Ekonomik çürümeden daha tehlikeli bir tehdit altındayız SOSYAL ÇÜRÜME! Neden mi?
Ekonomik çürümeden daha tehlikeli çünkü iktisadi çürüme her zaman toparlanır. Dünya tarihine baktığımızda sayısız kriz görürüz ve hepsinin ardında dünya tekrar toparlanmıştır çünkü kapital asla kendini yok etmez…
Sosyal çürüme, etik değerlerimizi kaybetmemiz demekti yani kültürel değerlerimizi yitirmemiz, modernleşeceğiz derken ana bağlarımızdan kopmamız demekti.
Adaletsizlik, yozlaşma, sosyal normlara uymama ve kültürel değerlerden kopuş gibi karakterize edilen karmaşık bir olgu demekti ve sosyal çürüme bir toplumun yapısını derinden etkileyen en büyük tehdittir.
Kültürel değişimler sosyal çürümeyi etkileyen en güçlü unsurdur. Geleneksel aile yapıları ve toplumsal normlar, modernizasyon ve küreselleşme sürecinde erozyona uğrayabilir ve bu durum toplumdaki ahlaki değerleri, toplum bilincini zayıflatarak bireyselciliği arttırabilir.
Özellikle genç nesilde görülen gelenekselcilikten uzaklaşma, modernleşme başlığı altında bireyselleşme ve aldığımız göçler ciddi manada kültürel deformasyonlar oluşturmakta ve sosyal çürümeyi hızlandırmaktadır.
Sosyal çürüme beraberinde bireylerde, hoşnutsuzluk, suça eğilimde artış, yalnızlaşma, kültürden kopma vs gibi durumları beraberinde getirmekte ve bu durumların artışlarına da neden olmaktadır.
Sosyal çürüme ülkemizin sanat ve edebiyatında da deformasyona neden olmaktadır. Düşünün ki Türk Edebiyatı’nda,Türk tiyatrosunda ve Türk sinemasında bugüne kadar göçmen kültürü, mülteci, kara kapa aklama vs. konuları gerek yazınında gerekse düşününde yer almamışken şimdiki zamanda yer almaya başlamıştır. Ve eğer bu çürümeye önlem alınmazsa edebiyatımızda, sinemamızda ve tiyatromuzda da dönüşü olmayan yola girmiş olacağız.
Bizim cennet gibi bir ülkemiz, pırlantadan daha parlak bir milletimiz ve zengin mi zengin bir kültürümüz, tarihimiz var. Bugün Avrupa’da bir şehirde yere düşün kimse sizi kaldırmaz ancak ve ancak ambulans gelir kaldırır ama bizim kültürümüzde Anadolu’nun en ücra, en ilkel, en iptidai köyüne gidin bir köylünün kapısını çalın ve karnım aç deyin sizi tanrı misafiri bilir elindeki tek hayvanını keser ve size ikram eder.
İşte biz böyle asil ve yüce gönüllü bir milletten, böyle zengin bir kültürden ve tarihten geliyoruz.
Kültürümüzü, tarihimizi, etiğimizi yeni nesillere aktaralım ve sosyal çürümeye izin vermeyelim.
Daima güzel yarınlar dileği ile…

