Buca Belediyesi, Buca Kent Konseyi ve İZ-AFED iş birliğiyle düzenlenen İklim Eylemi Farkındalık Paneli’nde uzmanlar, iklim krizinin gıda, sağlık, ekonomi ve sosyal yaşam üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekti. Konuşmacılar, aşırı sıcaklar, kuraklık, orman yangınları ve su krizinin toplumsal eşitsizlikleri derinleştirdiğini vurgulayarak acil eylem çağrısında bulundu.
Buca Belediyesi Meclis Salonu’nda 24 Ekim Uluslararası İklim Eylem Günü nedeni ile gerçekleştirilen “İklim Değişiyor, Gelecek Beklemiyor!” başlıklı İklim Eylemi Farkındalık Paneli’nde yaşanması muhtemel iklim krizinin boyutları çok yönlü olarak ele alındı. Akademisyenler, yerel yönetim temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarının katıldığı panelde, gıda güvencesi, su krizi, afet yönetimi ve sosyal kırılganlıklar masaya yatırıldı.
GÖRÜNMEYEN MALİYETLER: FATURALAR VE MUTFAKTAKİ ENFLASYON
Konak Meslek Yüksek Okulu Öğretim Görevlisi Dr. Sinem Güneş, iklim değişikliğinin günlük yaşamımıza ve ekonomimize yansımalarını örneklerle aktardı. Yeraltı su seviyelerinin çekilmesiyle artan enerji maliyetlerine ve barajların kurumasıyla yükselen faturalara değinen Güneş, şu değerlendirmelerde bulundu: “Kullandığımız fosil yakıtlar ve iklim krizinin getirdiği kuraklık doğrudan soframıza vuruyor. Kuraklık ve sıcaklık nedeniyle aynı marketin aynı rafından iki hafta üst üste aynı fiyata ürün alamıyoruz. Bireysel olarak suyumuzu ölçülü kullanmalı, vicdanı ve ahlakı ön planda tutmalıyız. Yerel yönetimler gölge ağaçlandırma, geçirgen zeminler ve yağmur suyu hasadına odaklanmalı; akademi ise gerçek veriye dayalı iş birlikleri geliştirmelidir.”
AFETLERLE MÜCADELE ÇEVREYİ KORUMAKLA BAŞLAR
İzmir Afet Bilinci Çevre ve İklim Farkındalığı Derneği İZ-AFED Başkanı Servet Ertaş, doğadaki dengenin bozulmasının afetleri tetiklediğini belirterek çözümün çevresel tahribatı durdurmaktan geçtiğini vurguladı. Ertaş, “Çevreyi ne kadar korur ve tahribatı engellersek, iklim değişikliğine karşı en büyük başarıyı elde etmiş oluruz. Afet yönetiminde maliyetleri azaltan ve bizi koruyan en temel güç bilinç ve farkındalıktır” ifadelerini kullandı.
İKLİM KRİZİ SOSYAL EŞİTSİZLİKLERİ DERİNLEŞTİRİYOR
Sosyolog Şeyda Özpolat ise iklim krizinin toplumsal boyutuna ve kırılgan gruplara dikkat çekti. İklim değişikliğinin bir “risk çarpanı” olduğunu belirten Özpolat, kadınlar, çocuklar, yaşlılar, engelliler, mülteciler ve dar gelirli grupların krizlerden en çok etkilenen kesimler olduğunu söyledi:
“Aynı tehlike, farklı imkânlara sahip insanlar için aynı sonucu doğurmaz. Aşırı sıcaklarda klimalı bir ortamda çalışan bir işçi ile dışarıdaki bir inşaat veya tarım işçisinin savunmasızlığı aynı değildir. Yapısal dezavantajlar ve karar mekanizmalarında yer alamama, bu grupları krizler karşısında tamamen çaresiz bırakıyor. İklim kriziyle mücadelede adil ve eşitlikçi bir yaklaşım şarttır.”
Buca Kent Konseyi Başkanı Mahmut Dural, toplumsal farkındalığı artırmak adına çalışmalarını sürdüreceklerini ifade ederken Buca Belediyesi Araştırma Geliştirme Müdürü Özkan Kalmaz ise müdürlük olarak iklim krizi farkındalığı alanında yapmış oldukları çalışmalardan örnekler verdi. Panelde konuşan Buca Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürü Yakup Ateş, “Sürdürülebilir Kalkınma” amaçları doğrultusunda suya ve gıdaya erişimin doğrudan insan sağlığını etkilediğini belirtti.
