CHP Genel Merkezi tarafından görevden alınan İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit’in İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırılmasına tepki gösterdi. Güç, kararın hukuki değil siyasi olduğunu savundu.
CHP Genel Merkezi tarafından görevden alınan İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit’in İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırılmasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Güç, alınan kararın hukuki gerekçelerden uzak olduğunu ve siyasi bir tasarruf niteliği taşıdığını ifade etti.
Görevden uzaklaştırma kararının kabul edilemez olduğunu belirten Güç, soruşturmaya konu edilen iddiaların Balçova Belediyesi ile herhangi bir bağlantısının bulunmadığını söyledi. Buna rağmen Belediye Başkanı Onur Yiğit’in görevinden uzaklaştırıldığını vurgulayan Güç, uygulamanın hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmadığını dile getirdi.
Halkın iradesine müdahale edildiğini söyledi
Seçilmiş belediye başkanlarının devam eden yargı süreçleri gerekçe gösterilerek görevlerinden uzaklaştırılmasının seçmen iradesine doğrudan müdahale anlamına geldiğini ifade eden Güç, demokratik temsil hakkının zarar gördüğünü kaydetti.
İktidarın hukuk ve adalet sistemini siyasi hesaplar doğrultusunda kullandığını öne süren Güç, bu anlayışın kabul edilemez bir seviyeye ulaştığını belirtti.
Hukukun üstünlüğünü savunduklarını vurguladı
Cumhuriyet Halk Partisi olarak hukukun üstünlüğünü, masumiyet karinesini ve demokratik temsil hakkını savunmaya devam edeceklerini ifade eden Güç, demokratik değerlerden vazgeçmeyeceklerini söyledi.
Açıklamasında yargı süreçlerinin bağımsız ve adil şekilde yürütülmesi gerektiğine dikkat çeken Güç, hukukun siyasi müdahalelerden uzak tutulmasının önemine işaret etti.
Başkan Yiğit’in görevine döneceğine inandığını belirtti
Balçova halkının iradesinin yalnız olmadığını ifade eden Güç, Belediye Başkanı Onur Yiğit’in en kısa sürede görevine geri döneceğine ve adaletin tecelli edeceğine olan inançlarının tam olduğunu dile getirdi.
Güç, açıklamasının sonunda halkın iradesinin kazanacağını, adaletin yerini bulacağını ve Türkiye’nin yeniden demokratik hukuk devleti ilkeleri doğrultusunda yoluna devam edeceğini belirtti.



