Cumhuriyet ve bu vatan bize miras değil emanettir. Hepimiz bu emanetten mesulüz…
Kul Ahmet’in sırtında bir vatan sevdası ,ideallerinde münhasır bir medeniyet hedefi , çağdaş , demokratik, laik bir cumhuriyet ceketi …
En küçüğümüzden en büyüğümüze kadar hepimiz borçluyuz bu vatana ! Rahatça yaşıyorsak bu bayrak altında , güvenle uyuyorsak evimizde geceleri , istediğimiz gibi eğitim alabiliyorsak , fikirlerimizi söyleyebiliyorsak borçluyuz.
Şöyle bir bakıyorum da vatanımın her yeri liyakatsiz insanlar ile dolmuş taşıyor .Vatan sevgisinden uzak, sadece kendi çıkarlarını düşünen , bencil ve cumhuriyet düşmanı insanlar tıpkı basit mantarlar gibi her geçen gün dahada çoğalıyor. Liyakatsizlik bir örümcek ağı gibi vatanın her köşesini sarıyor .
Bazen düşünüyorum da askıda ekmek uygulamasına, askıda onur, ahlak, dürüstlük, mütevazilik , vatan sevgisi ve liyakatıda mı ekleyelim diye !
Ne demekti liyakat ; yakışır olmak, uygun olmak ,yeterli olmak .. Bilinmelidir ki liyakat kavramı toplumların ihyasında ve çöküşünde önemli rol oynar.
Liyakat ve ehliyetin ortadan kalktığı durumlarda rüşvet , iltimas , biat ve kulluk algısı toplumu esir alır. Merhametsizlik , ahlaksızlık, adaletsizlik , kibir ve cehalet hakim duruma geçer ve böyle bir ortamda da tüm bu algılar yönetim ve idare şekline bürünüp legalize olur .
Peki biz bu vatanın mirasyedileri değil de emanetçileri olarak ne yapacağız ? Kul Ahmet gibi geçirip ceketimizi sırtımıza bıkmadan , usanmadan , yorulmadan , çalmadan, yanlış yola sapmadan çalışacağız. Öyle sabah 8 akşam 5 gibi bir çalışma mesaisinden bahsetmiyorum ,paçalarımızdan yorgunluk akana kadar ,günlerce uykusuz kalmayı göze alarak , bir annenin yeni doğmuş evladına gösterdiği intizamı göstererek ,bıkmadan usanmadan çalışacağız.
Hedefler koyacağız önümüze, her birini tek tek gerçekleştireceğiz. Asla ve asla umutsuzluğa kapılmayacağız . Ne diyordu Mustafa Kemal ‘’ UMUTSUZ DURUMLAR YOKTUR UMUTSUZ İNSANLAR VARDIR. BEN HİÇBİR ZAMAN UMUDUMU YİTİRMEDİM’’ bizde hiçbir zaman umudumuzu yitirmeyeceğiz.vatanımız için , bayrağımız için , her bir karış vatan toprağımız için nefesimiz kesilene kadar liyakatle, sadakatle çalışacağız.
En yüksek ses tonumla söylemek isterim ki, bu vatan bizim. Doğusundan batısına , kuzeyinden güneyine , verimli toprağından çorak toprağına , denizinden bataklığına , altınından çamuruna, Türküyle , Kürdüyle ,Lazıyla ,Çerkeziyle , iyisiyle kötüsüyle bu vatan bizim. Hepimiz bu bilinçle ,bu sahiplenme ile ve liyakatle çalışmalı ve emanetimizi münhasır medeniyetler seviyesine çıkarmalıyız.
Kul Ahmet’e gelince ;
Sevgili Barış Manço’nun şarkısınada konu olmuş olan Ahmet bey, 1932 yıllarında İstanbul’da Anadolu yakasında Bağdat caddesinde yaşamış, ticaretteki dürüstlüğü ve çalışkanlığı ve aynı zamanda vatanseverliği ile bilinen , yardıma ihtiyacı olan herkesin yardımına koşan, toplum tarafından çok sevilen ve bugün ki Şaşkınbakkal semtimize ismini veren örnek bir vatandaşımızdır.
Barış Manço’yu ve Kul Ahmet’ sevgi ve rahmetle anıyorum.
Selam ve sevgilerimle..

