Barış Koç
  1. haberler
  2. Yazarlar
  3. Bir edebiyat çınarının ardından: Reşat Nuri’ye 25 Kasım’da bir selam

Bir edebiyat çınarının ardından: Reşat Nuri’ye 25 Kasım’da bir selam

featured
service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Takvimler 25 Kasım’ı gösterdiğinde, Türk edebiyatının en temiz kalemlerinden, Anadolu’nun sesini insanın içine işleyen o büyük ustayı hatırlarız: Reşat Nuri Güntekin.

Bugün, 1889’da Üsküdar’da başlayan bir ömrün doğum günüdür. Sadece bir yazarı değil, bir kültür taşıyıcısını, bir vicdan adamını, bir memleket sevdalısını anma günüdür.

Reşat Nuri’nin hikâyesi, aslında Anadolu’nun hikâyesidir.

Babası askerî tabip Nuri Bey’in görevleri sebebiyle gezdiği iller, onun ruhuna çocuk yaşta memleket kokusunu sinmiştir. Çanakkale’de başlayan çocukluk yıllarında, babasının evde kurduğu zengin kütüphane, onun kaderini yavaşça kalem tutmaya yöneltir. Fatma Aliye Hanım’ın “Udi” romanıyla tanışması ise yazarlığın ilk kıvılcımıdır.

Saint Joseph’ten Darülfünun’a uzanan eğitim süreci, onu yalnızca entelektüel olarak değil, insan olarak da olgunlaştırır. Öğretmenlik yılları boyunca yüzlerce öğrenciyle temas eder; onların sevinçleri ve sıkıntıları, ileride romanlarına hayat verecek ince gözlemleri oluşturur.

1927’de maarif müfettişi olduğunda Anadolu’yu adım adım gezer.

İşte tam da bu yolculuklar sırasında Reşat Nuri’nin kalemi, Anadolu’nun nabzını tutmaya başlar.

Bir taşra okulunda üşüyen çocuk, bir kasaba memurunun suskunluğu, bir köy kadınının yarım kalmış türküsü… Onun eserleri, bu sessiz hayatların gür sesli tanıklıklarıdır.

Siyaset hayatına 1939’da girer; Çanakkale milletvekili olarak iki dönem TBMM’de görev yapar. Ardından yine müfettişlik, yine Anadolu yolları…

1947’de Memleket gazetesini çıkarır; 1950’de UNESCO Türkiye temsilciliğiyle Paris’e gider.
Hayatının sonuna dek memleketin kültürünü, dilini, ruhunu dünyaya anlatmayı sürdürür.

1956’da Londra’da hayata veda ettiğinde ardında yalnızca romanlar değil, bir insanlık mirası bırakır.

Bugün Levent’teki sokağına adını veren “Çalıkuşu” hâlâ genç kızların umutlarını, Anadolu öğretmenlerinin fedakârlığını, memleketin saf ve temiz insanını taşır.

Reşat Nuri’nin kalemi, yalnızca bir hikâye anlatmaz; bir dönemi, bir toplumu, bir vicdanı taşır.

Ve biz 25 Kasım’da dönüp ona bir selam göndeririz:

“Ustam, senin çizdiğin o yollardan hâlâ geçiyoruz.

Sözlerin, karakterlerin, hikâyelerin hâlâ bizi bize anlatıyor.”

Reşat Nuri Güntekin’i doğum gününde rahmet, saygı ve büyük bir minnetle anıyoruz.
Onun eserleri, Türk edebiyatının yolunu uzun yıllar daha aydınlatmaya devam edecek.

Bir edebiyat çınarının ardından: Reşat Nuri’ye 25 Kasım’da bir selam
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Egedebirgun.net ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin