Aylin Cantaş
  1. haberler
  2. Yazarlar
  3. Olumsuz bakan olumsuzluğu yaşar…

Olumsuz bakan olumsuzluğu yaşar…

featured
service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Öyle bir kodlanmış ki insan olumsuz düşüncelere, bu düşünceler duygu alemini de ele geçirmiş üstelik. Düşünceler duygulara, duygular karaktere yansır. Karakter de eylemlere.


Yarıya kadar su dolu bir bardağa ilk bakışınızda, dolu tarafını mı boş tarafını mı görüyorsunuz? Genelde insanlar boş tarafını görür ve neden tam dolu değil diye sorgular. Yaşamda da böyledir, hep olumsuz tarafını düşünür olayların. Hatta olmadan önce bile olacakmış gibi düşünür. Sonuç? Elbette düşünce dünyanızda ki gibi sonuçlanır ve hatta “ben demiştim ya da biliyorum işte böyle olacağını” ifadelerini kullanırız. Siz bildiğiniz için sonuç öyle olmaz, inandığınız için olur. Siz zaten en başta yaşanılan olay ya da deneyim her neyse oradan olumlu bir sonuç beklemezsiniz. Tanrı’nın yarattığı olasılıklar evreni de size sizin arzunuz ekseninde karşılık verir. Arzu ya da korku ya da öğrenilmiş çaresizlik, adını ne koyarsanız koyun, nasıl tanımlarsanız tanımlayın, sonuç tek bir yere çıkar. Olasılıklar evrenine hangi oku atarsanız o ok size geri döner.


Negatif bakış açısı çoğu insan tarafından, yaşamsal deneyimlerden elde edilen sonuçlara göre şekillenir. İnsan yaşadığı her olumsuz deneyimde duvarlar örmeye başlar kendine. Ve zamanla düşünceleri de savunma üzerine kurulur. Bugün gelinen noktada insanların güvensizliğin pençesinde olması, yaşamsal deneyimleri sonucu kendilerinde oluşturdukları negatif düşünce kalıpları ve bu düşünce kalıplarının duygu durumlarına yansımalarıdır.


Dünyada neden 50 yıl- 100 yıl önce daha ılımlı bir yaşam varken, insanlar arasında saygı-sevgi-güven-birlik-barış kavramları varken bugün neden insanlar arasında iletişim uçurum halinde, hiç düşündünüz mü? Dünya evriliyor ve her jenerasyonda yaşam alışkanlıkları ve şekilleri değişiyor. Bu çok normal. Ancak iyiye doğru evrilmesi gerekirken neden kötüye yelken açtı? Bireysel yaşamlarda ki olumsuz deneyimler sonucu bireyin düşünce ve duygu durumunda ki olumsuzluk yanında ki insanlara yansıdı. O etki alan insanlar kendi çevrelerine aynı yansımayı yaptı. Ve kelebek etkisi hızla dünya üzerinde yayıldı, gelinen nokta bugün yaşadığımız kaos dünyası. Değişim tek bir bireyle başlar, çığ gibi tüm dünya insanlığına yansır.


Olumsuzluk barındırmayan bir düşünce ve duyguyla baktığınız halde sonuç yine de olumsuz da olabilir. Burada da bilinen ve görünenin ardında işleyen Tanrı’nın ilahi sisteminin birey üzerinde ki kurgusu söz konusudur. Sizin hayırlı dediğiniz şey ilahi sistemde hayırlı olmayabilir ya da sizin hayırsız olarak düşündüğünüz bir durum ilahi planda sizin için hayırlı olabilir. Bunu ancak ve ancak en yüce merci bilir.


Yaşam yolculuğumuzda ki her karşılaşma, her tanışma, her yol ayrımı ve her deneyim varlığın kadersel planında yazılıdır ve her varlık dünyada ki kimliği ile yaşayacağı hikayeyi okuyarak ve kabul ederek bedenlenmiştir. Her şey belli ise biz nasıl müdahale edebiliriz? Biz neden çabalıyoruz o halde bir şeyleri değiştirmeye? Her şey belli ise bizim rolümüz ne? Sorular sorular…


İnsanın anlaması gereken tek husus neden yaşadığı durumu seçtiğidir? Neden ailesinde ki anne babayı seçti, neden eşini seçti, neden bu arkadaşı seçti, neden bu mesleği seçti, neden ve neden? Anlamak ve idrak etmek gereken tek nokta burası, neden? Oysa insanlar yaşadıkları her durumda nedenden ziyade olayın doğurduğu olumsuz sonuca odaklanıp, hayat hep böyle zor, insanlar hep zor vs gibi yüksek duvarlar barındıran savunma mekanizmaları geliştirdiler. Ve bu inanç neticesinde hayatları her daim o inandıkları olumsuzluklarla sonuçlanıyor. Bu bir paradoks ve insanlar bu paradoksun içinde yaşıyor.


İnandığınızı yaşarsınız. Sevginin saflığına inanan sevgiyi en saf haliyle yaşar. İnsanların güvensizliğinden sürekli yakınan her zaman ve her yeni bireyde güveni ile sınanır. Neye inanıyorsanız inandığınız yerden sınanırsınız, bu ilahi sistemin anayasasıdır.


Siz değişirseniz dünyanız değişir… Üstüne basa basa söylenen bu cümlenin anlamı hem çok basit hem çok derindir. Dünyayı ben tek başıma nasıl değiştirebilirim der insanlar ve dünyanın geldiği bu olumsuz hale teslim olur. Daha negatif düşünceler ve inançla bireysel olarak başlattıkları yangına her olumsuz bakış açısı ile daha da fazla odun atar.


Her şeye rağmen olumlu bakabilmek olaylara, insanlara zor gelir ve kolay yolu tercih ederek teslim olur insanoğlu yarattığı cehenneme. Ve bu cehennemin yaratıcısı olarak da daha da harlar ateşini.
İnançları doğrultusunda inandıkları bir yaratıcı vardır fakat o yaratıcıya değil, kendi yarattıklarına teslim olurlar. Siz içinde şeytanı ve meleği barındıran varlıklarsınız. Düşünce ve duygularınızla beslediğiniz ya şeytanınız ya da meleğiniz. Şeytan da dışarıda değil melek de… Her şey insanın yaratımına kodlanmış bir yazılım. Bardağın dolu tarafını gören, boş tarafında da bir hikmet olduğunu idrak eden ve her şerde bir hayır her hayır da bir şer olabileceğine teslim olanlar önce kendi dünyalarını güzelleştirir. Ve bu güzellik ben tek başıma ne yapabilirim sorusunun cevabı olarak, birden çoğa doğru yol alır.


İnsanlar kötü olabilir, siz iyi olmaya devam edin.


Dünyada her gün olumsuz olaylar olabilir, siz olumlu hali nasıl olur bunu düşünmeye devam edin.


Bir insan size kötülük yapabilir, yalan söyleyebilir, aldatabilir, yarı yolda bırakabilir, vurabilir, siz intikam ve nefret gütmeyin. Sadece neden sorusunun cevabına odaklanın. Neden bu deneyimi, neden bu insanı tercih ettiniz. Size neyi anlatıyor, neyi gösteriyor buralara bakın. Her şey sizden sizedir.


İyi düşünün iyi olsun,
İyiye inanın iyilikler yaşayın.
Şifa dileyin, yargılamayın ne bir insanı, ne bir olayı.


Size tokat atan bir insana sizde tokat atarsanız olay büyür. Size tokat atan insana tebessümle gözlerinin içine bakıp Tanrı senin yüreğini şifalandırsın deyin, bakın ne oluyor.


İnsanlık ya kazanacak ya kaybedecek. Kazanabilmesi için olumsuz düşünce ve duygularından tamamen arınması, her durum ve koşulda olumlu ve pozitif düşünce ve duygularını koruması gerekmekte. Her şeyin yolunda olduğuna, her durum ve koşuldan kendisine hayır geleceğine ve en yüce makam tarafından korunduğuna tüm kalbi ile inanması ve teslimiyet mertebesinde olması gerekmekte.


Şu an tüm insanlık sınıfta kaldı, yeni bir çağ başlıyor ve mezun olanlar tüm yaşanan kaosa rağmen kendini sevgide, barışta, iyilikte tutabilenler olacak.
Sevginin yolundan ayrılmayın. İman ve inançla.
Sevgimle.

Olumsuz bakan olumsuzluğu yaşar…
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Egedebirgun.net ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin