Ayten Gülsever
  1. haberler
  2. Yazarlar
  3. Şimdi gelelim yapboz tahtasına!!

Şimdi gelelim yapboz tahtasına!!

service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Şimdi gelelim yapboz tahtasına!!

Anayasanın 42. Maddesine göre “eğitim ve öğretim Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına” göre yapılmak zorundadır. Bu nitelikleri taşımayan ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ müfredatını uygulamaya koyan Milli Eğitim Bakanı, şimdi de yine Anayasanın başta hukuk devleti ilkesine aykırı ‘Öğretmenlik Mesleği ve Milli Eğitim Akademisi’ kanunun taslağıyla bu müfredatı uygulayacak ideolojiyi benimsemiş partizan öğretmenler yetiştirmeyi hedefliyor.

Bunun için partizan ve maneviyat eğitiminden geçmiş öğretmen kadroları yetiştirmek için 1,5 yıl önce iktidarın yürürlüğe koyduğu “Öğretmenlik Meslek Kanunu” yürürlükten kaldırılarak yerine “Öğretmenlik Mesleği ve Milli Eğitim Akademisi” kanunu getirilmek isteniyor. Bu kanun teklifi taslağı, devlette istihdamın mantığını tümüyle değiştirmektedir. İlk örneğini 24/3/2022 tarihinde Resmî Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren “Diyanet İşleri Başkanlığı Akademisi” kanunu Millî Eğitim Bakanlığı için geçerli kılınmaya çalışmakta. Diyanette yürürlüğe konulan bu istihdam biçiminde kamuda görev alacak personel kendisine çalışan statüsü verilmeden kurslara alınmakta. Böylece kamuda çalışacak öğretmenleri mülakattan daha etkili biçimde eleyen bir yol yasal hale getirilmiş olacak. Oysa Anayasanın 130. Maddesi gereği mesleğe yetiştirme görevi Yüksek Öğretim Kurumlarına verilmiştir. Anayasanın 55. Maddesinde ise “ücret emeğin karşılığıdır” Bu kanun taslağının öngördüğü ücret -emek ilişkisine dayanmamaktadır. Kanun taslağı akademiye alınacak “aday öğretmenlere” yaklaşık 23 bin TL bir ücret öngörmekle birlikte bu ücretin çalışma/emek karşılığı olmadığı açıktır. Bu ücretin, kursiyer statüsüne sokulan öğretmen için burs olduğu da söylenemez.

Öğretmen adaylarının atamaları, akademide 4 dönem ve 550 saatlik eğitimde teorik ve uygulamalı dersleri alıp, yapılacak sınavları 100 üzerinden en az 60 puanla geçtikten sonra yapılacak. Akademide alınması zorunlu dersler; Alan Bilgisi, Genel Kültür, Pedagojik Yaklaşımlar ve Maneviyat Eğitimi olmak üzere dört ana başlıktan oluşuyor. Dolayısıyla üniversitelerin fizik, kimya, biyoloji, tarih, edebiyat, matematik vb. fakültelerinde 4 yıl eğitimin üstüne pedagojik formasyon alarak öğretmen adayı olan gençler için de harcanan yıllar, emekler anlamsızlaşıyor.

Öğretmenlerin mesleki ve özlük haklarını yeniden düzenleme ambalajına sarılıp, öğretmenlerin mesleki niteliklerini güçlendirme gerekçesine dayandırılan Akademi’nin eğitim programına bakıldığında asıl amaç anlaşılıyor. Diyanet İmamlarına rehberlik ve manevi danışmanlık adı altında ilk ve ortaöğretim kurumlarında ders verme olanağı sağlayan, tarikatlarla protokoller imzalayan Milli Eğitim Bakanı, kuracağı akademi ile Türkiye Yüzyılı Maarif Modelini okullarda hayata geçirecek.

Laik eğitimi yok etme amaçlı bu düzenleme hazırlıkları, atama bekleyen 1 milyon genç öğretmen adayının istikbalini karartmanın ötesinde, okulları dinselleştirip partizanlaştırma hedefiyle eğitim sistemini tahrip etmeyi, toplumsal ayrışmayı derinleştirmeyi içeren tehlikeli bir yaklaşımdır ve 86 milyona yapılabilecek en büyük kötülüktür. Bu yıkımın altında kalmaya mahkum bırakılan eğitim sisteminin , öğrencilerin ve öğretmenlerin kaderini yapboz oyununa kurban edemeyeceksiniz… O kara tahtalar Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün başlattığı harf devrimi ile yeniden aydınlanacaktır.

Şimdi gelelim yapboz tahtasına!!
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Egedebirgun.net ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin