Ortadoğu’da kızlar kadın doğar ve ecellerinden önce ölürler. O kadar çok kadın gömülür ki bu topraklarda, artık toprak bile dişidir. işte bu yüzden toprak ana denir. Tam da bu sebepten Ortadoğu’da toprak kurak ve verimsizdir. Buna da kadının intikamı denir!
ORTADOĞUDA KADIN OLMAK …
Bu coğrafyada kadın olmak acıların içine doğmak ve acılarla kavrularak yaşamaktır adeta. Henüz doğar doğmaz neden kadın oldun diye cinsiyetin sorgulanmaya ve yok sayılmaya başlanırsın. Bütün hayatın sana sorulmadan , baban, abin, oğlun ve kocan tarafından şekillendirilir ve sen sadece sana uygun biçilen hayatı yaşarsın .Sana layık görülen yaşamı sorgulayamazsın bile ! Boşuna dememişler ‘’COĞRAFYA KADERDİR’’ diye.
Peki neden bu coğrafya kadınlar için kader olmaktan çıkamıyor?
Başta eğitim eksikliği , cehalet ve beraberinde gelen ataerkil sistem diyorum ben. Çünkü özellikle eğitimsiz ataerkil sistemlerde kadının yaşam planında yeri yoktur. Fikri sorulmaz , kamusal alanlara giremez, bağımsız bir birey gibi yaşayamaz. Ataerkil ailelerde ataya yani babaya saygı ve itaat esastır. Hatta Pater Familias diye bir kavram bile vardır ve bu kavram ailelerdeki baba ve erkek çocuğun gücünü ve hakimiyetini ifade eden bir kavramdır.
Bu ataerkil sistemin sonucu olarak da ,erkeklerin kendilerini kadınların efendisi olarak görmesi maalesef kaçınılmaz oluyor … Halen günümüzde ve hatta ülkemizde bile bazı kültürlerde erkek çocuğu üstün tutulmuyor mu ? Anne , baba oğluna ayrı , kızına ayrı muamele göstermiyor mu ? Erkek çocuğu soy devamı olarak görülüp metaştırılmıyor mu ? Bu arada soy devamı demişken , soy devamını soyadı gibi gören kültürlerin ve ailelerin sayısı da öyle azımsanacak kadar az değil ! Hâlbuki soy devamı dediğimiz şey bu dünyadan göçüp giderken geriye kız , erkek fark etmeksizin güzel ahlaklı evlatlar bırakmak değil midir? Kötü ahlaklı , topluma , ailesine hiçbir faydası olmayan bir erkek evlat soyadını devam ettirmese daha faydalı olmaz mı ?
Biz ülke olarak kadın hakları konusunda Ortadoğu ülkelerine göre şanslı ülkeler arasında yer alıyoruz . Kurucumuz ve önderimiz Mustafa Kemal Atatürk daha cumhuriyetimizin kuruluşunun ilk yıllarında henüz Avrupa’daki kadınlarda dahi olmayan hakları biz Türk kadınlarına vermiştir ve ‘’ Ey Türk kadını sen yerlerde sürünmeye değil omuzlar üzerinde yükselmeye layıksın’’ diyerek gerek ülkenin kurtuluşu ve gerekse yeniden inşası esnasında katkısı büyük olan Türk kadınını sayısız yetki ve haklarla donatarak , toplumda, aktif yaşamda rol almasını sağlamış ve kadının önemini ve toplumdaki sarsılmaz yerini sürekli vurgulayarak ülkemiz için coğrafyayı kader olmaktan çıkarmıştır.
Bugün Ortadoğu’da yaşanan kadına yönelik zulmü izledikçe önderimizin vermiş olduğu haklara daha sıkı , daha güçlü bağlanmamız ve sahip çıkmamız gerektiğini görüyoruz.
Kadın eştir, eşittir, kardeştir, evlattır…
Kadın dünyayı tamamlayandır…
Selam ve sevgilerimle ,

