Rojbin Kaymaz
  1. haberler
  2. Yazarlar
  3. DEMOKRASİNİN EKSİK YARISI: KADIN TEMSİLİ

DEMOKRASİNİN EKSİK YARISI: KADIN TEMSİLİ

featured
service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Türkiye’de kadınlar nüfusun yarısını oluşturuyor. Ancak siyasete, sendikalara ya da derneklere baktığımızda, karar mekanizmalarında kadınların görünürlüğü hâlâ çok sınırlı. Oysa Türkiye, 1934 yılında kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanıyarak dünyada öncü ülkelerden biri olmuştu. Bugün geldiğimiz noktada, 28. dönem parlamentosunda 600 milletvekili arasında yalnızca 121 kadın bulunuyor. Bu da temsil oranının yüzde 20,1 olduğu anlamına geliyor. Türkiye tarihindeki en yüksek kadın vekil sayısı bu olsa da, hâlâ olması gerekenin çok gerisinde. Yerel yönetimlerde ise kadınların varlığı yok denecek kadar az. Siyasetin dili erkek, siyasetin tonu erkek, siyasetin kuralları erkek egemen. Bu tablo yalnızca istatistik değil, toplumsal eşitsizliğin en açık göstergesidir.


Kadınların siyasette görünmez kılınması, toplumda onlara biçilen rolün bir yansımasıdır. Ev içiyle sınırlandırılan, kamusal alanda geri plana itilen kadınlar siyasette de vitrin figürü olmaktan öteye geçemiyor. Oysa bu mesele yalnızca kadın haklarıyla ilgili değil; demokrasinin kalitesiyle doğrudan bağlantılıdır. Kadınlar yalnızca seçmen olarak kalıyor, seçilen olamıyor. Böyle bir düzende alınan kararlar tek taraflı, eksik ve adaletsiz kalıyor. Temsil adaleti olmadan demokrasi tam anlamıyla var olamaz.


Bir diğer acı gerçek de şiddettir. İçişleri Bakanlığı verilerine göre 2024 yılında 315 kadın, erkek şiddeti sonucu hayatını kaybetti. Yani neredeyse her gün bir kadın, yalnızca kadın olduğu için öldürülüyor. Böyle bir tabloda “kadın eşit yurttaştır” demek, kâğıt üzerinde kalıyor.


Özellikle doğu sosyolojisi açısından mesele daha da çarpıcıdır. Kadın çoğu zaman ailenin onurunu taşıyan bir figür olarak görülür, ekonomik bağımsızlığı kısıtlanır, toplumsal ilişkilerde ikinci plana itilir. Ama bütün bunlara rağmen Diyarbakır, Van ve Mardin gibi şehirlerde kadın belediye başkanları, kadın kooperatifleri ve kadın meclisleri örnekleri ortaya çıkmıştır. Kayyum politikalarıyla bu kazanımlar sık sık geri alınsa da, kadınların siyasette var olma ısrarı toplumun dönüşüm gücünü gözler önüne seriyor. Kadınlar evde, tarlada, atölyede, kamusal alanda omuzlarında büyük yük taşıyor; fakat bu omurga hâlâ görünmez kılınıyor.


Bu görünmezlik yalnızca bir adaletsizlik değil, toplumsal gelişmenin önündeki en büyük engeldir. Kadınların özgürleşmediği, eşit haklarla siyasetin ve toplumun merkezine taşınmadığı bir yerde ne demokrasi tamamdır ne de kalkınma mümkündür. Toplumun yarısını gölgede bırakarak bir bütün inşa edilemez.


Temsil adaleti demek, toplumun bütün kesimlerinin siyasette eşit şekilde yer bulması demektir. Kadın yoksa, genç yoksa, yoksul yoksa, doğunun sesi yoksa o siyaset adil değildir. Kadınların siyasette görünürlüğü işte bu yüzden hayati: Çünkü onların olmadığı bir parlamento, onların olmadığı bir belediye, toplumun yarısının susturulduğu yerdir.


Kadının toplumsal hayatta görünmez kılınması ile siyasetteki eksik temsili aynı sorunun iki yüzüdür. Kadınların emeği değer bulmadıkça, şiddet son bulmadıkça, siyasette hak ettikleri yeri almadıkça bu ülke yarım kalacaktır.


Unutmayalım: Kadının özgürlüğü, toplumun özgürlüğüdür. Ve siyasetin en büyük ihtiyacı, gerçek temsil adaletidir.

DEMOKRASİNİN EKSİK YARISI: KADIN TEMSİLİ
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Egedebirgun.net ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin