Ceren Akyüz
  1. haberler
  2. Yazarlar
  3. Sessiz Çöküş – Toplumsal Kayıtsızlık

Sessiz Çöküş – Toplumsal Kayıtsızlık

featured
service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Büyük bir enkazın ortasında, hayatlarımıza devam ediyoruz. Sesimizi yükseltmek istiyoruz; ancak betonların arasında sıkışmış, duvarların ardına saklanmış, susturulmuş, korkutulmuş bir toplumun içinde var olmak, 37 yaşında biri için her geçen gün daha da zor hale geliyor. 60’ların Türkiye’sinde yaşananları dinliyorum, okuyor ve bir yanda da başını öne eğip sessizce yoluna devam edenlerin olduğu bir ülkeyi görüyorum. Bu manzara insanı derinden etkiliyor.

2025 yılı Türkiye’sinde insanlar, açlık sınırının altında yaşamaya alıştı. Emekliler, yıllarca çalışıp dinlenmeyi, huzur içinde geçirmeyi hayal ettikleri yıllarını açlıkla, çaresizlikle geçiriyor. Adaletsizlik kanıksandı, özgürlüğün anlamı unutuldu. Örgütlenme, dayanışma ve hakkını arama gibi kavramlar yerini, “Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” anlayışına bıraktı. Oysa çok iyi biliyoruz ki, o yılan hepimizi sokacak.

Her şeyden korkuyoruz: İşimizi kaybetmekten, gözaltına alınmaktan, dışlanmaktan, ötekileştirilmekten. Fakat bu korku bizi yalnızlaştırıyor. Kapitalizmin en büyük silahı budur: Senin yalnız hissetmeni sağlamak. Bireyselleşmenin, sessizliğin, köşene çekilmenin seni koruyacağını düşündürtmek. Ama gerçek bu değildir. Tek başınaysan güçsüzsündür; bir araya geldiğinde ise yenilmezsin.

Bugün işçiler insanca bir yaşam talep ettiğinde, öğrenciler özgürlüğünü savunduğunda, kadınlar eşitlik istediğinde hemen baskıyla karşılaşıyor. En temel haklar bile lütuf gibi görülüyor. Medya suskun, sokaklar sessiz, meydanlar boş. Hakkın verilmesini bekliyoruz; oysa geçmişte de bildiğimiz gibi, hakkı ancak biz istersek alabiliriz.

Kayıtsızlık: Çöküşün En Büyük İşareti

En tehlikeli çürüme, ekonomik ya da politik olandan ziyade, toplumsal kayıtsızlıktır. Bugün bir insan açlıktan intihar ediyor, bir kadın sokak ortasında öldürülüyor, bir çocuk tarikat yurtlarında istismara uğruyor ve toplum sadece izliyor.

Bize, bu düzenin değişmeyeceği söyleniyor. Boyun eğmemiz, kaderimize razı olmamız gerektiği öğretiliyor. Ancak unuttukları bir şey var: Her çöküşün bir isyanı vardır. Tarih, her zaman dik duranları yazacaktır; ve yazmıştır da. Kendilerini ayrıcalıklı görenler, tarihin hazin çöplüğünde yok olmaya mahkûmdur.

Bir ülkede zulüm varsa, iki seçenek vardır: Ya boyun eğersin, ya da direnirsin. Başka bir yol yoktur.

Bize dayatılan bu sessiz çöküşü kabul etmeyeceğiz. Umudu ve direnişi büyüteceğiz. Şimdi örgütlenme zamanı.

Sessiz Çöküş – Toplumsal Kayıtsızlık
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Egedebirgun.net ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin