Köylülerimizin, çiftçilerimizin, üreticilerimizin sesini duyuyoruz, üreticilerimizle birlikteyiz. Halleri perişan!
Asgari ücretli geçinemiyor, işveren kazanamıyor iflas veriyor. Tüccar dertli, esnaf dertli, çiftçi perişan, mahsulünü tarladan toplayamıyor, toplasa satamıyor, satsa değerini bulamıyor, harcadığı emeğin karşılığını bulamıyor… Tarımı bitirdiniz!
Hayvancılık da bitti!
Çiftçilerimizi ve esnafımızı ziyaret ediyorum. Onları dinliyorum. Bir sorduk, bin işittik.
Bu mesele artık bambaşka bir mahiyete büründü. Üretim bitti, hemen hemen her şeyimiz ithal. İthal sığır, ithal et, yumurta, buğday vs. Düşünün samanı ithal eden bir ülkeyiz.
Çiftçi perişan. Seneye kim ekecek?
Tarım Bakanı İbrahim Yumaklı’ya sorsanız, “Manipülasyon.” deyip, geçer.
Hayat pahalılığından, girdi fiyatlarının her gün arttığından, üretim maliyetlerinin artışına ayak uyduramadıklarından üretim yapamaz hale geldiklerini söylüyorlar.
22 yıllık AKP iktidarında çiftçi her yıl fakirleşmeye devam ediyor. Çiftçi perişan. “Değişim” diyor. Zor koşullara rağmen ülkeme yine Baharlar gelecek, AKP gidecek, çiftçinin yüzü gülecek.
Bir yandan düşük fiyatlar, bir yandan pahalı girdiler diğer yandan kuraklık…
Türkiye’de işsiz sayısı 2024’ün 2. çeyreğinde 3 milyon 156 bin kişiye ulaştı. (TÜİK)
İktidarın ekonomide sunduğu pembe tablonun karanlık yüzü ortaya çıktı. Kemerinde sıkmaktan delik kalmayan vatandaş kötü yönetilen ekonominin bedelini işsiz kalarak ödüyor. Gerçek işsiz sayısı TÜİK’ in açıkladığı rakamların çok üzerindedir. Bir çelişkiyi de belirtmek isterim. İşsiz sayısı artarken işsizlik oranı nasıl değişmiyor bilen biri açıklayabilir mi?

