Aslı Güven
  1. haberler
  2. Yazarlar
  3. Nefes Almayı Hatırlamak

Nefes Almayı Hatırlamak

featured
service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Gün içinde kaç kez nefes aldığımızı hiç düşündünüz mü? Bilim insanları bunun ortalama 20 bin civarında olduğunu söylüyor. Yani günde 20 bin kez hayatla buluşuyoruz. Ama soralım: Bunların kaçında gerçekten “nefes aldığımızın” farkına varıyoruz?

Hayatın koşturmacasında çoğumuz için nefes, sadece otomatik bir eylem. Oysa aslında yaşamla kurduğumuz en temel bağ. Bir anlığına nefesini fark eden insan, sadece bedeninde değil, ruhunda da bir şeylerin değiştiğini hisseder. Çünkü nefes, insanın kendiyle temas ettiği en kısa yolculuktur.

Zihnimizin Ritmini Nefes Belirler

Kaygılandığınız anları hatırlayın. Nefesiniz nasıl oluyor? Hızlanıyor, sığlaşıyor, adeta boğazınıza düğümleniyor. Mutlu olduğunuzda ise derin ve geniş.
Aslında duygularımız nefesimizi yönetiyor. Ama işin güzel yanı şu ki, biz de nefesimizi yöneterek duygularımızı dönüştürebiliyoruz.

Bir an için burnunuzdan derin bir nefes alın ve yavaşça verin. Sadece birkaç saniye… Bunu yaptığınızda fark edeceksiniz: Zihniniz biraz daha sakin, kalbiniz biraz daha huzurlu. Nefes, sadece oksijen taşımıyor; dinginlik, denge ve farkındalık da getiriyor.

Modern Dünyada Unutulan Bilgelik

Kadim öğretiler –Yoga’dan Tao’ya, Sufi nefeslerinden şamanik ritüellere kadar– nefesin merkezde olduğunu anlatır. Çünkü nefes, yaşamın ritmidir.
Ne var ki modern insan bu bilgeliği unuttu.
Sabah aceleyle evden çıkıyoruz, gün boyunca koşturuyoruz, akşam yorgun argın dönüyoruz. Bedenimiz ayakta ama nefesimiz hep yarım, hep aceleci.

Bu yüzden midemiz düğüm düğüm, başımız ağrılı, kalbimiz sıkışık. Belki de bütün bunların temelinde, nefes almayı unutmuş olmamız var.

Bir Nefeslik Mola

Bazen hayatın yükü ağır geliyor. “Dayanamayacağım” dediğimiz anlar oluyor. İşte tam o anda nefes bize bir sır fısıldıyor:
“Her şey bir nefes kadar basit. Al ve bırak. Tutma.”

Hayat aslında bu kadar yalın. Biz karmaşıklaştırıyoruz.
Düşünün: Her nefes alış, yeni bir başlangıç; her nefes veriş, eskiyi bırakmak.
Doğanın ritmi de aynı değil mi? Gün doğar, batar. Mevsimler gelir, gider.
Bizim nefesimiz de hayatla aynı döngüde akıyor.

Bilim de Onaylıyor

Artık modern tıp da nefesin gücünü görmezden gelemiyor. Derin nefes tekniklerinin sinir sistemini sakinleştirdiğini, stres hormonlarını azalttığını, kalp atışını dengelediğini biliyoruz.
Birçok ülkede doktorlar nefes çalışmalarını terapiye dahil ediyor. Çünkü nefes, hem bedensel hem ruhsal şifayı içinde taşıyor.

Ama belki de en önemlisi, nefesin bizi kendimize döndürmesi. İçsel gürültünün içinde bir anlığına nefese odaklandığınızda fark ediyorsunuz: “Ben buradayım. Yaşıyorum.”

Üst Bilince Açılan Kapı

Bazıları nefesi sadece bedensel sağlıkla ilişkilendiriyor. Oysa nefesin çok daha derin bir boyutu var. Zihnimizdeki düşünceler biraz durulduğunda, nefes aracılığıyla daha geniş bir farkındalık alanına açılıyoruz.
Kimileri buna “üst bilinç”, kimileri “öz”, kimileri “hakikat” diyor. İsimler farklı ama deneyim aynı: Sınırların ötesinde bir varoluşa temas etmek.

Belki bu yüzden nefes, meditasyonun en güçlü aracı sayılıyor. Çünkü nefes, bizi en saf halimizle buluşturuyor.

Toplumsal Bir Hatırlatma

Bugün dünyaya bakınca, sadece bireysel değil, toplumsal olarak da nefesimizin daraldığını görüyoruz.
Ekonomik sıkıntılar, politik gerilimler, günlük stresler… Hepimiz omuzlarımızda görünmez bir yük taşıyoruz.
Oysa bir toplumun nefesi açıldığında, birlikte de huzurlu ve güçlü oluruz.

Belki de bu yüzden çocuklara küçük yaşta nefes farkındalığı öğretilmeli. Onlar nefesle tanıştıkça, daha sabırlı, daha dengeli, daha huzurlu bireyler olacaklar.

Nefesinle Yüksel

Yazımı okurken belki içiniz biraz genişledi, belki de bir anlığına durup derin bir nefes aldınız. İşte bu bile yeterli. Çünkü nefes en yakınımızda duran, ama en az fark ettiğimiz mucizemiz.

Bugün kendinize bir armağan verin: Beş dakika boyunca sadece nefesinizi dinleyin.
Telefonu kenara bırakın, gözlerinizi kapatın, ve içinize dolan havayı hissedin.
Göreceksiniz, dışarıda aradığınız huzur aslında içeride, nefesinizin ritminde saklıymış.

Son Söz

Nefes, bu dünyaya gelirken aldığımız ilk hediye.
Ve bu dünyadan ayrılırken bırakacağımız son emanet.

Onu hatırlamak, aslında kendimizi hatırlamak demek.
Her nefeste yeni bir hayat başlıyor, her nefeste eski bir yük bitiyor.
Bugün, burada, şimdi… Bir kez daha hatırla:
Nefesinle yüksel.

Nefes Almayı Hatırlamak
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Egedebirgun.net ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin