Barış Koç
  1. haberler
  2. Yazarlar
  3. Pis Moruğun Sesi: Bukowski ve Gerçeğin Kirli Sayfaları

Pis Moruğun Sesi: Bukowski ve Gerçeğin Kirli Sayfaları

featured
service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Her şeyin filtrelendiği, duyguların bile algoritmalara teslim edildiği bir çağda yaşıyoruz. Cümleler kibar, kahkahalar yapay, ilişkiler dijital. Böyle bir zamanda Charles Bukowski okumak, bir tokat gibi geliyor insana. Hele bir de “Pis Moruğun Notları” elinize geçmişse…

1969’da yayımlanan bu kitap, Bukowski’nin Los Angeles’ta yayımlanan Open City adlı yeraltı gazetesine yazdığı yazıların bir derlemesi. Ama burada söz konusu olan yazılar, ne nezaket kurallarına uyar ne edebi süslemelere. Bu metinlerde hayat var; pis, sert, içkili, öfkeli ama sonuna kadar sahici bir hayat.

Bukowski’nin satırlarında süslü bir hayattan iz bulamazsınız. Onun dünyasında kaybedenler konuşur: işsizler, bar müdavimleri, terk edilenler, hayata küsmüşler… Amerikan toplumunun üzerine örttüğü tüm örtüleri bir bir kaldırır. Sistemin bireyi nasıl ezdiğini, ahlak adı altında nasıl ikiyüzlülük yapıldığını, haykırarak anlatır.

Bu anlamda Pis Moruğun Notları, bir yazarın iç dökmesinden fazlasıdır. O aynı zamanda sistemin, düzenin ve sahte umutların ifşasıdır.

Kitapta alkol sadece bir içecek değil; Bukowski’nin gerçeklikten kaçma biçimi. İçkiyle kendini uyuşturmaz; tam aksine, onunla yüzleşir. Kadınlarla ilişkileri ise hem tutkulu hem yıkıcıdır. Bu anlatımlar yer yer rahatsız edici olabilir ama yazar hiçbir şeyi güzelleştirme derdinde değildir. Zaten Bukowski’yi Bukowski yapan da bu çarpıcılığıdır.

En çok da kendi dünyasını, yani edebiyatı eleştirir Bukowski. Kibar salonlarda yazılan steril metinlerden, içi boş edebi çevrelerden hazzetmez. Ona göre yazmak; terlemek, rezil olmak, dökülmek demektir. Yazarlık, bir başkaldırıdır. Bu yüzden o, sahiciliğin yazarıdır. Kirli ama dürüst bir kalemin temsilcisidir.

Bukowski’nin dili argo doludur. Kimi zaman küfürlü, kimi zaman açık saçık… Ama o bu dili bilinçli kullanır. Çünkü gerçek hayat da öyledir. İnsanların sokakta nasıl konuştuğunu, barlarda ne hissettiğini anlatmak için edebi cilaya ihtiyacı yoktur. Onun kalemi filtreyi değil, doğrudan mikrofonu seçer.

Son Söz: Bukowski Bir Zevk Değil, Bir Gerçeklik Deneyimidir

Pis Moruğun Notları, edebiyatta rahatsız edici olanın da gerekli olduğunu gösteren bir başyapıttır. Bukowski’yi sevmek zorunda değilsiniz. Ama onu okuduğunuzda, bugüne kadar size anlatılan pek çok şeyin aslında birer perde olduğunu fark edersiniz. Çünkü Bukowski o perdeleri yırtar, gerçekliği yüzünüze vurur.

Pis Moruğun Sesi: Bukowski ve Gerçeğin Kirli Sayfaları
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Egedebirgun.net ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin