Kartalkaya’da 36’sı çocuk 78 yurttaşın yaşamını yitirdiği facianın birinci yılında sorumluluk tartışmaları yeniden gündeme geldi. CHP Şanlıurfa Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi Av. Mahmut Tanal, facianın “talihsiz bir kaza” olarak nitelendirilemeyeceğini belirterek, yaşananların kamu otoritesinin denetim görevini yerine getirmemesinin sonucu olduğunu söyledi.
Yazılı bir açıklama yapan Tanal, Kartalkaya davasının son sorumlu yargı önüne çıkarılıp cezalandırılana kadar takipçisi olacaklarını vurguladı. Tanal, “Devletin görevi yalnızca taziye mesajı yayımlamak değil, yurttaşın yaşam hakkını korumaktır. Burada yaşanan, devletin asli görevini ihlal etmesidir” dedi.
Facianın yalnızca idari bir zafiyet değil, anayasal bir ihlal olduğunu belirten Tanal, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın devlete yaşam hakkını koruma yükümlülüğü yüklediğini hatırlattı. Devletin bilinen riskler karşısında pasif kalamayacağını vurgulayan Tanal, Kartalkaya’da kamu gücünün kusuru bulunduğunu ifade etti.
Denetim sorumluluğu
Kartalkaya’daki otelin turizm işletme belgeli bir tesis olduğunu hatırlatan Tanal, denetim yükümlülüğünün açık biçimde Kültür ve Turizm Bakanlığı’na ait olduğunu belirtti. Denetimin siyasi ilişkiler veya idari tercihlerle görmezden gelinemeyeceğini söyleyen Tanal, vatandaşın can güvenliğinin turizm gelirlerinin gerisine itildiğini dile getirdi.
Bilirkişi raporları ve yargı süreci
Tanal, dava sürecinde hazırlanan ilk bilirkişi raporunun, sorumluluğu Kültür ve Turizm Bakanlığı’na işaret etmesine rağmen kabul edilmediğini hatırlattı. Bu raporun geri çekilmek istendiğini, bilirkişilerin buna karşı çıkması üzerine hedef alındığını ifade eden Tanal, daha sonra farklı illerden seçilen bilirkişilerle yeni raporlar düzenlendiğini söyledi.
Öte yandan bakanlık yetkilileri hakkında soruşturma izni verilmemesinin de yargı kararlarıyla aşıldığını belirten Tanal, adaletin önündeki en büyük engelin siyasi irade olduğunu savundu.
Olası kast uyarısı
Facianın ceza hukuku bakımından yalnızca “taksir” kapsamında değerlendirilmesinin yetersiz olduğunu belirten Tanal, bilinçli taksir hatta olası kast hükümlerinin tartışılması gerektiğini söyledi. Denetim görevini yerine getirmeyen kamu görevlilerinin ve işletme sorumlularının öngörülebilir bir ölüm riskini görmezden geldiğini ifade eden Tanal, ceza sorumluluğunun tüm denetim zincirine uzanması gerektiğini vurguladı.
Açıklamasını “Kartalkaya davası bizim için bir onur davasıdır” sözleriyle tamamlayan Tanal, adalet sağlanmadan ne kayıpların huzur bulacağını ne de benzer faciaların önüne geçilebileceğini ifade etti.



