Öyle bir ülke, öyle bir gençlik ve öyle bir gelecek hayal ediyorum ki, tıpkı önderimizin de dediği gibi ‘’Fikri hür, vicdanı hür, İrfanı hür.’’ Özgür mü özgür…
Bugün tam da hayal ettiğimiz gibi bir Türkiye portresi düşleyelim. Babaların eve nasıl ekmek götüreceğim , annelerin akşama ne yemek pişireceğim kaygısının olmadığı, çocukların aç uyumadığı , acaba okula gidebilecek miyim endişesi yaşamadığı, zengin, fakir ayrımının yapılmadığı , hayvanların öldürülmediği, iyi insanların çok, kötü insanların ise yok olduğu, havanın güneşli olduğu ama yakmadığı, insanların nazik ve nezaketli, hukukun üstün, demokrasinin yetkin olduğu, toplumsal barışın ülkenin dört bir yanında hissedildiği, insanın insana zorbalığının olmadığı, huzurlu,
barış içinde ve mutlu bir Türkiye düşleyelim…
Biz umutsuz olmamayı önderimizden öğrenmedik mi? Ne diyordu ulu önder ‘’umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır. Ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim.’’ İşte tam da bu söz bizim hayal ettiğimiz ülkeyi inşa etmek için tek bir neferimiz kalana kadar çalışacağımızı simgeleyen sloganımız olmalıdır.
Peki nasıl? Önderimiz bu sorununda cevabını vermiş ‘’ Bütün ümidim gençliktedir’’
Ben de gençlikten yana çok umutluyum. Ardımızdan gelen nesil okuyan, sorgulayan, mantık denklemini kurmadan ikna olmayan, biat etmeyen, küresel düşünen, hümanist, araştırmacı, özgürlükçü, modern ve kafası zehir gibi çalışan bir nesil…
Ne yapmalıyız?
Hayal ettiğimiz ülkeye ulaşabilmek için ülkemizin en önemli potansiyeli olan gençlerimizi yarınlara en iyi şekilde hazırlamalıyız. Ekonomik, toplumsal ve siyasal hayatta aktif rol almalarını ve geleceğin rekabetçi şartlarına en iyi şekilde hazırlanmalarını sağlamalıyız. Tüm bunları yaparken de onların yüksek ideallere sahip, özgür düşünceli, milli ve manevi değerlerine bağlı, yeniliğin ve teknolojinin peşinden koşan, yeni icatlar geliştirebilen ve küreselleşmenin beraberinde getirdiği hız ve dönüşüm dünyasına yabancı kalmayan bir nesil yetiştirmeyi başarabilmeliyiz.
Tabi tüm bunları başarmayı hedeflerken, devlet ve millet olarak ta gençlerimizin kaygılarını gidermeyi,
beklentilerini karşılamayı, onları anlamayı, görüşlerine değer vermeyi ve onlara refah ve özgür bir yaşam alanı sunmayı görev bilmeliyiz. Tüm bunları uygulayabildiğimiz taktirde hayalini kurduğumuz portreyi aydınlık geçlerimizin desteği ile gerçekleştirebilir ve o portrede toplum olarak birlik ve beraberlik içinde mutlu, huzurlu ve barış içinde yaşayabiliriz.
Gençler, meydan sizde, kalem sizde, irade sizde, güç sizde, değişim sizde…
Muhtaç olduğunuz kudret mi? ‘’HER TÜRK GENCİNİN DAMARLARINDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR’’
Yazımı Cahit Sıtkı Tarancı’nın bize daha ilkokul sıralarında iken memleket sevdası ile ezberletilen dizeleri ile kapatmak isterim.
Memleket isterim, gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun
Kuşların çiçeklerin diyarı olsun,
Memleket isterim ne başta dert ne gönülde hasret olsun
Kardeş kavgasına bir nihayet olsun
Memleket isterim ne zengin ne fakir ne sen ne ben farkı olsun
Kış günü herkesin evi barkı olsun
Memleket isterim, yaşamak sevmek gibi gönülden olsun,
Olursa bir şikâyet ölümden olsun.
Selam ve Sevgilerimle…

