Barış Koç
  1. haberler
  2. Yazarlar
  3. Bir Efsanenin Ardından: Tanju Okan

Bir Efsanenin Ardından: Tanju Okan

featured
service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bugün takvim yaprakları 23 Mayıs’ı gösteriyor. Bu tarih, Türk müziğinin en güçlü seslerinden birini, Tanju Okan’ı kaybettiğimiz gün. Onu sadece bir şarkıcı olarak anmak eksik olur; o, hayatıyla, duruşuyla, yaşanmışlıklarıyla bir döneme damgasını vuran bir sanatçıdır. Gelin, birlikte bu büyük sanatçıyı bir kez daha analım.

1938 yılında Tire’de, müzikle iç içe bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelir Tanju Okan. Babası müzik öğretmeni, annesi keman çalıyor… Hal böyle olunca müzik onun kanında akar. İlköğretimini Manisa’da, liseyi Balıkesir’de tamamlar. Daha lise yıllarında sahnelerde boy göstermeye başlar. Askerlik sonrası soluğu İtalya’da alır ve şan eğitimi alır. 1961 yılında İstanbul’da profesyonel müzik yaşamına adım atar.

1964 yılında Türkiye’yi temsilen, aralarında Erol Büyükburç’un da olduğu milli bir orkestra ile Balkan Müzik Festivali’ne katılır. Türkiye yarışmayı kazanır ve Tanju Okan’ın ismi artık sadece ülke sınırları içinde değil, yurtdışında da anılmaya başlanır. O dönem ardı ardına çıkardığı 45’lik plaklarda, yabancı parçaları Türkçe sözlerle seslendirerek geniş bir hayran kitlesi kazanır. O, sadece sesiyle değil, karizmasıyla da dikkat çeker. Yeşilçam’dan gelen teklifleri geri çevirmez; üç ayrı filmde rol alır.

Ama onun asıl gücü, duyguyu sesiyle iliklere kadar hissettirmesindedir. “Kadınım”, “Hasret”, “Öyle Sarhoş Olsam Ki” gibi parçaları bugün bile dillerden düşmez. 1980’lerde arabesk müziğin yükselişiyle biraz geri planda kalır. Şöhretin yorgunluğunu Ege’nin huzurlu kıyılarında, Urla’da dinlenerek atmaya karar verir.

1989’da siyasete atılır, Urla Belediye Başkanlığı için aday olur. Ancak seçimi ikinci sırada tamamlar. Bu süreç, onun toplumla bağını hiçbir zaman koparmadığını, halkın içinde bir sanatçı olduğunu da gösterir.

Ne yazık ki yaşamının son dönemleri sağlık sorunlarıyla geçer. Uzun yıllar süren alkol ve sigara alışkanlığı, sonunda karaciğerine yenik düşmesine neden olur. 1990’dan itibaren hastane yatışları başlar, 1996’ya kadar gidip gelen bir sağlık mücadelesi… Ve 23 Mayıs 1996’da, bir dev daha aramızdan sessizce ayrılır.

Bugün Urla sokaklarında dolaşırken hâlâ onun izlerini taşıyan insanlar bulmak mümkündür. Dost meclislerinde anlatılan anılar, kasabanın kahvelerinde çalan eski şarkılarıyla Tanju Okan hâlâ yaşamaktadır.

Bazı sesler, bazı hayatlar vardır ki bir dönemin sesi olur. Tanju Okan, işte tam da böyle bir figürdü. Yaşadığı gibi şarkı söyledi; içten, derin, gerçek… Ve bu yüzden hiç unutulmadı.

Ruhu şad olsun.

Bir Efsanenin Ardından: Tanju Okan
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Egedebirgun.net ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin