Bergama Belediye Başkanı Prof. Dr. Tanju Çelik ile Ege’de Birgün gazetesi için gerçekleştirdiğimiz özel röportaj
Antik çağlardan günümüze uzanan köklü tarihi, UNESCO Dünya Mirası kimliği, kültürel zenginliği ve tarımsal potansiyeliyle Bergama, Türkiye’nin önemli kentlerinden biri. Ancak kentin sahip olduğu bu büyük mirasın turizme, ticarete ve günlük yaşama daha fazla katkı sağlaması için yapılması gerekenler de var.
Ege’de Birgün gazetesi olarak Bergama Belediye Başkanı Prof. Dr. Tanju Çelik ile gerçekleştirdiğimiz özel röportajda; belediyenin mali tablosundan tarihî yapıların korunmasına, turizmin geliştirilmesinden kent merkezinin canlandırılmasına, sosyal belediyecilikten önümüzdeki dönemin hedeflerine kadar pek çok konuyu konuştuk.
Sokakta görüştüğümüz bir vatandaşın sözleri de Bergama’nın tanıtımı konusundaki beklentiyi ortaya koyuyor:
“Bergama’ya çok fazla turist geliyor ama kentimizi yeterince tanımadan, alışveriş yapmadan ayrılıyorlar. Belediye başkanımızın profesör ve akademisyen kimliğinin Bergama için bir şans olduğunu düşünüyoruz.”

Vatandaşın bu değerlendirmesi, Bergama’nın tarihî ve kültürel zenginliğinin kent ekonomisine daha fazla katkı sağlaması, yerel ticaretin güçlenmesi ve şehrin marka değerinin yükselmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koyuyor.
Bergama Belediye Başkanı Prof. Dr. Tanju Çelik ile kentte yürütülen çalışmaları, tarihî mirasın korunmasını, belediyenin mali durumunu, sosyal projeleri ve Bergama’nın geleceğine ilişkin hedeflerini konuştuk.

“BELEDİYEYİ YAKLAŞIK 700 MİLYON LİRA BORÇLA DEVRALDIK”
Doğan Beyazgül: Göreve geldiğinizde belediyenin mali tablosu nasıldı? Nasıl bir tabloyla karşılaştınız?
Prof. Dr. Tanju Çelik: Göreve geldiğimizde yaklaşık 700 milyon liralık bir borç yüküyle karşılaştık. Bunun yaklaşık 300 milyon lirası SGK ve vergi dairesine, 400 milyon lirası ise esnafımıza ve belediyeye mal ve hizmet sağlayan firmalara olan borçlardan oluşuyordu. Bazı esnaflarımızın alacakları uzun süredir ödenmemişti. Belediyeye mal vermiş, hizmet sunmuş ancak parasını alamamış insanlarla karşılaştık. Küçük esnafın 10 bin, 20 bin, 50 bin lira gibi alacakları vardı. Bu insanlar haklı olarak tepki gösteriyordu. Çünkü onlar da kendi işlerini yürütmek, çalışanlarının maaşlarını ödemek ve hayatlarını sürdürmek zorundaydı. Biz öncelikle belediyenin mali disiplinini sağlamak ve çalışanlarımızın maaşlarını düzenli hâle getirmek için çalıştık. İlk ay maaşlarda 7 bin 500 liralık, ikinci ay ise 5 bin liralık eksik ödeme yapmak zorunda kaldık. Sonrasında çalışanlarımızın maaşlarını tam ve düzenli biçimde ödemeye başladık.
Esnafımızın alacaklarını da imkânlarımız ölçüsünde parça parça ödemeye başladık. Önce küçük tutarlı alacaklara yöneldik. Örneğin 30 bin liraya kadar olan ödemeleri yaptık, ardından 50 bin liraya kadar olan alacakları ele aldık. Daha büyük alacakları bulunan firmalarla da görüşerek bir ödeme planı oluşturduk. Bazı firmaların 15–20 milyon lira, bazılarının ise 50–60 milyon liraya ulaşan alacakları vardı. Bu firmalarla oturup konuştuk, belediyenin durumunu anlattık ve karşılıklı anlayışla ödeme takvimleri oluşturmaya çalıştık. Amacımız, belediyenin borçlarını yönetilebilir hâle getirirken esnafımızı da mağdur etmemekti.
Doğan Beyazgül: Borçların ödenmesi konusunda bugün hangi noktadasınız
Prof. Dr. Tanju Çelik: Belediyenin mali yapısını düzeltmek için önemli bir mesafe aldık. O dönemde esnafın ve çalışanların yaşadığı sıkıntıları biliyorduk. Bu nedenle ödemeleri düzenli hâle getirmeyi önceliklerimiz arasına aldık. Personelimizin maaşlarını düzenli ödüyoruz ve geçmişten gelen borçları azaltmak için çalışıyoruz. Belediyenin kendi imkânlarını kullanarak hizmet üretmesini önemsiyoruz. Görev süremizde kredi kullanmadan yatırım yapmaya gayret ediyoruz. Belediyeye ait tarım arazilerinin satışı konusunda da aynı hassasiyeti gösterdik. Görev süremiz içerisinde belediyenin tarım arazilerini satmadık. Çünkü belediyenin mal varlığının korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğine inanıyoruz.

“BERGAMA, BİRÇOK MEDENİYETİN İZİNİ TAŞIYOR”
Doğan Beyazgül: Bergama’nın tarihî ve kültürel mirası, ilçenin geleceği açısından nasıl bir önem taşıyor?
Prof. Dr. Tanju Çelik: Bergama sıradan bir kent değil. Çok katmanlı bir tarihî mirasa sahibiz. Antik çağlardan başlayarak farklı medeniyetlerin izlerini taşıyan bir şehirden söz ediyoruz. Pergamon Krallığı’ndan Roma’ya, Bizans’tan Selçuklulara, beyliklerden Osmanlı’ya ve Cumhuriyet dönemine kadar uzanan bir tarihî birikimimiz var.
Bu miras, Bergama’nın en büyük zenginliklerinden biri. Akropolümüz, Asklepion’umuz, Kızıl Avlu’muz ve tarihî kent merkezimiz bu zenginliğin önemli parçaları. Bergama’da yalnızca tek bir dönemin değil, farklı dönemlerin ve kültürlerin izlerini bir arada görebiliyorsunuz. Kızıl Avlu, farklı inanç ve kültürlerin tarih boyunca bu coğrafyada bıraktığı izleri göstermesi bakımından çok önemli. Kent merkezindeki camilerimiz, hanlarımız, hamamlarımız, bedestenimiz, Ulu Camimiz, Taşhan, Çukurhan ve Arasta da bu tarihî dokunun parçaları.
Bergama’yı geleceğe taşımak istiyorsak bu mirası korumalı, doğru anlatmalı ve kent yaşamının bir parçası hâline getirmeliyiz.
Doğan Beyazgül: Sokakta görüştüğümüz bir vatandaş, Bergama’ya çok sayıda turist geldiğini ancak turistlerin kenti tanımadan ve alışveriş yapmadan ayrıldığını söyledi. Ayrıca sizin profesör ve akademisyen kimliğinizin Bergama için bir şans olduğunu belirtti. Bu değerlendirmeyi nasıl karşılıyorsunuz?
Prof. Dr. Tanju Çelik: Bergama’nın tanıtımı konusunda yapılması gereken işler olduğu açık. Tarihî ve kültürel değerlerimiz çok büyük; ancak bu değerleri ziyaretçilere yeterince anlatabildiğimizi ve kent ekonomisine yeterince katkı sağlayacak biçimde değerlendirebildiğimizi söylemek kolay değil. Bir ziyaretçinin Bergama’ya gelmesi önemli ama tek başına yeterli değil. Gelen kişinin kentimizi tanıması, tarihini öğrenmesi, çarşılarımızı gezmesi, yerel esnafımızla buluşması ve burada daha fazla vakit geçirmesi gerekiyor. Turizmin kent ekonomisine katkısı ancak böyle artabilir. Akademisyen kimliğimle Bergama’nın tarihî ve kültürel değerlerinin önemini elbette biliyorum. Fakat bu zenginlik yalnızca bir kişinin kimliğiyle sınırlı değil. Bergama’nın kendisi zaten çok güçlü bir marka değeri taşıyor. Bize düşen, bu değeri doğru biçimde ortaya çıkarmak, tanıtmak ve gelecek kuşaklara aktarmak. Vatandaşımızın söylediği söz, üzerinde durmamız gereken önemli bir noktaya işaret ediyor. Turistlerin yalnızca belirli tarihî alanları ziyaret edip kentten ayrılması yerine, Bergama’nın bütününü tanıyabilecekleri bir ortam oluşturmalıyız. Çarşılarımızı, tarihî yapılarımızı, yerel ürünlerimizi ve kültürel değerlerimizi bir bütün olarak değerlendirmeliyiz.

“BERGAMA’NIN EKONOMİK POTANSİYELİ ÇOK YÜKSEK”
Doğan Beyazgül: Bergama’nın tarım, ticaret ve sanayi açısından potansiyelini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Prof. Dr. Tanju Çelik: Bergama’nın yalnızca tarihî mirasıyla değil, doğal kaynakları ve üretim gücüyle de önemli bir potansiyeli var. Kozak Yaylamızda fıstık çamı, kestane ve ceviz üretimi öne çıkıyor. Yunt Dağı çevresinde zeytinliklerimiz bulunuyor. Bakırçay Ovası’nda ayçiçeği, mısır, pamuk ve buğday gibi ürünler yetiştiriliyor.
Bunların her biri kent ekonomisi için önemli değerler. Tarımsal üretimi yalnızca ham ürün satışı olarak görmemek gerekiyor. Ürünlerin işlenmesi, paketlenmesi, markalaştırılması ve daha geniş pazarlara ulaştırılması da büyük önem taşıyor. Tarımın yanı sıra sanayi ve ticaret alanında da gelişme imkânlarımız var. Tarıma dayalı organize sanayi bölgesi, sanayi alanları ve diğer ekonomik yatırımlar Bergama’nın geleceği açısından önem taşıyor.
Bergama’nın ekonomik potansiyelini harekete geçirmek için ulaşım, lojistik, üretim ve tanıtım başlıklarını birlikte ele almak gerekiyor. Kentin tarihî kimliğiyle ekonomik gelişimini birbirini destekleyen unsurlar olarak görüyoruz.

“AMACIMIZ BERGAMA’DA YAŞAMAYI KOLAYLAŞTIRMAK”
Doğan Beyazgül: Belediye başkanlığı görevini üstlenirken nasıl bir hedefle yola çıktınız?
Prof. Dr. Tanju Çelik: Ben Bergama’da doğup büyüdüm. Bu kentin sokaklarını, insanlarını, sorunlarını ve imkânlarını yakından biliyorum. Bergama’ya karşı kendimi sorumlu hissediyorum. Burada yetişmiş biri olarak kentime katkı sunmak, Bergama’nın gelişimine hizmet etmek istedim. Belediyeciliği yalnızca yol yapmak ya da belirli hizmetleri yerine getirmek olarak görmüyorum. İnsanların hayatını kolaylaştırmak, sosyal yaşam alanlarını çoğaltmak, kentte yaşayan herkesin kendisini bu şehrin bir parçası olarak hissetmesini sağlamak gerekiyor.
Bu anlayışla sosyal tesisler, parklar, kültürel alanlar ve kent merkezini canlandıracak projeler üzerinde çalışıyoruz. Belediyenin imkânlarını doğru kullanarak daha fazla hizmet üretmeyi hedefliyoruz.
Doğan Beyazgül: Göreve geldikten sonra hangi sosyal alanlarda çalışmalar yaptınız?
Prof. Dr. Tanju Çelik: Ilıca Sosyal Tesisleri, Engelsiz Kafe ve Şamlı Park gibi alanlar üzerinde çalıştık. Vatandaşlarımızın bir araya gelebileceği, dinlenebileceği, sosyalleşebileceği yerlerin artmasını istiyoruz. Millet Bahçesi’ni de devraldık. Kültür merkezi ve farklı sosyal alanlarla ilgili çalışmalarımız bulunuyor. Bergama’da insanların yalnızca ihtiyaçlarını karşılamak için değil, vakit geçirmek, dinlenmek ve kültürel etkinliklere katılmak için de kullanabilecekleri alanlar oluşturmak istiyoruz. Belediyenin kendi kaynaklarıyla yürüttüğü projeler de var. Bunlardan biri ticaret merkezi projemiz. Bu projeyi kredi kullanmadan, belediyenin imkânlarıyla hayata geçirmeye çalışıyoruz. Böylece hem kent ekonomisine katkı sağlayacak hem de belediyeye gelir oluşturabilecek alanlar kazandırmayı amaçlıyoruz.

“TARİHÎ KENT MERKEZİNİ YENİDEN CANLANDIRMAK İSTİYORUZ”
Doğan Beyazgül: Belediye hizmet binası ve Cumhuriyet Meydanı’yla ilgili nasıl bir planınız var?
Prof. Dr. Tanju Çelik: Belediye binamızın riskli yapı olarak değerlendirilmesinin ardından binayı boşalttık. Bu durum bize belediye hizmetlerini ve kent merkezini birlikte düşünme fırsatı da verdi. Belediye hizmetlerinin kent merkezinde daha işlevsel biçimde sunulmasını, vatandaşlarımızın belediyeye daha rahat ulaşabilmesini istiyoruz. Aynı zamanda Cumhuriyet Meydanı’nın da daha düzenli, daha canlı ve kent kimliğine yakışan bir alana dönüşmesini hedefliyoruz. Bu tür projelerde yalnızca bir bina ya da meydan düşünülmemeli. Çevresindeki sokaklar, tarihî yapılar, ticari alanlar ve insanların günlük yaşamı birlikte değerlendirilmelidir.
Doğan Beyazgül: Çukurhan, Arasta, Bedesten ve Taşhan gibi tarihî yapılarla ilgili çalışmalarınız nelerdir?
Prof. Dr. Tanju Çelik:Tarihî yapılarımızın korunması ve yeniden kullanıma kazandırılması önceliklerimiz arasında. Çukurhan’ı belediyemize kazandırmak için çalıştık, ödemelerini tamamladık ve tapusunu aldık. Bu yapı, tarihî kent merkezinin canlandırılması açısından önemli. Arasta, Bergama’nın geleneksel ticaret hayatının izlerini taşıyor. Burayı yeniden canlandırmak istiyoruz. Bedesten’in restorasyonu da üzerinde durduğumuz konular arasında. Taşhan’ın da Bergama’nın tarihî ve ticari kimliği açısından önemli bir yeri var; bu yapıyla ilgili çalışmaların yürütülmesini önemsiyoruz. Amacımız, tarihî yapıları yalnızca dışarıdan görülen eski binalar olarak bırakmamak. Bu yapılar kent yaşamına katılmalı, insanlarla yeniden buluşmalı ve Bergama’nın ekonomik ve kültürel hayatına katkı sağlamalı.

“TARİHÎ TABAKHANELERİ KENTE KAZANDIRIYORUZ”
Doğan Beyazgül: Tarihî tabakhanelerle ilgili projelerinizden söz eder misiniz?
Prof. Dr. Tanju Çelik: Bergama’nın tarihî kimliğini yaşatmak için eski yapıları korumak kadar onlara yeni işlevler kazandırmak da önemli. Tarihî tabakhanelerimiz bu açıdan üzerinde çalıştığımız değerli alanlar arasında.
Tabakhanelerden birini Kent Belleği Müzesi olarak değerlendirmeyi planlıyoruz. Böylece Bergama’nın geçmişini, kent kültürünü ve belleğini gelecek kuşaklara aktarabileceğimiz bir alan oluşturmak istiyoruz. Diğer tarihî tabakhane ise Tarihî Tabakhane Restoran olarak hizmet vermeye başladı. Avlusu, tarihî dokusu ve çevresindeki Roma köprüleriyle burası yalnızca yemek yenilen bir yer değil; aynı zamanda Bergama’nın geçmişinin hissedilebildiği bir mekân. Bu tür projelerle tarihî yapıları korurken kentimize yeni sosyal ve ekonomik alanlar kazandırmayı amaçlıyoruz.

“SELİNOS PROJESİNDE ÖNEMLİ BİR AŞAMA KAYDEDİLDİ”
Doğan Beyazgül: Selinos Deresi çevresindeki çalışmalar hangi aşamada?
Prof. Dr. Tanju Çelik: Selinos Deresi projesi, birden fazla kurumun iş birliğini gerektiren önemli bir çalışma. Devlet Su İşleri, Karayolları, Bergama Belediyesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi bu süreçte farklı sorumluluklar üstleniyor. Çalışmalarda önemli aşamalar kaydedildi. Bundan sonraki süreçte çevre düzenlemesi ve peyzaj gibi tamamlayıcı işlerin de yapılması gerekiyor. Selinos çevresi, Bergama’nın tarihî merkezini, mahallelerini ve Akropol’ü bir arada değerlendirmek açısından önemli. Bu alanın düzenlenmesiyle hem kent görünümüne hem de ziyaretçilerin deneyimine katkı sağlanacağını düşünüyoruz.
“ESKİ ELEKTRİK SANTRALİ KİTAP KAFE OLACAK”
Doğan Beyazgül: Eski elektrik santrali ve daha sonra farklı amaçlarla kullanılan yapıyla ilgili projeniz nedir?
Prof. Dr. Tanju Çelik: Çam ağaçlarının arasında bulunan, geçmişte elektrik santrali olarak kullanılan ve daha sonra okul işlevi de gören tarihî yapı için restorasyon süreci başlatıldı. Bu yapıyı kitap kafe olarak değerlendirmek istiyoruz. Özellikle öğrencilerin ders çalışabilecekleri, kitap okuyabilecekleri, araştırma yapabilecekleri ve aileleriyle birlikte vakit geçirebilecekleri bir alan oluşturmayı hedefliyoruz. Gençlerimizin güvenli, huzurlu ve üretken zaman geçirebilecekleri mekânlara ihtiyacı var. Bu projeyi yalnızca bir kafe olarak değil, aynı zamanda kültürel ve sosyal bir buluşma alanı olarak düşünüyoruz. Burada çay ve kahve içilebilecek, yiyecek hizmeti alınabilecek, Akropol manzarası eşliğinde vakit geçirilebilecek bir ortam oluşturmak istiyoruz. Özellikle Kozak tarafından gelen vatandaşlarımızın da burayı kullanabilmesini önemsiyoruz. Restorasyon çalışmalarında tarihî yapıların niteliği nedeniyle beklenmedik durumlarla karşılaşılabilir. Bu nedenle kesin bir tarih vermek kolay değil; ancak hedefimiz projeyi 2027 yılı içinde ilerletebilmek.

“TARİHÎ MAHALLELERDE YAŞAMI YENİDEN CANLANDIRMALIYIZ”
Doğan Beyazgül: Bergama’nın tarihî mahallelerini ve geleneksel ticaret alanlarını canlandırmak için neler yapmayı planlıyorsunuz?
Prof. Dr. Tanju Çelik: Tarihî kent merkezindeki yapıların korunması yalnızca belediyenin yapacağı işlerden ibaret değil. Bu yapılarda yaşayan, mülk sahibi olan ve ticaret yapan insanların da sürece katılması gerekiyor.
Tarihî binalarda yaşayan vatandaşlarımızın restorasyon yapmak istemeleri hâlinde desteklenmelerini önemsiyoruz. İnsanların modern yapılara yönelmesi anlaşılabilir; ancak tarihî mahallelerimizde de yaşanabilir, konforlu ve güzel bir hayat kurulabileceğini göstermek istiyoruz. Bu alanlar yalnızca geçmişi temsil etmiyor. Aynı zamanda kentimizin hafızasını, komşuluk ilişkilerini, ticaret kültürünü ve yaşam biçimini taşıyor.
Lonca ve Arasta çevresi, tarih boyunca ticaretin ve alışverişin önemli olduğu alanlar arasında. Buraların yeniden canlanması, tarihî yapıların korunmasının yanında esnafımızın da desteklenmesi anlamına geliyor.
Bu kapsamda üniversitelerle ve uzman ekiplerle yürütülen çalışmaların katkısını önemsiyoruz. Yaklaşık 20 kişilik bir ekibin sahada 10 gün boyunca inceleme yaptığı bir çalışma yürütüldü. Bu çalışmalarla bölgenin nasıl canlandırılabileceğine ilişkin önerilerin geliştirilmesini bekliyoruz. Projenin sunumunun ardından planlama sürecini ilerletmeyi amaçlıyoruz.

“BERGAMA’NIN KÜLTÜREL GELENEĞİNİ YAŞATMALIYIZ”
Doğan Beyazgül: Bergama Kermesi ve kültürel etkinliklerin kent açısından önemi nedir?
Prof. Dr. Tanju Çelik: Bergama’nın kültürel gelenekleri, kent kimliğinin önemli bir parçası. Bergama Kermesi de bu geleneğin en önemli örneklerinden biri. Anlatılan tarihî bilgilere göre Atatürk, 1934 yılında Bergama’yı ziyaret ettiğinde kentin tanıtımı için müze ve fuar fikrine önem vermişti. Bu anlayışla başlayan Kermes geleneği 1937’den bu yana yaşatılıyor. Bu yıl Kermes’in 90’ıncısının düzenlenmiş olması, geleneğin ne kadar köklü olduğunu gösteriyor. Savaş yıllarında bile devam ettiği ifade edilen bu etkinlik, Bergama’nın kültürel belleğinde özel bir yere sahip. Bu geleneği yalnızca bir eğlence organizasyonu olarak değerlendirmemek gerekir. Kermes; kültürü, sanatı, ticareti, yerel üretimi ve kentte yaşayan insanların ortak hafızasını bir araya getiriyor.
Kültürel etkinliklerin sürdürülmesi, Bergama’nın tanıtımına da katkı sağlayacaktır. Kentimize gelen insanların yalnızca tarihî alanları gezmekle kalmayıp kültürel yaşamımızı da tanımalarını istiyoruz.
“SPOR, GENÇLERİMİZİN GELECEĞİ İÇİN ÖNEMLİ”
Doğan Beyazgül: Spor alanında hangi çalışmaları yürütüyorsunuz?
Prof. Dr. Tanju Çelik: Spor, gençlerimizin gelişimi ve sosyal yaşamın güçlenmesi açısından çok önemli. Belediyenin imkânları ölçüsünde spor alanlarını geliştirmeye, gençlerimizin farklı branşlarla buluşmasını sağlamaya çalışıyoruz. Ilıca’nın karşısındaki futbol sahasında yenileme çalışmaları yürütülüyor. Burada koşu parkuru ve kapalı tribün gibi düzenlemeler yapmayı hedefliyoruz. Alanın daha işlevsel hâle gelmesiyle sportif etkinliklerin yanı sıra bazı törenlerin de burada gerçekleştirilebilmesi mümkün olabilir. Bergama’da belediyeye ait kapalı spor salonu bulunmaması, bazı branşlarda çalışma yürütmeyi zorlaştırıyor. Bu nedenle Millî Eğitim Bakanlığına bağlı okulların spor salonlarını kiralayarak voleybol ve basketbol gibi branşlarda faaliyetlerin sürdürülmesine katkı sağlıyoruz. Tenis kortları, açık ve kapalı yüzme havuzları gibi tesisler de kentteki spor imkânlarının çeşitlenmesi açısından önemli.
Kadın voleybol takımımızın birinci ligde mücadele etmesi de Bergama için değerli. Sporcularımızın başarısının hem gençlere örnek olmasını hem de kentimizin tanıtımına katkı sağlamasını istiyoruz.
Gençlerimizin yalnızca sporla değil, kültür ve sanatla da buluşması gerektiğine inanıyoruz. Belediyecilik anlayışımızın önemli bir parçası, çocuklarımızın ve gençlerimizin kendilerini geliştirebilecekleri alanları çoğaltmak.

“SOSYAL BELEDİYECİLİKTE İHTİYAÇ SAHİPLERİNİ ÖNCELİYORUZ”
Doğan Beyazgül: Sosyal yardımlar ve ihtiyaç sahibi vatandaşlara yönelik çalışmalarınız hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Prof. Dr. Tanju Çelik: Sosyal belediyecilik, belediyenin temel sorumluluklarından biri. Özellikle ekonomik koşulların zorlaştığı dönemlerde ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın desteklenmesi büyük önem taşıyor. Kaymakamlık bünyesinde yürütülen aşevi hizmetiyle günde yaklaşık bin kişiye yemek ulaştırıldığı ifade ediliyor. Bu tür hizmetler, ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın günlük yaşamına doğrudan katkı sağlıyor. Biz de belediye olarak okullarımıza, camilerimize, spor faaliyetlerine ve sosyal ihtiyaçlara yönelik çalışmalar yürütüyoruz. Burada önemli olan, kaynakların ihtiyaçlara göre doğru biçimde kullanılması ve desteğin vatandaşlara ulaşması. Sosyal belediyeciliği yalnızca yardım dağıtmak olarak görmüyoruz. İnsanların yaşam koşullarını iyileştirmek, çocukların ve gençlerin imkânlarını artırmak, kentte dayanışmayı güçlendirmek de bu anlayışın parçası.
“BERGAMA’YI DAHA YAŞANABİLİR BİR KENT HÂLİNE GETİRECEĞİZ”
Doğan Beyazgül: Görev sürenizin kalan bölümünde Bergama için hangi hedeflere odaklanacaksınız?
Prof. Dr. Tanju Çelik: Bergama’yı daha güzel, daha düzenli ve daha yaşanabilir bir kent hâline getirmek için çalışmaya devam edeceğiz. Yatırımlarımızı sürdürürken tarihî mirasımızı korumayı, sosyal yaşamı güçlendirmeyi ve kent merkezini canlandırmayı önemsiyoruz. Tarihî alanlarımızın daha iyi tanıtılması gerekiyor. Ziyaretçiler bir yapının önüne geldiğinde oranın ne olduğunu, hangi döneme ait bulunduğunu ve Bergama tarihi açısından ne ifade ettiğini anlayabilmeli. Bu nedenle tarihî yapıların kimliklerinin, adreslerinin ve bilgilendirme unsurlarının daha görünür hâle getirilmesi üzerinde duruyoruz. Kentimizi ziyaret eden insanların Bergama’dan güzel anılarla ayrılmasını istiyoruz. Bunun için tarihî yapıları korumak, çevre düzenlemelerini iyileştirmek, çarşılarımızı canlandırmak ve turizmin yerel ekonomiye daha fazla katkı sağlamasını desteklemek gerekiyor.
Tarihî tabakhaneler, Kent Belleği Müzesi, kitap kafe, Selinos çevresindeki düzenlemeler ve tarihî kent merkezine yönelik çalışmalar bu hedefin parçaları. Bunların her biri Bergama’nın geçmişini korurken geleceğini de güçlendirecek projeler. Bergama büyük bir tarihî mirasa, güçlü bir tarımsal üretime, kültürel zenginliğe ve gelişme potansiyeline sahip. Bu değerleri doğru değerlendirebilirsek kentimizin yaşam kalitesini yükseltebilir, turizmi güçlendirebilir ve yerel ekonomiye daha fazla katkı sağlayabiliriz.
Bizim hedefimiz, Bergama’nın yalnızca geçmişiyle anılan değil, bugünü yaşayan ve geleceğe güvenle bakan bir kent olması.
