İzmir’den Erzurum’un Hınıs ilçesine doğru yola çıkarken, Divan Hüseyin Cemevi’ne katılmanın heyecanını yaşıyordum. Bu yolculuk, sadece fiziksel bir seyahat değildi; aynı zamanda içsel bir yolculuğun da başlangıcıydı. Cemevinde yaşadığım manevi tecrübe, köklerime olan bağlılığımı yeniden canlandırdı. Bu deneyimle, Dersim’e doğru olan yolculuğumun anlamı daha da derinleşti.
Dersim, atalarımın toprakları, geçmişimin ve geleceğimin buluşma noktası. Bu topraklar, sadece fiziksel bir mekan olmanın ötesinde, inancımın ve vicdanımın kök saldığı yer. Dedelerimin ve ninelerimin yaşadığı, mücadele ettiği ve yaşattığı bu topraklar, benim için bir özlem kaynağı.
Yolculuk boyunca, her adımda geçmişimle yeniden buluşurken, aynı zamanda geleceğime dair umutlarımı da pekiştirdim. Dersim’in dağlarında yürürken, atalarımın ruhlarını hissediyor, onların mücadelesini ve direncini içimde yaşıyordum. Bu topraklarda atılan her adım, geçmişimle olan bağımı güçlendirirken, geleceğime dair inancımı da tazeliyordu.
Köyüm, benim için sadece bir yerleşim yeri değil, aynı zamanda kimliğimin bir parçası. Orada büyüyen her ağacın, akan her derenin, geçmişimin bir parçası olduğunu bilmek, bana büyük bir huzur ve aidiyet duygusu veriyor. Bu topraklarda doğan her yeni gün, atalarımın mirasını yaşatma ve gelecek nesillere aktarma sorumluluğumu bana hatırlatıyor.
Dersim’e olan yolculuğum, sadece fiziksel bir seyahat değil, aynı zamanda manevi bir arayışın, geçmişle geleceğin buluşmasının bir ifadesi. Bu topraklarda atılan her adım, inancımın ve vicdanımın bir yansıması. Geçmişimin, geleceğimin, inancımın, vicdanımın, köyümün, özümün ve özlemimin bu yolculukta nasıl birbirine kenetlendiğini görmek, bana büyük bir güç ve umut veriyor.
Dersim’e ulaşmak, sadece bir hedefe varmak değil, aynı zamanda bir dönüşümün, bir uyanışın ve bir yeniden doğuşun ifadesi. Bu topraklarda yaşanan her anı, geçmişimle olan bağımı pekiştirirken, geleceğime dair umutlarımı da yeşertiyor. Bu yolculuk, benim için bir son değil, aksine yeni başlangıçların habercisi.
Atalarımın topraklarında, onların izinde yürürken, geçmişimle buluşup geleceğime dair umutlarımı pekiştirdim. Dersim’e olan yolculuğum, inancımın ve vicdanımın bir yansıması olarak, bana büyük bir güç ve umut verdi. Bu topraklarda yaşanan her anı, geçmişimle olan bağımı pekiştirirken, geleceğime dair umutlarımı da yeşertti. Dersim’in dağlarında yankılanan atalarımın sesleri, bana her daim yol gösterici olacak.
Ve Dersim’den buruk ayrılmak…

