ABB ‘konser’ soruşturmasında dün (23 Eylül) sabah yöneticiler dahil 13 kişi gözaltına alınmıştı.
Basın toplantısı düzenleyen Yavaş şunları söyledi:
Konser işiyle başlayalım, defalarca açıklama yaptık. Olay ortaya çıkınca geçmişe dönük teftiş yaptık. Bizim teftişlerimizde herhangi bir kamu zararı çıkmadı.
Mülkiye müfettişleri bilirkişi heyeti oluşturdular. Bunların ben uzmanlık alanının bu konuyla hiç alakası olmadığını tespit ettim. Bunlar bilirkişi raporu düzenlemiş. Mülkiye müfettişliği de dosyayı savcılığa göndermiş.
Ankara başsavcılığı da yeni bir inceleme başlatmış, bir bilirkişi heyeti tespit etmiş. Bilirkişi heyeti de bu eski bilirkişinin yaptığı rapor üzerinden kamuoyuna açıklanan raporu açıklıyor. Yani usulüne uygun yapılmayan bir inceleme üzerine yapılan…
Eğer ABB daha pahalı yapmışsa cezasını çeker, aynı rakamlarsa lekelenmeme hakkı var. Adalet istiyoruz, güzelce inceleyin, bilirkişilere verin. Suçlusu varsa cezasını çeksin. Pahalı yapmışlarsa cezasını çekerler, yapmamışlarsa da aklanırlar.
Sabaha karşı apar topar evlerinden alınmak… Emniyete, ifadeye çağırdınız da gelmediler mi? Aynı muamele belediye başkanlarımıza da yapıldı. Yahşihan belediye başkanı da dahil. Apar topar gözaltına almanın hukukta yeri yok. Lekelenmeme hakkı vardır.
Ankara’nın en büyük hırsızı kim çıkar?” denilince “Ben” diyen biri tweet attı, sabaha karşı operasyon var… Tepkiyi görünce yok ben onu kastetmedim diyor.
Ben diyorum ki… Bu ülkede Gökçek ve ailesinin tümü yargılanmadan, hapse girmeden ve yaptıklarının hesabı sorulmadan asla adaletten bahsedilemez.
Ankara’nın tertemiz yönetileceğini ispat için göreve geldik. Çalmayacağız, çaldırmayacağız. Ne yiyeceğim ne de yedireceğim.
Hiç unutmuyorum Beypazarı belediye başkanıyken taksiye bindiğimde söylenen şuydu: “Abi çalıyor ama çalışıyor.” Hayatı boyunca çocukları helal lokma yememiş kişilerin de laflarını kusura bakmayın boğazlarına tıkmak zorundayım.
Olay bu kadar basit, herkesin adil yargılanması gerekir. Cezası olan çeker.
Bizlerin harcamalarıyla eski dönemin harcamaları. Bir festivalde gong çaldı diye Avrupa’dan getirdikleri bir mankene 41 milyon lira verdiler. Gong çaldı ve gitti.
Oğlana iş vermesi lazım. Babası ona futbol takımı almış. Bazı şirketlerden ihale vermek suretiyle ve bir de hafriyat gelirini, belediyenin oldukça büyük gelirini Osmanlıspor’a vermiş. Sayın Mustafa Tuna gelir gelmez bunu sonlandırdı.
Biz gelir gelmez hafriyat dosyasını şikayet ettik, takipsiz kararı çıktı. Avukatımız dört defa verdi. Melih Gökçek’in imzası yok diye takipsizlik kararı verildi.
Kamu zararı kaç para olursa bunları gözaltına alırsınız tutuklarsınız?
ANKA Park’ı şikayet ettik. Savcılık soruşturma izni istedi, Süleyman Soylu izni vermedi. Danıştay’a itiraz ettik. Danıştay dedi ki “İddiaların tek tek incelenmesi lazım.” Geri gönderdi. Mahkeme bunları yapmadı, takipsizlik kararı verdi geçti.
Biz sulh cezaya itiraz ettik. Kanun yoluyla bozma talebine gittik. Dosyamız adliyede bekliyor. Adalet Bakanlığı’na ne zaman gönderecekler bilmiyorum.
Teleferik öngörmüşler. Kime vermişler biliyor musunuz? AK Parti il başkan yardımcısına vermişler, o an görevde. İşe başlıyor 240 günde bitecek ihaleyi yasadışı 1500 güne uzatmışlar. Terkedip gitmiş orayı. İncelettik. Bu projeyi hazırlayan adam o şirketin elemanı çıktı. O şirketin elemanı başkanına onaylatmış, bunun tespitini biz yapmadık Sayıştay ya da bilirkişi yaptı. Bir kez ifadeye çağrılmadı.
Zarar 2 milyar küsur lira niye bunu yaka paça götürmüyorsunuz? Niye bunun elemanını da ihaleye fesatın kapsamına sokmuyorsunuz. Bize adaletten bahsetmeyin, Gökçek ailesinin tümü hapse girmeden bu ülkede adaletten bahsedemezsiniz.
Bu basın toplantısıyla hemen işin yürütülmesini istiyoruz çünkü zaman aşımına uğrayacak.
Sayın cumhurbaşkanı görevi bırakmasını istedi, nazlandı nazlandı aralıkta bırakmak durumunda kaldı.
Benim hakkımda 2018’de araştırmalar yapıyor. Etrafımdaki 10’larca kişinin 10 yıllık tape soruşturmaları yapılıyor. Hiçbir şey bulunmuyor. Ama Gökçek’in hiçbir telefon ya da HTS kaydı sorgulanmıyor. Çıktı televizyona “Beni cinler kandırdı” dedi. “Beni cinler kandırdı” deyince demek ki yargılanmıyor.
FETÖ’den de Gökçek ve ailesi yargılanmadan bu ülkede adaletten bahsedemezsiniz. Oğlanı Osman 2010’larda mütevelli heyetinde Ankara’nın, eşi hanımefendi okul yaptırmış. Osman Samanyolu Koleji’nden mezun. Bu kriterler yargınlanması için yetmiyor mu? 17-25’ten sonra da milat kabul edilen tarihten sonra da FETÖ’ye verdiği imar rantları var.
Maalesef bunlara takipsizlik kararı verildi, bu ailenin soruşturmadan muaf olduğunu anlamış bulunuyoruz. Bir gün herkes işlediği suçun cezasını sonuna kadar çekecek.
Dikmen vadisini yaptırırken bir şirkete verdiler yapılıyor. Bazı belediyenin kat karşılığı verdiği yerleri AK Partili olan vekillere toplu satış yaptılar. 330 daireyi toplu satış yapınca kim gider arkadaşlar. Bunu satarken yüzde 50’si peşin geri kalanı taksitle. Bina yapılırken haciz geliyor, taksitler üç yıl durduruluyor. Ne kadar ballı alışveriş değil mi? Bunun üzerine 11 milyon lira kamu zararı çıkıyor. Bunu Sayıştay çıkarıyor.
Bu bilirkişiler hakkında da soruşturma yapılmalı. Kamu zararı yok falan derken müteahhite tıkır tıkır ödettiler.
Helikopter kiralanmış, ASKİ ayrı büyükşehir ayrı kiralamış aynı helikopteri. Uçuş garantisi vermişler, yükleniciye tam ödeme yapmışlar. Bilirkişi rapor düzenlemiş, kamu zararı var demiş. 4 milyon 589 bin lira yani güncel rakamla 106 milyon lira. Aynı bilirkişi, ismini veremiyoruz… “İhale sözleşmeleri kanununa göre aykırılık tespit edilmedi” diyor. Bu bilirkişiden hesap sorulmayacak mı? Yani bir heyet bunları aklamaları için uğraşmış.
Oğlunun birine televizyon (Beyaz TV’yi kastediyor), birine futbol takımı almış gezmesinler diye oyalansınlar diye. İnkar ediyor hala benim değildi diye. Tabii bir televizyon ve futbol takımı kolay dönmüyor. Şirketlere ihaleler verilmek suretiyle buralardan finanse edilmiş. Buralarda açık şekilde Beyaz TV’ye Osmanlıspor nerden yaptığı eşinin vakfı zaten onlarca… Belediyenin mallarını vermiş.
Görevden alınacağını anlayınca, alındığı tarihten bir ay önce eve alınacak mobilyaları belediyeye aldırdı. Takipsizlik verdiler. Belediye bu mobilyaları niye alsın? Hanımefendi, özel kalem müdürünü arayıp “Sehpa yanlış gelmiş” diyor. Takipsizlik verdiler. Neredeyse bizim teftiş kurulunu soruşturmaya kalkıyorlardı.
Görevden ayrıldığınız halde cipleri vermezsiniz, zorla aldık. Belediyenin her şeyini kendi ailenin malı gibi kullanmışlar. Hanımefendiye tahsis edilen evleri falan saymıyorum. Utanamamak nasıl bir duygudur?
Evinizde Gürcistanlı masözü belediyeden maaşını vererek çalıştırıyorsunuz. Bunu bir Allah’ın kulu belediyeye ödettirir mi? Beyaz TV ordan finanse edilir, masraflar ordan, spor kulübü ordan finanse edilir. Ankara halkı bunların kamu malına çöktüğünü görüp işte bizi göreve bu yüzden getirdi. Siz yapmayın diye. Biz yapmayacağız. Kardeşim olsa yolsuzluk yapandan hesabını soracağım.
Türk yargısına vereceksiniz bunun hesabını, fitil fitil burnunuzdan gelecek.
Gökçek usulsüz oturduğun o ev var ya, mahkeme kararıyla tespit edilen… Çık bakayım o evden, çık. Evsiz kalmazsın, oğlan villa yapıyor bir katına seni oturtur.
Yargıdan çekinecek hiçbir şeyimiz yok. Tek isteğimiz konser soruşturması adı altında içine siyaset katılan soruşturmanın adil bir şekilde yapılması, varsa cezası olanın çekmesi.
İki kitap dolusu yolsuzluk var, bir tane yargılama yok. Hepinize saygılar.
NE OLMUŞTU?
ABB tarafından 2021-2024 yılları arasında düzenlenen konserlerle ilgili kamu zararı iddiasıyla başlatılan soruşturmada dün sabah mevcut ve eski belediye yetkilileri dâhil 13 kişi gözaltına alındı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada gözaltına alınan 13 kişiye “görevi kötüye kullanma” ve “ihaleye fesat karıştırma” suçlamaları yöneltiliyor.
DEVAMI GELİYOR…




