TMMOB Makina Mühendisleri Odası İzmir Şubesi, çocuk işçiliği, çocuk ölümleriyle tartışılan Millî Eğitim Bakanlığının MESEM uygulamasına yönelik açıklama yaptı. Çocuk işçiliğinin doğrudan yoksullukla bağlantılı olduğu vurgulanan açıklamada, “Bu sistem, ‘mesleki eğitim’ adı altında çocukların çalışma ortamına sokulmasıyla çocuk işçiliğinin meşrulaştırılması anlamına gelmektedir. Çocukların sınıflardan fabrikalara, işyerlerine yönlendirilmesine, çocuk işçiliğinin kader gibi gösterilmesine razı değiliz! Çocukların yeri makine başında değil, okul sıralarındadır” denildi.
Artan çocuk işçi ölümleriyle birlikte Meslek Eğitim Merkezleri (MESEM) yeniden tartışmaların odağında. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi’nin verilerine göre, son 12 yılda en az 770 çocuk iş cinayetine kurban giderken, bu yıl içinde 87 çocuk iş kazasında yaşamını yitirdi. Raporda; bu çocukların çoğunluğunun MESEM’li olduğu belirtildi.
MESEM uygulamasına yönelik siyasi ve toplumsal muhalefetin eleştirileri artarken TMMOB Makina Mühendisleri Odası İzmir Şubesi de açıklamada bulundu.
Çocuk işçiliğinin doğrudan yoksullukla bağlantılı olduğu vurgulanan açıklamada, MESEM uygulaması, bu sorunun merkezi bir parçası hâline geldiği belirtildi.
Açıklamada çocuk emeğinin, çocukların eğitim, oyun, sağlık ve gelişim haklarını doğrudan ihlal eden bir sömürü biçimi olduğuna dikkat çekilerek, “Ulusal yasalar ve uluslararası sözleşmelerle 18 yaş altı çocukların güvencesiz emek piyasasında çalıştırılmaması gerekirken, uygulamalar çocukların yüksek risk içeren ortamlarda bulunmasına yol açmaktadır. Sınıflarda olması gereken öğrencilerin, işyerlerinde, atölyelerde, inşaatlarda ucuz ve denetimsiz işgücü olarak kullanıldığı bir tabloyla karşı karşıyayız. Çocuk işçiliği doğrudan yoksullukla bağlantılıdır; ailelerin ekonomik zorlukları, çocukları okul yerine çalışmaya zorlamakta ve bu durum eğitim hakkının önüne geçmektedir” denildi.
“Çocuk işçiliğinin meşrulaştırılması anlamına gelmektedir”
TMMOB Makina Mühendisleri Odası İzmir Şubesi, açıklamasında Millî Eğitim Bakanlığının Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) uygulaması kapsamında, lise öğrencileri haftada dört gün işyerlerinde çalışmakta ve sadece bir gün teorik eğitim aldığı hatırlatıldı.
Eğitimin sömürücü aracı olduğu vurgulanan açıklamada “Bu sistem, ‘mesleki eğitim’ adı altında çocukların çalışma ortamına sokulmasıyla çocuk işçiliğinin meşrulaştırılması anlamına gelmektedir. İSİG meclisinin raporlarına göre 2025 yılında en az 82 çocuk çalışırken yaşamını yitirmiş; birçok çocuk işçi ağır yaralanmış veya hayatını kaybetmiştir. Bu durum, eğitimin bir hak olmaktan çıkarılarak sömürü aracına dönüştürülmesidir” ifadelerine yer verildi.
“Sosyal koruma politikaları acilen uygulanmalıdır”
“Çocuk işçiliği, çocuk haklarına aykırıdır” denilen açıklamada sosyal koruma politikaları acilen uygulanması için çağrıda bulunuldu:
“Çocukların eğitime ulaşma, oyun oynama ve sağlıklı gelişme hakkı vardır. Her ölüm bir ihmal ve toplumsal bir kayıptır. Çocuklar iş cinayetleri ile birlikte anılmamalıdır. Sistemsel çözüm şart: Yoksulluğun derinleştiği bu dönemde yalnızca yasalar değil; gelir desteği, ücretsiz eğitim, denetim ve sosyal koruma politikaları acilen uygulanmalıdır. Çocukların sınıflardan fabrikalara, işyerlerine yönlendirilmesine, çocuk işçiliğinin kader gibi gösterilmesine razı değiliz! Çocukların yeri makine başında değil, okul sıralarındadır.”
“Ulusal eylem planı derhâl hayata geçirilsin”
TMMOB Makina Mühendisleri Odası İzmir Şubesi, taleplerini ise şöyle sıraladı:
– MESEM gibi eğitim adı altında çalışma uygulamaları derhal durdurulsun ve çocukların eğitim hakları güvence altına alınsın.
– Çocuk işçiliği ile mücadelede kapsamlı ulusal eylem planı derhâl hayata geçirilsin.
– Ailelere ve çocuklara yönelik sosyal koruma, gelir desteği ve ücretsiz eğitim hizmetleri güçlendirilsin.
-Çocuk işçiliğinin önlenmesi için bağımsız denetim mekanizmaları ve yaptırımlar oluşturulsun.
– Çocuk işçiliği ile mücadele, eğitim, sosyal politika ve emek politikaları bütünlüğünde ele alınsın.



