Aylin Cantaş
  1. haberler
  2. Yazarlar
  3. İnsanlar psikolojik illüzyonlarının etkisinde iken…

İnsanlar psikolojik illüzyonlarının etkisinde iken…

featured
service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Öncelikle anlaşılması gereken yegane kavram “illüzyon”… Yani yanılsama. Bazen uzaktan baktığınız bir nesneyi farklı algılarken yaklaştığınızda bambaşka bir nesne görmeniz gibi.

Dünya yaşamı da tamamen bir illüzyon olabilir mi? İnsanların kendi düşünceleri ile yarattıkları bir illüzyon. Hani deriz ya ben ne istersem gerçek oluyor… Nasıl oluyor bu? Neden bazı insanların düşündükleri kısa bir zaman diliminde gerçekleşirken bazı insanların ki zamana yayılıyor?

Korku, endişe, kaygı ya da sevinç duygularını yaşarken bedenlerinizde ki  halleri hiç gözlemlediniz mi? Korkunca kalp çarpıntısı, saç diplerinde karıncalanma, nabızda artış, bedende kasılmalar gibi her farklı duygu durumunda bedenleriniz de farklı hallere girmekte. Bedende ki bu değişken halleri yaratan duyguların düşüncelere yansımasıdır. Peki bu düşünceler nereden zihne gelir? Bu düşünceler nasıl duyguları yaratır? Kim bunları yapan? Kişinin kendisi mi? Kişinin kendisi kimdir peki? İnsan olarak gördüğünüz, 5 duyu organınızla hissettiğiniz kendiniz mi? Bundan daha fazlası olamaz mı?

Gelelim psikolojiye…

Psikolojiyi yaratan kim? İnsanın kendisi yani düşünceleri ve duyguları. Bir olay, bir deneyim yaşıyorsunuz. Size acı veren bir olay olsun bu, duygusal olarak acı çekiyorsunuz. Bu acı düşüncesel alanda sizi ya melankoli ya da öfkeli bir hale sürüklüyor. Psikolojiyi kim yarattı şimdi? Kendiniz yarattınız. Yaşadığınız olay ya da deneyime öyle anlam kattınız ki acıya sürüklediniz kendinizi. O olayı yaşayan kim? “Ben” dediğinizi duyar gibiyim. Siz yaşadınız evet ancak yaşadığınız deneyim her ne ise onu size yaşatan kim ve neden? Neden beni buldu bu deneyim diye defalarca sormadınız mı kendinize, neden benim başıma geldi ki bu şimdi? Yaşamın içinde belki onlarca kez sordunuz bu soruyu kendinize, bir düşünün. Cevabı bulamayınca da kaderim bu ne yapayım, Tanrı’dan gelene ne yapabilirim deyip suçu Yaratıcıya atıp kolay yolu seçtiniz. Dünyada yaşanan tüm olumsuzluklar için zaten hep Yaratıcıyı suçlamıyor musunuz? Bu dünya çile çekme yeri, dertler Tanrı’nın sevdiği kuluna gönderdiğidir, dünya zaten cehennem, biz O’nun olmadığı ancak olduğuna inandığımız yerlere doluşalım, tapınalım bari ölünce cennete mazhar olalım diyen milyarlar yok mu dünyada?

Bunca düşünce nereden geliyor insanların zihnine?

Sessiz ve sakin bir ortamda özellikle doğanın içindeyken kendinizle baş başa kaldığınızda zihin kısa sürede olsa susar. Düşünceler yoktur dolayısıyla duygular. O an orada kim kalmıştır? Sadece bir beden ve farkında olmadığınız, içsel olarak kendinizi huzurlu hissettiğiniz bilinç hali. İçerden gelen dışarıya doğru yansıyan bir huzurdur o. Tam o anda hiçbir psikolojik durum söz konusu mudur? Travma, hastalık diye insanlara ezberletilen hatta inandırılan, yılda tonlarca uyuşturucu ilaçlarla psikolojik durumunuzu düzeltmek adı altında sizi kendinizden, ÖZ’ünüzden uzaklaştıran psikolojik hastalıklar nereye gitti?

Gerçekte hiçbiri yoktu. Hepsi birer illüzyonun parçası sadece. Yaşamın kendisi Yaratıcı’nın kurguladığı ve bizlerle birlikte oynadığı bir oyun sadece. Bu oyunun farkında olmadığı için dünyayı, yaşamı, kendini fazla ciddiye alan insanlık, şah damarından yakın olan Tanrı’yı gökyüzünün derinlerinde altın tahtında oturan, elinde asası ile hüküm veren bir sadist gibi algıladı, algılattırıldı. Cehennem ateşlerinde yarattıklarını yakan, dünyada olmadık savaşlar, ölümler, katliamlar yaratan bir sadist!

İnsanlık yanıldı ve hala bu yanılsamanın peşinden gidiyor. Beden, zihin, kalp üçlemesi içinde deneyimler silsilesi yaşayan insan bu illüzyon içinde kendinden uzaklaştıkça dünyayı cehenneme çevirdi. Farkında olmadığı içinde suçu Tanrı’ya atmaya devam ediyor.

Dünya yaşamı sadece bir illüzyon, yaşadığınız duygular, düşünceler, psikolojik hastalıklar dediğiniz herşey birer illüzyon. Tüm bu hastalıkları, ölümleri, savaşları, katliamları, tacizi, tecavüzü kısaca dünyada olup biten ne kadar olumsuz deneyimler varsa hepsi illüzyonun parçası. Ve kendi illüzyonunu görmeyen insan duygu ve düşünceleri ile yarattığı bu cehennemin değirmenine her an su taşımaya devam etmekte.

Lanetleyerek, kınayarak, haris duygular besleyerek, düşmanca yaklaşarak, intikam naraları atarak değil dünyaya katkı sağlamak y ada bir şeyleri düzeltmek kendinize bile bir nebze katkı sağlayamazsınız.

Tek yol var…

Sorgulamak,

Anlamaya çalışmak,

Algılamak,

Farkında olmak,

Kendini değiştirmek.

Kötüyü yarattı insanlık yeterince, şimdi iyiyi, güzeli yaratmakta sıra. Geç bile kalındı ancak bu döngü devam ettiği sürece her zaman insanlığın şansı var demektir.

Hakikate uyanmanız dileğimle.

Sevgimle.

İnsanlar psikolojik illüzyonlarının etkisinde iken…
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Egedebirgun.net ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin