Aylin Cantaş
  1. haberler
  2. Yazarlar
  3. Siz kıyameti ne zannediyordunuz?

Siz kıyameti ne zannediyordunuz?

featured
service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Dünya cehennemin tasviri, dünyayı ateşe verenler şeytanın vücut bulmuş hali. Kötülük kasıp kavuruyor her bir yanı. İnsan yanmadı diye can kaybı yok diyen mümin kardeşlerimize bu sözüm; siz bilmez misiniz ağacın canı olduğunu, siz bilmez misiniz ormanlarda yaşayan hayvanların, börtü böceğin canlı olduğunu, siz bilmez misiniz taşın toprağın canlı olduğunu? Siz, bir ağacın yanarken çığlığını duydunuz mu, siz hiç yanarken bir hayvanın can hıraş feryadını işittiniz mi? Siz ki elde kitap dilde zikir ile gezerken baktığınız her yerde Allah’ı gördünüz mü? Siz hiç yaratılanı Yaradan’dan ötürü sevebildiniz mi?
Alev alev dünya ve yangın yeri gönüller. Bir o kadar düşman insan insana, bir o kadar düşman insan doğaya, yaratılmış her şeye. Yaratılana düşman olmak demek Allah’a düşman olmak demektir. Zira nasıl kıyar insan inandığı ve iman ettiğinin yaratımına. Bir böceğe bile kıyamayan gönüller varken, dünyayı ateşe verenler hangi kıbleye secde ederler?
Nefreti atın içinizden, kini, intikam duygularını atın. Her beddua, her ah, kıblesinin yönünü şaşıranların değirmenine su taşır. Yangın ateşe körükle giderek sönmez. Dünya son perdede artık. Olanlar, olması gerekenlerdir. Doğumun sancıları uzundur ve acılıdır.
Neler değişti dünyada? Ahlak, değerler, iman, saygı, sevgi, edep, haya… Her şey yerle yeksan oldu, insanlık kepazeliğin en üst seviyesinde. Vicdansızlık, merhametsizlik insanı insan olmaktan çıkarttı, iblisin kucağına oturttu.
Kötülük dört bir yandan saldırıyor insanlığa. Çünkü kaybediyor, o kaybedeceğini bildiği için cami duvarına pisliyor. Büyük fotoğrafı göremeyenler beddua halinde. Yapmayın, etmeyin.! Karanlığı ışığınızla aydınlatabilirsiniz. Bunca kötülüğün ortasında nasıl olacak demeyin. Olmak zorunda. Yaratan yine insanların kendisi. Orman yanıyor diye beddua eden, küfür eden herkes sonrasında daha büyük yangınlar beklesin. Son olmayacak, çünkü beddua ederek karanlığa enerjinizi veriyorsunuz. Işığınızı, enerjinizi şifa dileyerek karanlığı ve kötülüğü durdurabilirsiniz. Şeytanı taşlayarak şeytanın ekmeğine yağ sürmek gibi. Şeytan zaten kötü, kötülükte gıdası. Siz taşlayarak en ala gıdayı sunuyorsunuz binlerce yıldır. Şimdi dünyada işlenen günahlara beddua ve küfür ederek aynı şekilde kötülüğün gıdasını büyütüyorsunuz. Kötü kalplere, karanlıkta kalanlara kalbi duygularınızla şifa dileyin, sevgi tohumları atın kalplerine.
İyiliğin ve kötülüğün dünyası bu gezegen. Yaratıcısı da üzerinde yaşayan tüm insanlar. Yarattığınız dünyaya küfür ediyorsanız bilin ki kendinize küfür ediyor, kendinize beddua ediyorsunuz. Önce kendinizi sevin, kendi kalbinizi yumuşatın. Baktığınız her şeyde Allah’ın suretini görün. Görün ki karşınızda şeytan dahi olsa bir zamanlar Allah’ın en sevdiği meleği olduğunu ve ışığı getiren olduğunu hatırlayın.
O kötülüğü seçti diye lanetlemek sizin haddiniz de değil, hakkınız da. O Allah’ın iradesine aittir. Her şey, yaratımın tamamı birbirine bağlıdır, ayrım yoktur. İyilikte olacak, kötülükte. Her şey birbirinin zıddı ile vardır.
Kötü neden kötüdür? Kalbinde sevgi olmadığı için, kin ve nefret duyguları olduğu için, kıskandığı için…Aynı duygularla karşılık verdiğinizde çatışma olduğuna göre, kötüye sevgi ile yaklaşınca çatışma olur mu? Olamaz.
Dünyayı sevgi kurtaracak!
Bırakın, kin, nefret, öfke, intikam, ocu, bucu, şucu diyerek kutuplaşmayı. Bu kutuplaşma kötünün istediği, siz birlik olun. Bırakın siyaseti, particiliği, dinciliği… Allah’ın dostu olmaya niyet edin. Allah’ın dostu olmak Allah’ın yaratımına teslim olmaktır. Kabulde olmaktır. Kötü neden kötü anlamaktır, idrak etmek, fark etmektir.
Allah vardır, herşey O’ndandır. O sadece iyilik ve güzellik verir, sevgi verir. Kötülük, intikam, nefret, ceza Allah’ın indinde yoktur. Bunlar insanların yaratımıdır. İnsana ait duygular ve düşüncelerdir. Bu düşünceler nereden gelmektedir? Cevabını arayın. Zihin insanların kafasında ki şeytanın odasıdır. Kalp Allah’ın evidir. O’nu camilerde, kiliselerde, sinagoglarda bulamazsınız. O her birinizin kalbindedir. Kalpten sevgi akar, hoşgörü akar, anlayış akar, merhamet akar.
Şifa dileyin. Tüm insanlığa şifa dileyin. Sevgi ile sarmalayın, sarın en kötüyü, en karanlığı bile. Cehennem ateşini odun atarak söndüremezsiniz. Su olun, su gibi olun…Akın, en hırçın ateşin üzerine su gibi akın. Ancak o zaman Hakikat’e uyanacak, ancak o zaman dünyada cennet inşa olacak.
Su gibi olun.
Sevgimle.

Siz kıyameti ne zannediyordunuz?
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Egedebirgun.net ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin