Kadın ve Demokrasi Çalıştayı 11-12 Ocak’ta Diyarbakır ve Mardin’de gerçekleşecek. Çalıştay programı şu şekilde:
“Hepimiz için eşitlik, hepimiz için adalet” projesi, ötekileştirilen, toplumun dışına itilen, temel haklara erişimde, sorun yaşayan, hukuksal mücadele için gücü olmayan tüm grupları merkezine almaktadır. Kadın, çocuk, hayvan cinayetlerinin arttığı, kadınların eşit siyasi temsile erişemediği, çocuk istismarının engellenemediği, LGBTİ+ bireylerin toplumun eşit bir üyesi gibi hissedemediği coğrafyamızda tüm bu sorunların çözümü için yasal bir değişikliğe ihtiyaç vardır. Kadınları, çocukları, hayvanları tek tek ele alan, farkındalık odaklı projeler çok kıymetli olmakla birlikte, çözüme ulaşmakta yetersiz kalmaktadır. Toplumsal farkındalığı arttırmak değişim adına çok önemli olmakla beraber, geldiğimiz noktada daha hızlı ve yasal yaptırımlarla güçlendirilmiş yönetimsel bir çözüme ihtiyaç vardır. Gerekli yasal değişiklikleri sağlamanın en iyi yolu ise geniş kitlelerle bir uzlaşı yakalamaktır. Toplumun öne çıkan siyasi figürleri, akademisyenleri, sanatçıları, aktivistleri ve geniş kitlelere ulaşan sivil toplum örgütleri, dernekler, meslek odalarının bir araya getirilmesi daha fazla insana ulaşmanın anahtarıdır. Sosyo-kültürel farklılıklar ise göz ardı edilmemesi gereken önemli bir konudur. Türkiye’nin tüm bölgeleri, şehirleri aynı sosyo-kültürel dinamiklere, aynı önceliklere sahip değildir. Toplumsal bir uzlaşı yaratmak tüm bu farklılıkları anlamak ve ortak bir talep, değişim arzusu etrafında toplamakla mümkündür. Bu dinamiklerin tamamının değerlendirilmesiyle de “Hepimiz için eşitlik, hepimiz için adalet” projesi ortaya çıkmıştır.
Kadınların sosyal ve siyasal yaşamdaki hakları, kadın ve çocuk cinayetleri ve hayvan haklarına uzlaşı içinde yasal temelli çözümler bulma ve bunları TBMM’ye ileterek bu çözümlerin hayata geçirilmesini sağlamak projenin temel amacını oluşturmaktadır. Bir fikir birliğinin sağlanması ise tüm Türkiye’nin projenin bir parçası haline getirilmesiyle mümkündür. Proje 7 bölgeden nüfus yoğunluğu, sosyo-kültürel yapısı gözetilerek seçilen ikişer ilde, toplamda 14 ilde gerçekleştirilecek oturumlarla yürütülecektir. Bu oturumlara bölgenin önemli siyasi figürleri, akademisyenleri, meslek örgütleri, dernek ve sivil toplum kuruluşları davet edilecek ve konuşmacı olarak katılacaklardır. Toplumsal ötekileştirmenin önüne geçmenin önemi, ihtiyaç duyulan değişiklikler için çözüm önerileri bu oturumlarda tartışılacaktır. Yerel halkın da katılacağı bu oturumlar hem toplumsal farkındalığın arttırılması hem de çözüm önerilerinin uzlaşı yoluyla bulunması adına çok önemlidir. Her ilde gerçekleştirilen oturumların ardından etkinliğin tüm ayrıntıları raporlanacak ve TBMM’ye sunulacak son şekli verilecektir. Proje sonunda ise projede yer alan tüm kurumlar, yapılan tüm konuşmalar, yerel halkın izlenimleri, gidilen şehirlere ilişkin notlar ve fotoğrafların yer aldığı bir kitap hazırlanacaktır. Bu kitapla tüm çalışma ve toplumsal değişim talebi kalıcı bir metne dönüşecektir. Kurumlar arası oluşturulan bu iletişim bağı, kurumların yerel halkla diyaloğunun güçlendirilmesi ise projenin en önemli çıktılarından biri olacaktır.
1.GEREKÇE
Ötekileştirme, toplum dinamiklerini bozan, yasalarla, ülkenin yönetici kadrolarıyla ele alınması ve çözülmesi gereken temel bir sorundur. Kadınlar, çocuklar, LGBTİ+ bireyler ve hayvanlar yaşadığımız coğrafyada ötekileştirilmekte ve temel hak ve hizmetlere erişmekte güçlük çekmektedir. Zayıf ve güçsüz görülen bu grupların temel hak ve hizmetlere kolaylıkla erişmesini sağlamak sosyal devletin, sivil toplum örgütlerinin temel görevidir. Toplum nüfusunun yaklaşık yarısını oluşturan kadınların iş hayatında, sosyal yaşamda aktif olmaları ve karar alma süreçlerine katılımlarının önündeki engellerin kaldırılması adil ve eşit bir toplumsal düzenin temel gereksinimidir. Toplumun gelişmesi, demokratik, adil, eşitlikçi bir toplumsal düzenin tesisi için kadınların, LGBTİ+ bireylerin, eğitim, sağlık, istihdam gibi hak ve hizmetlere erişiminin önündeki engellerin kaldırılması büyük önem taşır. Kadınların sosyal ve siyasal katılımının düşük olduğu, LGBTİ+ bireylerin toplumsal düzenin dışına itildiği, çocuk güvenliği, eğitime eşit katılım sorunlarının yaşandığı, hayvan haklarının tamamen göz ardı edildiği bir sistemde toplumsal düzeni inşa etmek mümkün değildir. Tüm bu sorunların en hızlı ve kalıcı çözümü ise yasa yapıcılara, belediyelere, geniş kitlelere hitap eden sivil toplum örgütlerine ulaşmaktır.
Toplumun ileri gelenleri, sanatçıları, meclis üyeleri, sendikalar, dernek ve sivil toplum örgütlerinin katılacağı, Türkiye’nin 7 bölgesinde düzenlenecek oturumlarla belirlenecek yol haritası değişimin en önemli taşıyıcısı olacaktır. Sorunların derinlemesine ele alınacağı, çözüm önerileri ve gerekli yasal değişikliklerin tartışılacağı oturumların sonunda hazırlanan kapsamlı raporlar ve proje kitabı TBMM’ne iletilecektir. Bir nevi toplumsal uzlaşı metni olacak bu kitap ve tüm proje çıktıları değişim yönünde atılmış güçlü bir adım olacaktır. Aynı zamanda oturumlara halkın katılımının da sağlanmasıyla bireysel farkındalığın yaratılması projeyi çok yönlü kılacaktır.
- PROJE AÇIKLAMASI
Proje 12 ay olarak planlanmıştır. Projenin ilk aşaması 1 aylık bir saha çalışmasıyla başlayacaktır. Bu sürede sosyo-kültürel özellikleri, nüfusları ve temsiliyet oranları göz önünde bulundurularak Türkiye’deki 7 bölgeden ikişer il seçilecektir. Aynı zamanda seçilen bölgelerdeki siyasi otoritelere, akademisyenlere, sivil toplum örgütlerinin temsilcilerine, sendikalar ve derneklere ulaşılacak, konuşmacılar belirlenecektir. Projenin mümkün olan en geniş kitlelere ulaşabilmesi için bölge halkı halkeğitim merkezleri, sosyal medya duyuruları ile önceden bilgilendirilerek düzenlenecek etkinliğe davet edilecektir. Bu yolla bölgenin siyasi aktörleri, akademisyenleri, meslek odaları, dernekleri ve yerel halkın birarada olduğu geniş katılımlı bir organizasyon geçekleştirilecektir.
Proje boyunca 14 şehre gidilecek, 15. ve son final toplantısı ise İzmir’de düzenlenecek bir yemekle tamamlanacaktır. Buradaki en temel amaç bir temsiliyet eşitliği sağlanmasıdır. 7 bölgenin tamamında, o bölgeyi temsil kabiliyeti en yüksek, bölgenin sosyo-kültürel dinamiklerini en iyi yansıtan iki şehir belirlenecektir. Bu şehirlerde çalışmalar yaparak bölge ihtiyaçlarını ve taleplerini toplamak, bu talepleri görünür bir hale getirmek, bölgenin ihtiyaçlarına uygun çözüm önerilerini oluşturmak ve bunları yöneticilere sunarak görünür kılmak amaçlanmaktadır.
Proje süresince her ay 2 şehre gidilerek 7 ay içinde 14 şehirde geniş katılımlı oturumlar düzenlenecektir. Bu sürenin sonrasında 2 ay boyunca her ilde elde edilen talepler, çözüm önerileri raporlanacak ve elde edilen veriler TBMM’ye sunmaya hazır bir rapor ve kitapçık haline getirilecektir. İzmir’de düzenlenecek son toplantı ise bu hazırlanan rapor ve kitapçığın sunulması, proje sonrasında hazırlanacak kitabın temellerinin atılmasını amaçlamaktadır. Bu yemekte proje boyunca gezilen illerden elde edilen notlar ele alınacak, final konuşmaları yapılacak, değişmesi istenen yasal düzenlemelere ilişkin proje boyunca ele alınan çözüm önerileri toplu olarak sunulacak ve en önemlisi TBMM’ye iletilmek üzere hazırlanan rapor tüm katılımcılara sunulacaktır.
Tüm Türkiye’yi kapsayan proje boyunca bir dayanışma ağı oluşturulması da projenin önemli amaçlarından bir tanesidir. Tüm Türkiye’de farklı bölgelerden çalışan, hizmet üreten siyasi aktörler, akademisyenler, sanatçılar, meslek odaları, sendikalar, dernekler ve yerel halk bu proje kapsamında bir araya gelecektir. Bu yolla güçlü sosyal bağların kurulması, yeni iletişim kanallarının yaratılması amaçlanmaktadır. Aynı zamanda sosyal medyada da aktif bir şekilde çalışmaların duyurulması, konuşmaların paylaşılması ile projenin tüm Türkiye’ye ulaşması hedeflenmektedir. Bu şekilde herkesin çözümün bir parçası olabileceği, ulaşmak istenen değişim uzlaşı ve diyalog yoluyla yaratıldığı bir süreç yürütülecektir.
İzmir’deki toplantı ve hazırlanan raporların TBMM’ye iletilmesinin ardından tamamlanacak proje sonraki 7 aylık süreç içinde kitaplaştırılarak kalıcı bir hale getirilecektir. Proje paydaşlarına ve yöneticilere iletilecek bu kitapla toplumda eşit temsiliyet, eşit siyasi katılım, eğitim, sağlık, istihdam haklarına eşit erişim, tüm canlıların yaşam hakkı gibi hassas ve acil çözüm gerektiren konulara ışık tutulacaktır. Aynı zamanda bu kapsamlı projenin elde edeceği değerli çıktılara her zaman erişilebilmesini sağlayan bir kaynak olarak, ileride yapılacak çalışmalara fayda sağlayacaktır. - ORTAKLIK VE KOORDİNASYON
Proje eşit temsiliyeti, insan ve hayvan haklarını savunan;
Siyasi parti temsilcileri,
Yerel yönetim temsilcileri,
Barolar,
Sendikalar,
Odalar,
Sivil Toplum Örgüt temsilcileri,
Yerel Yönetimlerden temsilciler,
Mahalli yönetimlerden temsilciler,
LGBTİ+ dernekleri,
Hayvan hakları savunucuları ve dernekleri,
Yazarlar, sanatçılar, sinema ve tiyatro oyuncuları,
Yerel basın,
Yerel halktan katılımcılar ile sürdürülecektir. Proje boyunca 7 bölge 14 şehirden farklı kurum, kuruluş ve aktörlerin bir araya gelmesiyle kurulacak ağın büyümesi, güçlenmesi ve yeni iş birliklerinin önünün açılması arzu edilmektedir. - İZLEME
Projenin organizatörü olan “Toplumsal Uyum İstişare Dostluk ve Dayanışma Derneği” yönetim kadroları ve proje ekibi her ay düzenli rapor hazırlayarak projenin tüm aşamalarını kayıt altına alacaktır.
İlk ay yürütülen saha çalışmasında Türkiye’deki hangi 14 ilin seçildiği gerekçeleri ile birlikte raporlanacaktır. Aynı zamanda düzenlenecek organizasyona hangi siyasetçilerin, akademisyenlerin, dernek ve sivil toplum örgütünün davet edileceği nedenleriyle birlikte ortaya konulacaktır. Konuşmacıların özgeçmişler ve neden konuşmacı olarak seçildikleri de yine raporda açıklanacaktır.
Projenin ilerleyen aşamasında 14 ilde yaşananlar, katılımcılar, yapılan konuşmalar sonucunda ulaşılan talep ve istekler, belirlenen çözüm önerileri yazılı ve görsel toplanan tüm kaynaklarla birlikte ilerleme raporuna eklenecektir.
Sonraki süreçte tüm raporlar derlenecek, TBMM’ye iletilmesi planlanan metin ve kitapçık hazırlanacaktır. Proje sonunda hazırlanacak kitapta ise, projeye ait tüm görseller, konuşmaların özetleri, proje ekibinin izlenimleri, yerel halkın görüşleri, istenen yasal değişikliklerin gerekçeleri ve projeyle ilişkili tüm kaynaklar toplanacaktır. Böylece proje tamamen izlenebilir olacak ve bu basılı kaynak sayesinde sonrasında da faydalanılabilecek bir kaynak metine dönüşecektir. - ÇALIŞMA PLANI
Projenin kabul edilmesiyle birlikte 11 Ocak 2025 tarihinde projeye başlanacaktır. İlk ay şehirlerin, konuşmacıların belirlenmesi, sivil toplum örgütleri, dernekler, meslek odaları, sendikalarla iletişime geçilmesi süreci yürütülecektir. Takip eden 7 ay proje ekibiyle birlikte belirlenen şehirlere gidilecek, davet edilen konuşmacılar ağırlanacak ve oturumlar düzenlenecektir. Sonrasında 2 ay proje ekibi raporlama çalışmalarını tamamlayıp, TBMM’ye iletilecek metne son şeklini verecektir. Aralık ayında ise projenin tamamlanması ve İzmir’de gerçekleştirilecek kapanış yemeği organize edilecektir. Projede yer alan tüm konuşmacılar ve katılımcıların davet edileceği bu yemekte hazırlanan raporlar sunulacak ve proje süreci değerlendirilecektir.




