İlknur Gezici

NARSİZM…

featured
service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Herkesin geçmiş bayramını kutluyorum. Köşemi takip eden arkadaşlarımızdan gelen bir soruya açıklık getirerek başlamak istiyorum. Ana çalışma alanım Ekonomi olmasına rağmen psikolojiye duyduğum merak ve psikoloji alanında doktora yaptığım için bu köşede daha çok toplumsal yaşamı etkileyen psikolojik defektler üzerinde yazmayı tercih ediyorum.

Gelin bugün son dönemlerde fazlaca denk geldiğimiz NARSİZM denilen psikolojideki karşılığı KİŞİLİK BOZUKLUĞU olan durumu irdeleyelim.

Narsist ne demektir?

Kelime anlamının doğuşu, Yunan mitolojisinde kahraman olarak anılan Narkissos’tan gelir. Kişinin kendisini diğer kişilerden zihinsel, bedensel olarak daha üstün görme, kendine hayran olma ve etrafını kontrol etme, manipüle etme takıntısı olan bireylere verilen isimdir.

Narsistler kendi iç dünyalarında yetersiz, olduğu gibi sevilmemiş, kabul görülmekte zorluk çekmiş, yaşamının gelişim çağında, birçok alanında yıkıcı eleştirilere maruz kalmış, var oluşu sürekli belli sebeplere dayandırılmış bir bireyin zaman içerisinde yakalandığı bir psikolojik rahatsızlıktır. Bu sebeptendir ki narsistler belli bir yaşam seviyesine geldiklerinde etrafına karşı inanılmaz derecede kontrolcü, eleştiriye kapalı, buranın en iyisi benim mantığında hareket eden, kendisini fazlaca üstün gören, manipülatif yönleri aşırı derecede gelişmiş kişilerdir.

Bu kişilerde sürekli olarak en iyi, en başarılı olma çabası, herkes tarafından sevilme, iyi bilinme ve kabul görme çabası vardır. Narsistlerin birden fazla kişiliği vardır. Narsist bireylere maruz kalmış kişilerden sıklıkça duyduğumuz evde başka biri, iş yerinde başka biri, ailesi ile başka biri tanımlamalarının nedeni birden çok kişiliği içlerinde barındırmalarıdır.

Aslında narsistin buradaki amacı gerçek kişiliğini saklamaktır. Çünkü bir narsistin en çok korktuğu şey tüm maskelerinin düşerek hastalıklı kişiliğinin ortaya çıkması ve bu hastalıklı kişiliğin toplum tarafından görülmesidir.

İşte bu sebeptendir ki narsistler maskelerinin düşeceğini anladığı zamanlarda her türlü kötülüğü, manipülasyonu ve yalanı söylemekten kaçınmazlar… Hiçbir zaman hatalarını kabul etmezler, onlar bir hata yaptıysa mutlaka sebebi başka kişilerdir. Ve maalesef ki narsistlerin oturmuş bir karakterleri olmadığı gibi oturmuş bir hayatları da yoktur. Onlar hep birileri üzerinden var olurlar bu bazen eşleri, bazen çocukları, bazen arkadaşları ve bazen de aileleri olur. Yani çıkarlarına kim hizmet ediyorsa onunla var olurlar!

Narsistlik kişilik bozukluğuna yatkınlığın, yapılan bilimsel araştırmalarda genetik olarak aktarıldığı tespit edilmiştir. Yani içerisine doğduğumuz çekirdek ailemiz ve sonrasında kendi rızamız ile kurduğumuz ailemizde maruz kaldığımız psikolojik defektler genetik deformasyonlar ile birleşince maalesef ki kişilik bozukluğu baş gösteriyor.

Peki toplumda sayıları her geçen gün artan Narsistlere nasıl davranmalıyız?

Öncelikle asla manipülatif davranışlarına boyun eğmemeliyiz. Çünkü her boyun eğiş devamında yeni bir manipülatif davranışı getirecekrtir. Kendi hayatımız, kendi kararlarımız ve sınırlarımız olduğunu vurgulamalıyız eğer o sınırlara ve kararlara saygı duyulmuyor ise var olan bağlarımızı koparmalıyız.

Narsistle yaşam, yaşam değil uzunca bir ölümdür.

NARSİZM…
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Egedebirgun.net ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin