Cumhuriyet Halk Partisi İzmir örgütü CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu’nun da katılımı ile emekliler için sahaya indi
Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Başkanlığı, Konak İlçe Başkanlığı ile birlikte emekli zamları hakkında basın açıklaması düzenledi. İl Başkanı Çağatay Güç ve çok sayıda partilinin katıldığı basın açıklamasına CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu’da katıldı.KARASU: ÇÖP KOVALARINDAN GIDA ARAMAKTADIR
AK Parti iktidarında emeklilerin sistematik olarak yoksullaştırıldığını belirten CHP Genel Başkan Yardımcısı Karasu, şunları söyledi:”Siz emekli olduktan sonra rahat yaşamak istediniz, siz emekli olduktan sonra çocuklarınıza ve torunlarınıza zaman ayırmak istediniz ama 24 yıldır bu ülkeyi yöneten AKP iktidarı, 24 yıldır her yıl sizin cebinizden almaya devam etti. 2026 yılında geldiğinizde bu ülkenin emeklisi açlığa, sefalete, yoksulluğa, açlık sınırının altında yaşamaya mahkum edilmiştir. Emekliler açlık sınırının altında yaşamaya mahkum edilmiştir. 17 milyon emeklinin ortalama maaşı 23,500 liradır. En düşük emekli maaşı son vermiş oldukları ile birlikte 20 bin liraya yükseltilmiştir. Cumhuriyet tarihinde ilk defa memur emeklisinin en düşük maaşı açlık sınırının altında bırakılmıştır. Açlık sınırının 30 bin lira olduğu bir ülkede emekli 20 bin lirayla yaşamaya mahkum edilmiştir. Emekli fitreye muhtaç edilmiştir. Emeklilerimiz manava, kasaba gidememekte. Emeklilerimiz pazarda, akşam 17’de dökülen sebzelerin içinden sebze toplamaktadır. Çöp kovalarından gıda aramaktadır. AKP iktidarı ise utanmadan, sıkılmadan emeklilere garibanlar demektedir. Bu ülkenin emekçileri gariban değildir. Bu ülkenin emeklileri kimsesiz değildir. Bu ülkenin emeklerinin arkasında Cumhuriyet Halk Partisi dimdik durmaktadır. 15 gün boyunca Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde milletvekillerimiz, emekliler için nöbet tuttular. Kanun teklifi Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne geldiğinde mücadele ettik. Direndik. 16,5 milyon emekli veremedikleri bin lirayı kendi çocuklarına, torunlarına harçlık olarak dahi verememektedir. Ama emekliye bunu biz zam olarak, emekliye onu bir lütuf olarak göstermektedirler. Mecliste mücadele ettik. Son gün gördünüz. Meclis kürsüsünde tabuta dahi tahammül edemediler. Ama onlar 17 milyon emekliyi canlı canlı tabuta gömüyorlar. Buna karşında yüzlerinde ne utanma vardır, ne çekinme vardır. Emekliler AKP iktidarının bu utanmazlığına bu şımarıklığına karşın meydanlardadır, alanlardadır, sokaklardadır ve bundan sonra da bu zulme karşı direnmeye devam edeceklerdir.”
EMEKLİNİN ADI YOKTUR
“Bu açıklamayı SGK’nın binasının önünde yapıyoruz. SGK başkanı çıkıyor utanmadan diyor ki ‘emekliler çok yaşıyor’. İşte bu ülkemizde AKP iktidarının geldiği şımarıklığın, utanmazlığın en güzel örneğidir. Onlar ‘Üç Y’ ile mücadele edeceklerini söylediler. Yoksullukla, yasaklar ile mücadele edeceğini söyleyen AKP iktidarı yolsuzlukla mücadele edeceğini iddia eden AKP iktidarı 2002’den itibaren vatandaşlarımızdan destek aldı. 2024 yılının sonunda ne oldu? Sokakta emeklimize bir mikrofon uzatılsa emekli yaşadığı durumu anlatsa anında kapısında polis geliyor. Yasaklar ile mücadele edeceklerdi ya ne yaptılar? 86 milyonu Anadolu’yu adeta hapishaneye çevirdiler. Kimse konuşamıyor. Herkes korkuyor. Yoksullukla mücadele edeceklerdi. Ülkenin yüzde 80’i yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Yüzde 80’inin yoksulluk sınırının altına mahkum ettiler. Yolsuzlukla mücadele edeceklerdi çetelerden, yandaş müteahhitlerden 86 milyona sıra gelmez oldu. Ülkenin tüm kaynakları onlara peşkeş çekiliyor. Buna karşı mücadele edeceğiz değerli dostlar. Bütçeler bir iktidarın yönetim biçimini gösterir. Bugün emeklimizin, işçimizin, memurumuzun, yoksulluk sınırının altında yaşamasının nedeni AKP iktidarının yönetimdeki tercihidir. Bütçedeki tercihidir. Bütçeler 86 milyonun ortak kasasıdır. İktidarlar o kasayı ne kadar adaleti dağıtırsa ne kadar doğru dağıtırsa o ülkede refah olur, adalet olur, huzur olur. 18.9 trilyondan oluşan 2026 bütçesinde 2.7 trilyon faiz lobilerine yüz milyarlarca TL yap işlet devret projelerine, kamu özel işbirliği projelerine, yani yandaş müteahhitlere milyarlarca TL saraya harcanmaktadır. Bu bütçede ne yazık ki emeklinin adı yoktur. İşçinin adı yoktur.”HODRİ MEYDAN
“Buna hep beraber dur diyeceğiz. Bu iktidara hep beraber dur diyeceğiz. Bu ülkenin emeklerinin yüzü gülecek. Bu ülkede çocukların yüzü gülecek. Gençlerin yüzü gülecek. Asgari ücretlinin, memurun içinin yüzü gülecek. Onun gülmesi için de AKP iktidarına buradan sesleniyoruz. Pazar günü İstanbul’da idim. Ondan önce Ankara’da, bugün İzmir’de, emekli her yerden AKP iktidarına sesleniyor. Getir sandığı kim garibanmış, kim kimsesizmiş hep beraber görelim diyorlar emekliler. Bugün bu ülkede kimsesiz olan, gariban olan AKP iktidarıdır. Sokağa çıkamayan AKP milletvekilleridir. Vatandaşın içine AKP’lilerdir. Karayla halk arasına duvarlar ören cumhurbaşkanıdır. Bugün siyaseti tükenmiş olan AKP iktidarıdır. Kimsesiz olan AKP’nin politikalarıdır. Kandıktan korkan, kandıktan kaçan AKP iktidarıdır. Buradan bir bir kez daha haykırıyoruz: Hodri meydan. Getirin sandığı hep beraber görelim. Şu emeklinin düşüncesi fikri nedir? Emekli iki bin ikide olduğu gibi sizin yanınızda mıdır? Karşınızda mıdır?
GÜÇ: ALIM GÜCÜNÜN ERDİĞİNİN BELGESİDİRBugün burada bir rakamı değil, bir hayat gerçeğini konuşuyoruz. Bugün burada bir bütçe kalemini değil, insanların onur mücadelesini konuşuyoruz. Çünkü bu ülkede emekli artık geçinemiyor. Ay sonunu değil, haftayı nasıl çıkaracağını düşünüyor. Eczaneye girerken tedirgin olan, pazardaher şeyi alamayan ya da yarım alan bir emekli gerçeği var. Yıllarca bu ülkeye hizmet etmiş bir insan, torununa harçlık veremediği için başını öne eğmek zorunda mı? İlaç alırken katkı payı hesaplamak zorunda mı? Elektrik faturasını ödeyince mutfağını kısmak zorunda mı? Bu düzen adil değil. Bu düzen emeğe saygı duyan bir düzen de değil. Bakın çok net, çok somut bir gerçek var. AKP iktidara ilk geldiğinde bu ülkenin emekli maaşı 8 çeyrek altın alabiliyordu. Bugün? 1,5 çeyrek altın alamıyor. Bu bir AKP İktidarının gerçeğidir. Bu emeklinin alım gücünün nasıl eridiğinin belgesidir” diye konuştu.MÜCADELEMİZ ONLAR İÇİN2002 ile yaşadığımız dönemi karşılaştıran Güç sözlerini şu ifadelerle tamamladı;“2002’de emeklimiz, bugünün parasıyla neredeyse 96 bin lira alım gücüne sahipti. Bugün ise geçim mücadelesi veriyor. İşte tablo bu. İşte AKP Hükümetinin yönetim anlayışının sonucu bu. Ve mesele sadece emekli meselesi de değil… Bu ülkede maaşlı çalışan işçilerimiz, memurlarımız, yani bu toplumun orta direği de aynı baskıyı yaşıyor. Ayın ortasında maaşı biten, borç içinde yaşam sürdüren, çocuğunun ihtiyaçlarını erteleyen bir çalışan gerçeği var. Emekli zor durumda. Çalışan zor durumda. Üreten kesim zor durumda. Ama iktidarın gündeminde halkın mutfağı yok. Pazarı yok. Faturası yok. Biz ne diyoruz? Emekli maaşı yaşamak için yeterli olacak, hayatta kalmak için değil. Emeklinin ilacından, muayenesinden katkı payı alınmayacak. Temel ihtiyaçlarda sosyal devlet vatandaşının yanında olacak. Çünkü sosyal devlet; Zor zamanında vatandaşına sırtını dönen değil, elinden tutandır. Biz halkımızla inatlaşmayacağız. Biz halkın sesine kulak vereceğiz. Biz bu memlekette emekliyi de çalışanı da insanca yaşatacak bir düzen kuracağız. Emekliler sadaka değil, hak istiyor. Çalışanlar lütuf değil, emeğinin karşılığını istiyor. Ve biz bu hakkı savunmaya devam edeceğiz. Meydanlarda da savunacağız, Meclis’te de savunacağız. Çünkü bu ülkenin emeklisi de, çalışanı da yalnız değildir. Biz buradayız. Yanlarındayız. Mücadelemiz onlar içindir.




