2025 yılına girdik ve daha ilk günlerde başlayan korku havası ile yeni bir manipülasyonun düğmesine basıldı. Çin’de başlatılan bu yeni virüs ile pandeminin 2. versiyonuna start verildi. Ve vakalar dünya basınında duyurulmaya başlandı.
Tabii insanlar covid virüsü ve aşı gerçekleri sonrası daha bilinçli. Ancak bu bilinç durumu yeni korku fırtınalarına karşı direnç göstermeye yetecek mi?
Dünyanın kontrolünü elinde tutan güç, kontrolü kaybedeceğinin farkında olduğundan, insanlığı kontrol altında tutmak için daha sert eylemlerle sahneye çıkacak. Başlangıç yeni bir virüs dalgası, devamında iklimi kontrol etmek için yapılacak manipülsyonlarla doğal afetmiş gibi gösterilecek doğa olayları, dünya kaynaklarının tükendiği yalanı ile tarım ve hayvancılığın kontrollü durdurulması yoluyla kıtlığın gündeme getirilmesi. En büyük tehdit ise doğal su kaynaklarına müdahale edilmesi ile suyun içilemez ve kullanılamaz hale getirilmesi.
Ekonomi zaten adım adım kıskaca alınarak insanlığın açlık sınırına indirilmesi günümüz dünyasında yaşatılmakta.
Peki nedir bu insanların amacı ve kimdir bunlar?
Bu insanlar ruhani boyutlarında karanlığın gücüne hizmet etmeyi seçmiş olanlardır. Amaçları dünya gezegeninde ki kontrolü ellerinde tutarak insanları varoluş amaçlarından tamamen kopartıp, kendi güdümleri ile yaşamaya zorunlu kılmak ve bu kaostan beslenmek.
İnsan öyle egosal bir varlıktır ki, tüm evrende kendini önce tek ve üstün ırk ve gezegen olarak düşündü ve inandı. Dünya dışında yaşamları ve yaşam formlarını kabul etmek binlerce yılına mal oldu. Hala günümüzde her ne kadar dünya dışı yaşamı anlamaya ve kabul etmeye çalışsa da düşman ve istilacı olarak nitelendirmeye meyilli. Çünkü hollywood yıllarca buna inandırdı insanlığı. Sorgulamayan beyinler kendilerine sunulana koşulsuzca biat ederler.! Tarih boyunca sorgulayan felsefeci, bilim ve ilim insanlarının sayesinde bugün insanlık bir takım ütopik görünen bilgilere merak duyarak araştırma ve anlama gereği duymaktadır. Biat kavramının insanlık üzerinde kurduğu egemenlik, insanların bilincinde daralmaya sebep olmuş, sorgulamaktan aciz, dinsel ve siyasal hükümlerle baskılanarak hakikatten kopartılmış ve kontrol altında köleleştirilmiştir. Biat, bir kişinin egemenliğini ve yönetimini kabul etmektir. İnsanlığa makbul bir kavrammış gibi binlerce yıldır empoze edilen biat kültürü ile insanın bir anlamda kendi hür iradesinden vazgeçmesi dayatılmış ve kabul ettirilmiştir.
Hal böyle olunca dünya bugün gelinen noktada köleleştirilmiş insanlar topluluğunun yaşadığı gezegene dönüştürülmüştür.
İnsanın biat edeceği tek varlık, tek güç vardır, o da TANRI’dır.! İnsanın insana biat etmesi kendi hakkına girmesidir.
Dünyada bu olup bitenler adım adım cereyan ettikçe insanoğluna düşen tek vazife vardır. Kendini bilmek, kendini keşfetmek. Aksi durumda, her olayda yönetim tarafından insanlığa dikte edilecek tüm uygulamalara uymak zorunluluğunda kalacak insanoğlu. Ve kendi ipini asacak dar ağacına ve hatta kendi ayağıyla vuracak altında o iskemleye…!
Aşılardan uzak durun!
Maske takarak soluduğunuz karbondioksiti tekrar tekrar ciğerlerinize çekerek bağışıklık sisteminizi zayıflatmayın!
Kimyasallardan uzak durun!
Hayvansal gıdalardan uzaklaşın!
Mümkün olduğunca doğal ürünlerle beslenin!
Sıklıkla, hatta her gün doğa yürüyüşleri yapın!
Doğru nefes almayı öğrenin! Diyafram nefesi.
Düzenli olarak meditasyon yapın, içinde bulunduğunuz dünyayı değil, olmasını istediğiniz dünyayı (sağlık dolu, barış ve huzur dolu) zihninizde canlandırın ve bu dünyada yaşadığınızı hayal ederken hissedeceğiniz mutluluk halini deneyimleyin!
Ana akım medya izlemeyin!
Sosyal medya ve diğer tüm medya alanlarında çıkan haberlerden uzak kalın!
Duygu ve düşüncelerinizin kontrolünü ele alın. Korku en güçlü duygudur ve en hızlı şekilde tezahür eder. Dünyada ne olursa olsun korkmayın. Her durumda insanlık ve gezegenimiz için şifa dileyin.
Öfke ve nefret duygularıyla söylemlerde de bulunmayın asla.
Dünya yeni bir çağa uyanıyor. Farklı bir boyut açılıyor. Kapanan çağın hezeyanlarını yaşarken sabırlı, metanetli ve azami şekilde kendi iç aleminizde seyretmenizi tavsiye ediyorum.
Felaket tellallığı yapan spiritüel şarlatanlardan uzak durun, dinlemeyin, inanmayın. Tanrı’nın iradesine güvenin sadece. Ve O’na sığının.
Her türlü ritüellerden, manipülatif bilgi ve eylemlerden uzak durun.
Kendini size rahmani olarak tanıtan insanları gözlemleyin. Kendi alemlerinde gerçekten rahmani mi yaşıyorlar. Her meditasyon yapan, her hacı hoca kılığında ki insanlar rahmani değildir, unutmayın lütfen. Şeytan her kılığa bürünendir.! Ve bu son kapanış sahnesinde emin olun daha fazla kılığa bürünecek. Korkmayın.!
En büyük gücün gölgesindesiniz. Konuşmayın, polemiğe girmeyin. Susun, sessizliğin sesi sizi hakikate taşıyacak. Bunu bilin ve kalbinizle doğrulayın. Güvendesiniz.
Sevgimle.

