İzmir Kooperatif davası kapsamında yargılanan Tunç Soyer, Şenol Aslanoğlu ve Heval Savaş Kaya’nın da aralarında bulunduğu sanıklar, beşinci kez hakim karşısına çıktı. Tunç Soyer’in avukatı Murat Aydın, mahkeme başkanına AKP’li Selahattin Kalyoncu’nun bilirkişi olarak atanmak istenmesi ile ilgili tepki gösterdi.
Kamuoyunda “İzmir Kooperatif Davası” olarak bilinen ve “nitelikli dolandırıcılık” iddiasıyla süren davanın 5’inci duruşması bugün görülüyor.
Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, eski İZBETON Genel Müdürü Heval Savaş Kaya ve eski CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, bu davadan tahliye edilmiş olmalarına rağmen kooperatiflere yönelik başlatılan ikinci dalga “zimmet” soruşturması kapsamında tutuklu bulunuyor. 65 sanığın yargılandığı soruşturmada 3 yıldan 45 yıla kadar hapis cezası istemiyle İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı.
Bugün görülen duruşmada sanıklar dikkat çeken savunmalar yapıyor.
Bilirkişi krizi!
Duruşmanın başlangıcında Tunç Soyer’in avukatı Murat Aydın ile hakim arasında önce SEGBİS, sonra da bilirkişi tartışması yaşandı. Murat Aydın, bir önceki duruşmada bilirkişi raporu açıklayan heyetin reddini istedi. Aydın, heyetteki bilirkişilerin davaya müdahil olan kamu kurumunun memuru olduğunu, bunun kanunen doğru olmadığını vurguladı. Mahkemenin, bilirkişi heyetinin reddine dair olumlu ya da olumsuz bir karar vermediğini ifade eden Aydın, “Bir karar vermediğinizde mahkemeye ulaşma hakkımızı ihlal etmiş oluyorsunuz. Ayrıca ikinci bir heyet için girişimde bulundunuz. Bu heyetteki bir bilirkişi, 2007 yılında AKP Trabzon Milletvekili Aday Adayı olmuş Selahattin Kalyoncu’dur. Eski CHP İzmir il başkanının yargılandığı bir davada bu bilirkişinin tarafsız kalacağını nasıl söyleyebilirsiniz? Kişilerin yaşıyla ilgili bir şey söylemek istemem ama 80 yaşında ve siyasi geçmişi belli olan birinin nasıl bir rapor vereceği şimdiden bellidir. Bu bile tek başına bu davanın siyasi saiklerle ilerlediğini gösteriyor.
Biliyorum heyet oluşturmanız çok zor ama bunun nedenleri var. Çünkü bugüne kadar 23 bilirkişi bu davaya rapor hazırlamayı reddetti. Bu reddin bir anlamı yok mu? Ayrıca inşaat mühendisine kooperatif kanunuyla ilgili görüş ver diyorsunuz. Görevlendirdiğiniz ilk heyet kopyala yapıştır yaparak iddianamenin aynısını rapor diye önümüze sundu ve bu bilirkişilere ücret ödediniz. Kamu zararı işte budur. Şimdi de ikinci heyet oluşturmaya çalışıyorsunuz ve bir AKP aday adayını görevlendirmek istiyorsunuz. Çok temel bir ilkedir; adil olduğun kadar adil görün. Talebimiz nettir. Bir önceki bilirkişi heyeti raporuyla ilgili olumlu ya da olumsuz bir karar açıklayın. Bilirkişilerin görevleri ile ilgili net tanımlar yapın.” dedi





