın gizliliğinin ihlali iddialarını da içeren ciddi hukuki ihtilaflar uzaklaştırma kararları bulunduğu tarafımıza ve basına yansıyan bilgiler arasındadır. Bu kapsamda E.S. hakkında eşine ve çocuklarına yönelik fiziksel şiddet ve tehdit iddialarının hem basına yansıyan hem de soruşturma memurluğumuza daha önce sunulan beyanların olduğu, eşinin özel hayatına ilişkin görüntüleri sosyal medya üzerinden paylaştığı, bugün soruşturmaya konu olan bazı kişilerle de iftira ve uzaklaştırma kararları olduğu yönünde de iddialar bulunmaktadır. Şikayetçinin aile hayatında hem eşine hem çocuklarına uyguladığı şiddete ilişkin süreçler, belge bilgi ve görgü tanıklarının beyanlarıyla sabit olduğu yine basına yansıyan bilgiler arasındadır.”
“ŞİKAYETÇİ HAKKINDAKİ CİDDİ İDDİALAR DEĞERLENDİRİLMELİ”
“Burada özellikle ifade etmek isterim ki bu iddiaların hukuki değerlendirmesini yapmak, herhangi bir kişi hakkında peşinen suçluluk hükmü vermek benim görevim değildir. Bu iddiaların her biri de kendi hukuki süreçleri içerisinde değerlendirilmelidir. Ancak devam eden soruşturmanın şikayetçi tarafında yer alan bu kişiyle ilgili yargıya intikal etmiş ciddi iddiaların bulunmasının, beyanların değerlendirilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü yine tarafımıza iletilen bilgiler ışığında görmekteyiz ki ilgili kişi yargı makamlarına zarar vermekte ve gizlilik kararı olan bir dosyayla ilgili her gün şahsi sosyal medya hesabından yeni isim listeleri yayınlayarak kamu görevlilerimizi şantaj ve tehditle töhmet altında bırakmaktadır. Bu değerlendirmeyi yapmak elbette yine yargı makamlarının takdirindedir.”
“YETKİLİ MAKAMLARIN KORUMA VE DESTEK HASSASİYETİ GÖSTERECEĞİNE İNANIYORUM”
“Bir kişinin şikayetçi olması, iddialarının soruşturulması gerektirdiği gibi hakkında şikayete konu olan kişinin de masumiyet karinesi, savunma hakkı ve kişisel koşulları itibariyle değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Verilen tutuklama kararlarının yalnızca o kişinin değil çocuklarının, eşlerinin ve ailelerinin hayatını ve ruhsal durumunu nasıl etkilediğini hepimizin düşünmesi gerekiyor. Çocukların ve ailelerin üstün yararı hem devletimizin hem toplumumuzun gözetmesi gereken temel sorumluluktur. Yetkili makamların bu değerlendirmeyi yalnızca dosyanın içindeki iddialarla değil toplumun üstün yararını da dikkate alarak yapacağına ihtiyaç duyulan koruyucu ve destekleyici tedbirlerin alınması konusunda gerekli hassasiyeti göstereceğine inanıyorum.”
“HAKLARINDA KESİNLEŞMİŞ HÜKÜM BULUNMAYAN ARKADAŞLARIMIZIN AİLELERİ GÖZETİLMELİ”
“Bir belediye başkanı olmanın ötesinde bu toplumun kadın bir yurttaşı olarak da şunu söylemek isterim. Hiçbir çocuğun ve ailenin hukuki ihtilafların ve adli süreçlerin ağır sonuçlarıyla tek başına karşı karşıya kalmamasını temenni ediyorum. Elbette ne gözlerimi kapatarak gerçekte oluşmuş bir suça sırt dönecek ne de herhangi bir insanı peşinen mahkum edeceğim. Bu süreçte henüz haklarında kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü bulunmayan çalışma arkadaşlarımızın aileleri de kamuoyunun peşin hükümlerinden korunmalıdır. Bu yalnızca bir hukuki ilke değil aynı zamanda toplumun vicdanının ölçüsüdür.”
“YARGI BAĞIMSIZLIĞI VE TARAFSIZLIĞINA GÜVENİYORUM”
“Bugün bu meseleleri değerlendirirken yargının bağımsızlığına ve tarafsızlığına güvenmeyi de elbette vazgeçilmez görüyorum. Bu yaklaşım herhangi bir soruşturmanın sonucuna ilişkin kanaat açıklamak ya da bir kişiyi peşinen aklamak anlamına gelmemektedir. Kamu yöneticileri olarak bizler, müdürlerimiz, personellerimiz soruşturulmasın, haklarında iddia olanlar yargılanmasın demiyoruz. Elbette ki özellikle kamuda olan her bir iddia titizlikle incelenmeli ve herkes adil bir şekilde hukuki ölçülerle yargılanmalıdır.
Son olarak masumiyet kalinesinin hepimizin güvencesi olduğunu hatırlatmak isterim. Arkadaşlarımız da onlar hakkında şikayette bulunanlar da bu güvencenin içindedir. Kimse amacını aşan bir tedbirle cezalandırılmamalı. Hiçbir aile bir yakınının yargılanmasının bedelini ödememelidir. Hata, suç işleyen varsa da kesinlikle hesabını vermelidir.”
“SORUŞTURMANIN MAKUL SÜREDE AÇIKLIĞA KAVUŞMASINI TEMENNİ EDİYORUM”
“Biz işimizin başındayız. Belediyemizin kapısı açık, hizmetlerimiz aralıksız sürüyor. Bugün çeşmenin ihtiyacı olan şey gerçeklerin bütün yönleriyle ortaya çıkarılması, adaletin sağlıklı biçimde işlemesi ve kamu hizmetlerinin kesintisiz sürdürülmesidir. Biz de bütün dikkatimizi ve sorumluluğumuzu buna yöneltiyoruz. Son olarak, devam eden soruşturmanın hukuka uygun biçimde ve makul sürede açıklığa kavuşmasını temenni ediyorum. Çeşmelilerin bize emanet ettiği sorumluluğun bilincinde bu emanete hukuka, kamu yararına ve insan haklarına bağlı kalarak sahip çıkmaya her zaman olduğu gibi devam edeceğiz. Adaletin bütün yönleriyle tecelli edeceğine, gerçeğin ortaya çıkması ve hiç kimsenin hakkının zayi olmaması en temel beklentimizdir.”
