Ayten Gülsever
  1. haberler
  2. Yazarlar
  3. Siyasi Müdahaleler ve Ekonomik Sıkıntılarla Boğuşan Öğretmenler

Siyasi Müdahaleler ve Ekonomik Sıkıntılarla Boğuşan Öğretmenler

featured
service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Öğretmenlik Meslek Kanunu ile getirilen yeni kriterler, siyasi atamalar, mülakatlardaki kayırmacılık vb. pek çok sorunla boğuşan öğretmenler, liyakatsiz bir yönetim elinde iktidarın hedefi konumuna geldi!

24 Kasım Öğretmenler Günü’nde, öğretmen meslek örgütleri ve sendikaların yaptıkları anketlerde öğretmenlerin en başta gelen sorunu ekonomik sıkıntılar, yetersiz maaşlar olarak karşımıza çıkıyor. Kredi kartı, tüketici kredisi, kira ve rutin ödemelerini nasıl karşılayacağını düşünen öğretmenler, bir yandan da çocukları eğitmek, onları topluma kazandırmak için mesleklerini icra ederken iktidarın siyasi baskılarıyla karşı karşıya. AKP iktidarlarının en sık değiştirdiği bakanlar arasında ilk sırada yer alan Milli Eğitim Bakanları, her görev değişikliği sonrasında bakanın kişisel istekleriyle gündeme aldığı eğitim reformu adı altındaki değişikliklerle istikrarsız bir eğitim-öğretim sürecinde görev yapmak zorunda. Sadece bir yıl arayla değişen iki Milli Eğitim Bakanı kendi kişisel-siyasal tercihlerine göre iki ayrı Öğretmenlik Meslek Kanunu çıkartarak, yüz binlerce öğretmenin mesleki geleceğini değiştiren adımlar attılar. Bir önceki bakan döneminde çıkartılan meslek kanunu ile unvan ve maaş artışı için uzman öğretmenlik, başöğretmenlik sınavına girmeye mecbur edilen öğretmenler, görev değişikliği sonrası yeni atanan bakanın değiştirdiği meslek kanunu ile yeniden başka kurallara, mesleki kariyer kriterlerine uymak zorunda bırakıldı. Sınav ve eğitim sistemiyle alt üst edilen eğitim kurumları Türkiye’yi Avrupa, OECD ve Dünya sıralamasında sürekli geriye götürdü.

Bu eğitim yılında uygulanmaya başlanan ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’, dini eğitim ağırlıklı yeni bir müfredatı öğretmenlere ve öğrencilere dayattı. Mesleki ve ekonomik sorunlara çözüm üretmek, okulların fiziki koşullarını iyileştirmek, öğretmenlik mesleğini geçmişte olduğu gibi saygın ve tercih edilen bir noktaya getirmek iktidarın göreve getirdiği hiçbir Milli Eğitim Bakanının öncelikleri arasında yer almadı. Mevcut Milli Eğitim Bakanı da tarikat ve cemaatlerle yaygın iş birliği politikalarıyla laik eğitim sistemini tahrip etmeye yöneldi. Kız ve erkek öğrencilerin aynı sınıflarda eğitim görmesine karşı düşüncelerini açıkça beyan eden Bakan, öğretmen alımlarında mülakat uygulamasını sürdürerek parti, tarikat, cemaat kadrolaşmasının daha da yaygınlaşmasının yolunu açtı. 1 milyonu aşkın öğretmen adayı atanmayı beklerken, Öğretmenlik Meslek Kanununda yapılan son düzenlemeyle öğretmenlik mesleğine giriş, Bakanlığa bağlı Milli Eğitim Akademisinde eğitim, bu eğitim sonunda yazılı sınavı ve mülakatı geçme koşuluna bağlandı.

Milyonlarca atama bekleyen öğretmen adayının üniversitelerde, fakültelerdeki en az 4 yıllık branş eğitimlerini, diplomalarını yok sayan bu düzenlemeyle öğretmen adayları Milli Eğitim Akademisinde dini ağırlıklı ikinci bir eğitime ve AKP referansına mecbur ediliyor. Sadece açık liselerdeki öğrenci sayısının 1 milyon 750 bine ulaşması, iktidarın uyguladığı politikaların öğrencileri örgün eğitimden uzaklaştırdığını, öğretmen ve öğrencilerin mutsuz olduğu bir eğitim sistemi yaratılarak, Türkiye’nin, öğretmenlerin ve gençlerin geleceğinin karanlığa hapsedildiğini gösteriyor.

Siyasi Müdahaleler ve Ekonomik Sıkıntılarla Boğuşan Öğretmenler
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Egedebirgun.net ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin