Takvimler 25 Haziran 1923’ü gösterdiğinde Türkiye Cumhuriyeti’nin doğumuna sadece aylar kalmıştı. Fakat bu doğum, sancısız olmayacaktı. Bir yanda süren Lozan Barış Görüşmeleri, diğer yanda yeni kurulacak devletin siyasi temel taşlarını sağlamlaştırma ihtiyacı… İşte tam bu dönemde alınan bir karar, tarihin yönünü değiştirdi: Türkiye Büyük Millet Meclisi feshedilecek, seçimler yenilenecekti.
Amaç sadece yeni bir meclis oluşturmak değildi. Asıl hedef, halkın güvenini ve desteğini yeniden teyit etmekti. Çünkü karşıda, Lozan Antlaşması’nı tanımama ihtimali taşıyan güçlü bir muhalefet vardı. Mustafa Kemal Paşa, bu riski öngörüyor, hatta önlem olarak siyaseti sokağa, halka taşıyordu. Batı Anadolu gezilerinde hem fikirlerini anlatıyor hem de halkın nabzını tutuyordu.
Ve nihayet 20 Şubat’ta, Ankara’da gizli bir gece toplantısı yapıldı. Rauf Bey’in makamında, aralarında Ali Fuat Paşa’nın da bulunduğu bu toplantıda meclisin feshi ve erken seçim kararı alındı. Strateji, hem yereldi hem de ulusaldı. Mustafa Kemal için artık yeni bir sahne gerekiyordu. O sahne İzmir olacaktı.
Neden İzmir?
İzmir sadece bir şehir değildi. Kurtuluş’un simgesiydi. 9 Eylül 1922’de düşman işgalinden kurtarılan bu şehir, halk nezdinde bağımsızlıkla özdeşleşmişti. Mustafa Kemal’in İzmir’den aday olması, bir anlamda Cumhuriyet’in geleceğini İzmir üzerinden halkla bütünleştirmekti. Adaylığı resmen Ankara’dan olsa da, gönüllerde İzmir milletvekiliydi.
Seçim Yasası Değişti, Tarih Yazıldı
Seçim sürecinde önemli yasal değişiklikler yapıldı: Seçmen yaşı 18’e indirildi, vergi verme zorunluluğu kaldırıldı. Belki de en dikkat çeken teklif, Bolu Mebusu Tunalı Hilmi Bey’den geldi: Kadınlara seçilme hakkı! Düşünce devrimiydi bu; kabul görmedi ama bir gün gerçekleşecek bir hayalin tohumları o gün atılmıştı.
Muhalefet, Mustafa Kemal’in adaylığını engellemek için yasal düzenlemeler yapmaya çalıştı ama başarılı olamadı. O, İzmir’den büyük bir halk desteğiyle milletvekili seçildi.
Seçim Sandığı Lozan’ı Hazırladı
25 Haziran’da başlayan seçimler, 28 Haziran’da tamamlandı. Ve sadece üç hafta sonra, 23 Temmuz’da Lozan Antlaşması imzalandı. Böylece sadece bir milletvekili seçimi değil, aynı zamanda genç Cumhuriyet’in uluslararası meşruiyeti de sandıktan çıkmış oldu.

