DİSK Genel-İş İzmir 8 No’lu Şube Başkanı Deniz Şahin Gümüştekin ve İzmir 3 No’lu Şube Kadın Komisyonu Başkanı Mine Bilir, “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından İzmir’de düzenlenen protesto eylemine katılan DİSK Genel-İş yöneticilerinden 8’i ifadeye çağrıldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakılan isimlerin dışında Deniz Şahin Gümüştekin ve Mine Bilir, tutuklama talebiyle adliyeye sevk edildi. Mahkeme, her iki sendika yöneticisinin tutuklanmasına karar verdi.
Sendikadan Tepki
Tutuklama kararının ardından DİSK Genel-İş, sosyal medya hesabı üzerinden yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Şube Başkanımız Serbest Bırakılsın! Demokrasiyi, adaleti ve hukuku savunan İzmir 8 No’lu Şube Başkanımız Deniz Şahin Gümüştekin ve İzmir 3 Nolu Şube Kadın Komisyonu Başkanı Mine Bilir haksız ve hukuksuz bir şekilde tutuklanmışlardır. Anayasal bir hak olan toplantı ve gösteri hakkı bir suç değildir. Şube Başkanımız ve Kadın komisyonu Başkanımız yalnız değildir! Genel-İş olarak bu hukuksuzluğun karşısındayız. Derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz!”
Aslanoğlu’ndan Tepki
Tutuklama kararına CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu da tepki gösterdi. Sosyal medya platformu X’te yaptığı paylaşımda, sürecin demokrasiye darbe olduğunu belirtti:
“Demokrasinin, hukukun ve emeğin üzerinden sistemli bir baskı dalgası geçiyor!
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız ve Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu hakkında yapılan siyasi operasyonun halkın iradesine indirilen açık bir darbe olduğu yetmiyormuş gibi bugün bu hukuksuzluğa karşı demokratik hakkımızı kullanarak yapmış olduğumuz eylemlere bir seçmen olarak destek olan kentimizdeki DİSK’e bağlı bazı sendika şube başkanları gözaltına alındı ve içlerinden ikisi tutuklandı. Bu düşmanca tavır bile, adaletten noksan bu sürecin ne kadar karanlık bir tabloya doğru gittiğini açıkça göstermektedir.
Bir yanda milyonlarca insanın oy verdiği seçilmiş bir belediye başkanına karşı yürütülen hedefli ve talimatlı operasyonlar, diğer yanda emeğin örgütlü gücünü susturmaya yönelik açık baskılar…
Biliyoruz: Bu sadece Ekrem İmamoğlu’na ya da birkaç sendika yöneticisine karşı yapılmıyor. Bu, halkın sandıkta tecelli eden iradesine, emeğin haklı mücadelesine ve toplumun adalet duygusuna yöneltilmiş bir saldırı olarak sistemli bir şekilde yürütülüyor!
Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu adaletsizliğe asla ama asla boyun eğmeyeceğiz.
İnanıyoruz ki: Adalet yerini bulacak. Halkın iradesi kazanacak. Emek kazanacak. Ve bu ülke, bir avuç karanlığa değil; milyonların umuduna teslim olacak!”




