1. haberler
  2. Yerel
  3. İzmir
  4. AYVALIK’TAN TARIM MANİFESTOSU

AYVALIK’TAN TARIM MANİFESTOSU

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

AGROAYVALIK 2026 Ayvalık Tarım ve Hayvancılık Fuarı kapsamında düzenlenen Zeytin Üretim Zirvesi, Kuzey Ege’nin üç güçlü tarım ilçesini buluşturdu. Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin, Dikili Belediye Başkanı Adil Kırgöz ve Gömeç Belediye Başkanı Melih Bağlı’nın yaptığı değerlendirmeler, yalnızca bölgenin değil Türkiye tarım gerçeğini gözler önüne serdi.

Tarım Gazetecileri ve Yazarları Derneği TAGYAD Başkanı İsmail Uğural koordinasyonunda gerçekleştirilen “Kuzey Ege’de Yerel Yönetimlerin Tarım Politikaları” oturumunda belediye başkanları, üreticinin artan maliyetler altında ezildiğini, gençlerin tarımdan uzaklaştığını ve tarım politikalarının sürdürülemez hale geldiğini vurguladı.

TARIM VE TİCARETİN MERKEZİ 

Altınova’nın Kuzey Ege için taşıdığı stratejik öneme dikkat çekerek Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin, “Altınova yalnızca Ayvalık’ın değil, Kuzey Ege’nin en önemli üretim merkezlerinden biridir. Tarımıyla, hayvancılığıyla, verimli topraklarıyla bu bölgenin üretim hafızasını taşıyan çok özel bir ovadan söz ediyoruz. Bugün burada tarımı, üretimi, hayvancılığı ve yerel kalkınmayı konuşuyor olmamız bu nedenle son derece anlamlıdır. Ayvalık Belediyesi olarak kapalı pazaryerini inşa ederken bir hedef ortaya koymuştuk. ‘Burası tarım ve ticaretin merkezi olacak’ demiştik. Bugün burada düzenlenen fuar, paneller ve sektör buluşmalarıyla birlikte o sözün ne kadar doğru olduğunu bir kez daha görüyoruz. Şu anda burada gerçekten bir tarım ve ticaret merkezi oluşmuş durumda” dedi.

KURUMLAR ÇİFTÇİDEN UZAKLAŞTIRIYOR

Tarımda bölgesel dayanışmanın önemine vurgu yapan Ergin, “Aslında bizi hem ayıran hem de birleştiren şey yine bu Madra Çayı’dır. Altınovalı çiftçiler Dikili tarafında üretim yapıyor, Dikilili üreticilerin de bizim tarafta tarlaları bulunuyor. Yani üretici açısından sınır yok; ortak bir yaşam ve üretim kültürü var. Son 10 yıldır ovamız ciddi bir su sıkıntısı yaşıyordu. Ancak bu yıl tablo daha olumlu. Şu an barajdaki doluluk oranı yaklaşık yüzde 95 seviyesinde. Bu tablo üretici açısından umut verici bir gelişmedir. Kara toprak, killi yapı ve kumlu alanlar bir arada bulunuyor. Bu çeşitlilik üretimde çok büyük bir avantaj sağlıyor. Mısırdan şeker pancarına, patatesten domatese, yoncadan yem bitkilerine kadar çok geniş bir ürün deseni burada yetişebiliyor. Hatta aynı tarladan yıl içerisinde iki hatta üç kez ürün alınabiliyor. Eskiden sulama birliklerinin başkanlarını çiftçiler kendi seçerdi. Şimdi ise atama sistemiyle yönetiliyor. Bu durum kurumları çiftçiden uzaklaştırıyor. Çünkü çiftçinin derdini en iyi yine çiftçi bilir” dedi.

GÜÇLÜ TARIM POLİTİKASI 

Hayvancılıktaki gerilemeye dikkat çeken Ergin, “Tarım para kazanmadığında hayvancılık da ayakta kalamıyor. Mazot fiyatları ortada, gübre fiyatları ortada. Üretici çok ciddi bir maliyet baskısı altında üretim yapmaya çalışıyor. Son 5 yılda büyükbaş hayvancılıkta yüzde 50-60 oranında düşüş yaşandı. Küçükbaş hayvancılıkta ise tablo daha da ağır; neredeyse yüzde 80’e yakın bir gerileme söz konusu. Tarımda çözümün en önemli yollarından biri kooperatifleşmedir. Çiftçinin birlikte üretmesi, birlikte pazarlaması gerekir. Çiftçinin ürününü baskılayarak enflasyonu kontrol etmeye çalışmak sürdürülebilir bir yöntem değildir. Sahada üreticiyle birebir çalışan, üreticinin sorununu yerinde gören güçlü bir tarım politikası gerekiyor. Tarım yalnızca ekonomik bir faaliyet değildir. Tarım aynı zamanda yaşamdır, kültürdür, gelecektir. Üreten çiftçinin güçlü olduğu yerde kent de güçlü olur, ülke de güçlü olur” ifadelerini kullandı. 

SAMANI BİLE İTHAL EDEN ÜLKEYİZ

Üreticinin yaşadığı ekonomik darboğaza dikkati çeken Dikili Belediye Başkanı Adil Kırgöz  Kırgöz, “Burada gerçekten yıllardır çiftçilik yapan, üretim yapan çok güçlü, çok tecrübeli çiftçilerimiz var. Ama her şeye rağmen özellikle son 5 yılda çiftçimizin yüzü maalesef gülmüyor. Çiftçinin girdi maliyetleri her geçen gün artıyor ama ürün fiyatları neredeyse yerinde duruyor. Buna paralel olarak bu sefer gençlerimiz tarımdan, tarladan uzaklaşıyor. Babasının, ailesinin o kadar özveriyle yaptığı çalışmaların karşılığını alamadığını gördükçe gençlerimiz başka meslekleri tercih ediyor. Türkiye’nin tarımdaki değişimini çarpıcı sözlerle anlatan Kırgöz, “Biz ilkokula giderken bize hep ‘Türkiye kendi kendine yeten yedi ülkeden biri’ derlerdi. Ama bugün samanı bile ithal eden bir ülke hâline geldik” ifadelerini kullandı.

KANUNDAKİ DESTEK VERİLMİYOR

Pandemi döneminde yaşananları hatırlatan Kırgöz, “İnsanlar ilk önce gıda reyonlarını boşalttı arkadaşlar. Herkes ailesini doyuracak gıdayı stoklamaya çalıştı. Onun için bizim ne yapıp yapıp üretimi çoğaltmamız lazım.Tarımda yaş ortalamasının yükseldiğine dikkat çeken Kırgöz, “Bugün yapılan istatistikler sonucunda artık çiftçilikle uğraşanların yaşının 50’nin üzerine çıktığı görünüyor. Ben korkuyorum ki 10-15 yıl sonra artık traktöre binecek genç insan bulamayacağız. Tarım Kanunu’nun 21. maddesi der ki; bir ülkenin gerçekleşen gayrisafi millî hasılanın (GSMH) yüzde 1’ini tarım desteğine ayırmak zorundadır. Ama bu destek maalesef çiftçimize verilmiyor” dedi.

TARIMIN ÖNÜ AÇILMALI

Çiftçinin temel girdilerde desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Kırgöz, “Mazot, gübre, tohum, ilaç gibi girdilerde kesinlikle ÖTV’nin, KDV’nin olmaması lazım. Çünkü siz lüks bir ürün üretmiyorsunuz, zorunlu bir ürün üretiyorsunuz. Tarım meslek liseleri önerisini de gündeme getiren Kırgöz, “Tarım meslek liseleri açılmalı. Bu okullardan mezun olan gençlerin tarım yapabilmelerinin önü açılmalı. Hazine arazileri kiralanabilir, uygun kredi sistemleri sunulabilir. Tarımı çoğaltmak için yeniden insan gücünü toprağa yönlendirmemiz gerekiyor” dedi.

İKTİDARIN BAŞARISIZLIĞI TARIM

Merkezi iktidarı sert sözlerle eleştiren Gömeç Belediye Başkanı Melih Bağlı, “Ayvalık, Dikili ve Gömeç olarak birçok konuda dayanışma içerisindeyiz. Zaten bu bölgenin ruhunda ortak üretim, ortak yaşam ve dayanışma kültürü var. Gömeç’in zeytini de güzel, Ayvalık’ın zeytini de güzel; aslında bölgemizin tamamı çok kıymetli. Açık konuşmak gerekirse mevcut iktidarın en başarısız olduğu alanlardan biri tarımdır. Bugün artık meseleyi sadece eleştirmek değil, sistemsel olarak nasıl bir değişim yaratabileceğimizi konuşmamız gerekiyor” dedi.

YEREL YÖNETİMLERİN ÖNEMİ 

Yerel yönetimlerin üreticiye destek olmak zorunda kaldığını belirten Bağlı, “Normalde belediyenin görevi çiftçiye doğrudan tarımsal destek vermek değildir. Ama üreticinin yaşadığı sorunlar karşısında bunu artık bir sorumluluk olarak görüyoruz. Çünkü yerel yöneticinin çiftçinin derdiyle dertlenmesi gerekir. Son iki yıldır Büyükşehir Belediyemizle koordineli şekilde bamya üreticisine piyasanın üzerinde alım desteği veriyoruz. Geçtiğimiz günlerde de üreticiye ücretsiz incir fidanı dağıttık” diye konuştu.

TARIM KURBAN EDİLEMEZ

Tarım arazilerinin korunmasının önemine vurgu yapan Başkan Bağlı, “Türkiye uzun yıllardır ekonomisini inşaat üzerinden büyütmeye çalışan bir anlayışla yönetildi. Biz ise tarım arazilerinin imara açılmasına karşı duran bir anlayıştayız. Çünkü üretim toprağını kaybettiğiniz anda geleceğinizi de kaybedersiniz. İnsanlar küçük arazilere konteyner koyup bireysel yaşam alanları oluşturmaya başladı. Tek başına bakıldığında küçük gibi görünen bu yapılaşmalar zamanla çok büyük tarım alanlarını üretim dışına çıkarıyor. Tarım toprağını küçük konfor alanlarına kurban etmememiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.

AYVALIK’TAN TARIM MANİFESTOSU
0

Bültenimize Ücretsiz Kayıt Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Egedebirgun.net ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.