1. haberler
  2. Yerel
  3. İzmir
  4. Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Başkanı Çağatay Güç’ün gazetemize özel açıklamaları

Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Başkanı Çağatay Güç’ün gazetemize özel açıklamaları

featured
service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

RÖPORTAJ: DOĞAN BEYAZGÜL

Başkanım göreve geldiğiniz günden bu yana nasıl bir parti politikası
yürütüyorsunuz?

  • İşin uzmanı olan insanlar çok ciddi çalışmalar yaptı yani parti programı dediğimiz program bir sene içerisinde yüzlerce akademisyen tarafından ortak yapılmış bir program oluşturuldu. Siyasetçi her şeyi bilir her şeyi bilen siyasetçiler olur anlayışıyla hareket etmedik herkesin uzmanlık alanın da olduğu bir çalışma yürütüyoruz yani parti olarak burada kurumsallığa çok önem veriyoruz. Genel başkanımız bizde uzmanlıklara göre bir görev dağılım yaptık. İşin uzmanı olan insanlar işin içinde oldukça işlerin daha iyi gideceğine inanıyoruz. Sistem doğru işletilirse liyakatli insanlar doğru görevlere getirilirse bu benim adamım benim sözümden çıkmaz anlayışından çıkarsa ve liyakatli insanlar gelirse sistem düzelir başka türlü sistem düzelmez şu an en son olarak bakan atamalarıyla alakalı toplumda karşılığı olan isimlerin olmadığı konusunda bir kanı var. İçişleri bakanlığı atamasında hem adalet bakanlığı atamasında toplum bunu içselleştirmiş değil önceden en basitinden söyleyeyim AKP’nin 2003’te geldiği zaman güçlü kadroları vardı yani o güçlü kadrolar işte Bülent Arınç, Cemil Çiçek gibi bu kadroların bir ağırlığı vardı şimdi gelinen noktada AKP’nin böyle toplumda yer edinebilecek ve ülkeyi doğru yola sokabilir üstelik sistemi düzeltebilir kişilerini artık bulamaz hale geldi yani ben AKP siyasetçilerinin AKP’nin son dönemlerdeki yerel siyasetçilerin toplumda karşılık görmediğini görüyorum bu da sistemi bozuyor yani sistem bozuk hale geliyor sadece cumhurbaşkanına bağlı bir sistem ve koca bir sistem bir kişinin sözüyle çözülebilecek bir şey değil sonuç itibariyle doğru insanların doğru görevlerde olduğu bir sistem yaratılması lazım ki koskoca ülkenin yönetilmesi doğru
    yola girsin ve insanlar daha mutlu yaşayacağı bir sisteme gelebilsin.

Başkanım yerel seçimlerde genel başkanı Özgür Özel’in bir açıklaması vardı bavullarını zihninde toplamış gençlerden emanet oy aldıklarını söylemişti bugün genç nüfusun işsizlik oranı 6,5 milyon yani Danimarka ve birçok Avrupa ülkesinden daha fazla nüfusa sahip işsizlik oranı gençlerle ilgili nasıl bağ kuracaksınız yani zihninde bavullarını toplamış bu ülkeden gitme isteği olan o gençlere şu anda Cumhuriyet Halk Partisi’nin yaklaşımı nasıl ve bir sonraki seçimde o zihnindeki bavulları toplayacaklar mı yoksa bu ülkede kalıp düzeni değiştirmek için çaba harcayacaklar mı cumhuriyet halk partisi bu gençlere gitme diyebilecek mi ya da ikna edebilecek mi?

  • ilk geldiğimiz dönemlerde yerel yönetimlerle ilgili bir kaygı vardı ben hani yerel yönetiminin
    içerisinden geldiğim için örgüte şu kaygıda olmamasını söyledim şimdi belediye başkanlarımız ve belediye yöneticilerimiz bürokratlarımız şu an geldikleri günden beri ciddi emek harcıyorlar ve çok ciddi mali sıkıntı yaşıyorlar o mali sıkıntı içerisinde hem belediye personeline maaş ödemeye çalışıyor hem de belediyecilik yapmaya çalışıyorlar ve bakıldığı zaman siyasal iletişim anlamında eksik kaldığımız yönler yani hani il başkanımız işte hapse düştü falan orada bir boşluk oluştu o boşluk oluşunca bunu anlatacak bir şey zayıfladı yani şu oluştu işte belediyecilik hizmetlerinde işte problem yaşarsak işte seçimi kaybederiz böyle bir şey değil yani şu anda toplumun gerçek kaygısı yaşam standardıyla alakalı bir şey belediyecilik hizmetleri şu anda vatandaşın ikinci planında şu anda kendi yaşamıyla ilgili ciddi sıkıntıları var yani hem maddi anlamda geçinemiyorlar hem barınmayla ilgili problemi var hem çocuklarının ve gençlerin gelecek kaygısı var yani yetişkin insanların çocukları için gelecek kaygısı var gençlerin de kendisi için gelecek kaygısı var şimdi bunlar en ön planda olan şeyler belediyecilik hizmetleri anlık kızgınlıkla söylenen şeyler bir kere örgütte biz bunu anlattık bakın bizim belediye başkanlarımız şu anda öyle bir emek harcıyorlar ki bu kadar sıkıntıya rağmen mali baskıya rağmen ellerinden gelen bütün imkanları vatandaşı için kullanıyorlar ama öyle bir düzeye geldik ki her şey belediyeden beklenir hale geldi çünkü merkezi hükümetin kamu yapıları vatandaştan kopmuş
    durumda o yüzden kaymakamlık sosyal yardımlar yapardı kaymakamlık bununla ilgili vatandaşla birebir iletişim kurmaya çalışırdı ya şu anda okulları da belediye boyuyor camileri de belediyeler temizliyor sosyal yardımları belediyeler yapıyor sağlıkla ilgili sorun olduğu zaman vatandaşı hastaneye belediyeler götürüyor. işte ne bileyim sosyal tesis belediyeler açıyor yani merkezi hükümetin burada yapacaklarıyla alakalı hizmetler çok zayıfladı bu nedenle vatandaş bütün beklentiyi belediyelere çevirdi her şeyi belediyelerden bekliyor ya belediyenin asli görevi nedir yol yapmak çöp toplamak ve park yapmak bu asli görevleridir ama belediyeler asli görevlerinin neredeyse yarısı kadar yani bir o kadar da sosyal belediyecilik anlamında üst düzey hizmet yapma hissiyatı oluştu. Neden vatandaş bunu bekliyor çünkü. Vatandaş gidip bir kafeye oturup bir kahve çay içemiyor sosyal tesis açılmasını istiyor vatandaş geçinemiyor işsizlikle ilgili ciddi sıkıntısı var sosyal yardım bekliyor belediyeler sosyal yardım yapıyor işte kent lokantası açıyorlar kreş açıyorlar çünkü çocuklarını özel kreşlere verebilecek kesimler %10’luk %20’lik kesimler yani toplumun %20’si en fazla verebilir geri kalan kesimin devletin sisteminden eğitim alması lazım ama yetersiz bir eğitim sistemi var o zaman ne oluyor çocuklar daha iyi eğitim almasını isteyen insanlar belediyelerin kreşlerinden faydalanmak zorunda kalıyor belediyeler bunu açmak zorunda kalıyor kent lokantası açmak zorunda kalıyor işte tanzim satış yerleri izmar açmak zorunda kalıyor e şimdi bunlar belediyenin asli görevleri değil ki ama vatandaşın önceliği ne ise belediyede vatandaş ne derse onu yapmaya çalışıyor bu da belediyelere çok ağır yük getiriyor aslında biz de göreve geldiğimiz günden beri örgütümüze bunu anlatıyoruz. Belediyelerimiz çok yük üstlendi çok emek harcıyorlar. Belediye başkanlarımıza ve belediyelerimize sahip çıkmamız gerektiğini anlattık ve şu anda bütün yönetici arkadaşlarımız da kendileri söylüyor bu algıyı değiştirdik yani belediyeden onu yapsın bunu yapsın tarzında beklenti içine girecek durumumuz yok. O kadar mali bütçeleri yok herkesin kendi asli görevleri var ve bunun asli görevler dışında yaptıkları her hizmet aslında halka hizmet oldu olduğu için
    bizim anlatmamız gereken bunlar olduğunu örgüt anlattık ve örgüt şu anda çok daha aktif çok daha güçlü kendini iyi hisseden güçlü bir İzmir il örgütü var ilçe örgütleri var o yüzden biz kendimiz kendi adımıza son yaptırdığımız yani alınan bilgilerde anketlerde cumhuriyet halk partisinin İzmir’deki oy oranının yükseldiğini gördük bu da bizi mutlu ediyor çünkü demek ki vatandaş bizi içselleştirmiş ve doğru yaptığımıza yönelik bir algı oluşmuş belediye hizmetleri ile ilgili de bu mali sıkıntılar geçtiği zaman inanın ben belediyeci olaraktan mali baskı olmadıktan sonra çok basit işler. Çiğli belediye başkan arkadaşım bir açılış yapacak bir park yapmış 1500 metrekarelik bir şey hayırsevere yaptırmış mesela çünkü mali sıkıntısı var yani şimdi belediye başkanı o mali sıkıntısı olmasın kendi yapmak istemez mi yapar yani ama gidiyor ve birileriyle bir şey buluyor vatandaşa teşekkür ederiz orada bir park yapıyor ve çocukların oynayacağım bir alan yaratıyor gibi böyle birçok insan şey yapmaya çalışıyor yani işi böyle yoluna koyup vatandaşa rahat edecek hayat yaratmaya çalışıyorlar.

Meslek fabrikasını tahliye kararıyla ilgili şimdi mahkeme erteledi ama bu konuda
ne düşünüyorsunuz?

  • Hep suni gündem ya yani AKP’nin hazırladığı suni gündem diyorlar ki ya şu meslek fabrikasını bir
    konuşturalım diyorlar yani orayı alsan ne olacak yani hem ne elde edeceksin gündem değiştirmeyle hiçbir amaç da yok orada yani bir yandan gündem değiştirirken Eyyüp Kadir İnan da itirafta bulunuyor yani ülkede madde bağımlılığı çok arttı diyor birinci şehir olarak da İzmir diyor kardeşim sen İzmir milletvekilisin bununla ilgili ne yapıyorsun bununla ilgili bir çalışman var mı madde bağımlılığı belediyeciliğin işimi acaba onu çözmek veya suç oranını çözmek belediyelerin işi mi ya siz merkezi hükümetsiniz yani siz milletvekili olarak ne yapıyorsunuz biri çıkıyor böyle kamera karşısına geçiyor sürekli akıl veriyor böyle deniz deniz diyor anlatıyor boşluğa bakarak biri böyle sürekli belediyecilikle ilgili akıl veriyor yani kardeşim siz merkezi hükümetsiniz ya bütçe sizde güç siz de siz ne yapıyorsunuz yani bununla ilgili ne planlıyorsunuz bir tane milletvekili gitmiş şey o batık bir şey var ya biz diyor bunun çözümü için diyor mücadele ediyoruz kardeşim siz muhalefet değilsiniz çevre bakanlığı sizin merkezi hükümetinize bağlı yani çevre bakanlığı sizin çevre bakanınız yani oraya gidip fotoğraf çekip bunun için mücadele ediyoruz diyorsunuz yani mücadelesini vermesi gereken sizsiniz yani şimdi burada hem muhalefetlik yapmaya çalışıyorlar hem merkezi hükümet gücüyle hareket etmeye çalışıyorlar burada iş çözmeleri gerekiyor. Gerçekten İzmir’de çözülecek çok iş var yani her konuda İzmir’in çözülmesi gereken birçok şeyi var İzmir’de şu olgu var mutlu insanlar şehri İzmir bu mutlu insanlar şehrini bozmaya çalışan bir şey var siyasi anlayış var bunu buna izin vermememiz lazım bu bizim kabullenebileceğimiz İzmir’in kabullenebileceği bir şey değil yani zaten toplum Türkiye’deki toplum Türkiye’de yaşayan insanlar inanılmaz mutsuzlaştı dedik ya orta direk aileleri vardı orta direk aileler çökünce mali anlamda gelinen noktada onlar mutsuzlaşınca toplumun tamamı mutsuzlaştı çünkü artık de yani durumu iyi olan insan da mutlu olabilecek alan bulamıyor çünkü orta direk çok mutsuz yani o %80’lik kısım mutsuz o mutsuz alan herkesi mutsuz kılıyor şu anda zengin de mutsuz fakir de mutsuz ülkede mutsuzların yaşadığı bir ülke haline geldi bunu düzeltebilecek ancak bu sosyal yaşamın ve orta direk dediğimiz kesimin daha mutlu yaşayabileceği bir ülke yaratabilmek bu da hepimizin düşünmesi gereken önemli bir konu.

İzmir milletvekili AKP genel sekreteri Eyyüp Kadir İnan’a siz sürekli cevap
veriyorsunuz bu sizi yormuyor mu bir de genel siyaset yapıyorsunuz siyasetçi
olarak tabiyki yapacaksınız ama Cumhuriyet Halk Partisi’nin İzmir milletvekilleri
bu konuda sessiz mi kalıyor ?

  • Seda Kaya Ösen hanım da veriyor Mehmet Salih Uzun bey de verdi yani vekillerimiz hani ilk
    başlarda vekiller ile ilgili bir algı vardı ya biz vekillerle yaptığımız toplantıdan sonra da vekiller ilçe ilçe çok ciddi çalışmalar yürütmeye başladılar yani yürütüyorlar şu anda bazıları merkezde görevli mesela Gökçe gökçen hanım yani genel başkan yardımcısı ve çok ciddi çalışmalar yapıyor yurt dışına çok fazla gidiyor Ankara çok ciddi çalışmalar yapıyor ve ona rağmen mesela bir şey çağırdığım zaman yani dönüş yapıyor diyor ki başkanım diyor ben hani bugün gelemeyeceğim işte şuradayım diyor başkanım ben bugün gelemeyeceğim buradayım diyor ve burada evet bir şeyi algısı var cumhuriyet halk partisi algısı var ama ya ben mesela AKP’de Alpay beyi hiç görmedim İzmir’de yani buraya gelmiyor Çelebi gelmedi mesela yok ortalıkta kayboldu adam yani hani evet bizimde bazı eksiklerimiz var yok değil ama gelinen nokta da yani AKP merkezi hükümet temsilcileri İzmir’de yoktu. Onların olmaması normal Cumhuriyet Halk Partisinin amiral gemisi dediği İzmir’in amiral gemisi bizim için dediği bir kentten bahsediyoruz ve dolayısıyla AKP’nin burada seçimi almamasının ve İzmir üzerinde bu kadar belediyeler
    üzerine baskı yapıyor olmasının bir nedeni var bir sonraki seçime hazırlık ya da buradan işte buraya alabilir miyiz gibi bir planları var ama amiral gemisindeki o yöneticilerin İzmir’de daha fazla daha fazla sahip çıkması gerektiğin düşüncesindeyim. Siz yerel basınla ilgili sürekli iletişim içerisindesiniz. Yerel basın sizin için neyi ifade ediyor diye sormak istiyorum. İlk geldiğim zaman yerel basın da böyle bir hani bir şey yaptık mesafe dediği gibi duruyorduk ben sadece orada mesafeli falan değildim sadece eşit davranmaya çalıştım bütün yerel basına çünkü böyle
    şu siyasi anlayış benim hoşuma gitmiyor birileri bizim adamımız birileri değil ben basının tarafsız
    olmasını istiyorum bana da kötü şeyler yazabilirler yani ben de her şeyi mükemmel yapamam yani hani ama benim iyi yanlarımı da yazabilirler kötü yanlarımıda ama AKP’nin de iyi yanlarını ve kötü yanlarını yazması gerekiyor yani bir gazete sadece büyükşehir kötüleyerek bir yere varamaz yani büyükşehirin yaptığı birçok sosyal yardımlar var birçok projeler var ben işin içindeydim biliyorum. Bir gazete sadece Bornova’yı kötüleyerek bir yere varamaz çiğli kötü diyerek Karşıyaka’yı kötüleyerek bir yere varamaz yani sadece fox’lanmış ve orayı kötüleme üzerine kurulmuş bir yerel anlayışı benim için çok doğru gelmiyordu ve ben geldiğimizden beri bunu biz de yaratmış olabiliriz siyasi olarak yani geçmiş dönemlerde iç çatışmalar iç kavgalar ama sonuç itibariyle ben buraya iyi niyetle yola çıkmış ve bu iş için fedakarlık yapmak için yola çıkmış birisi olarak karşımdakini de empati kurup anlamam gerekiyor yani bütün siyasetçileri bütün bu işe emek koyanları ben kendi partimde emek harcayan her insana ben teşekkür ederim yani başka bir şey demem sadece eleştiri yapan partililerimi de gerekli uyarıları yaparım yani sadece içe dönük eleştiri yapan partiliyi uyarırım bu uyarıyı da ciddi yapım sert yaparım çünkü bir partili bir yönetici üst düzey görevler almış parti görev almış bir insan sadece iç eleştiri yaparsa o partililiğini ben sorgularım artık bu ülkede bu kadar sorun varken bu kadar
    problem varken sen gidip yok şu belediyede bu yapamıyor şuradaki işte asfaltla ilgili problem var bak kardeşim bak adam kendi itiraf etti ya maddi bağımlılığı almış başını gidiyor ekonomik kriz almış başını gidiyor işsizlik artmış barınma soruyla ilgili çok ciddi problem var çocuklar evlenemiyorlar gelecek kaygısı var bunlarla ilgili hiç görüşü olan yok mu kardeşim bunlarla ilgili hiç görüşü olmayan partili dediğimiz üst düzeylerde görev almış insanlar olduğu zaman ben rahatsız olmam ama illa ki bunlarla ilgili yorumlar yapmış Aziz Kocaoğlu gibi bir değer var İzmir’de ya o da eleştiriler yapıyor ama ben Aziz Kocaoğlu niye eleştiri yapıyor demiyorum ama Aziz Kocaoğlu şehirle ilgili ülke ile ilgili vatandaşla ilgili sürekli şeyler veriyor toplumu bilgilendiriyor ve bilinçlendiriyor şimdi Aziz Kocaoğlu gibi kıymetli bir insan konuştuğu zaman herkes hürmet eder ama bazı siyasetçiler var sadece CHP’yi eleştiriliyor ya sen CHP’de siyaset yapıyorsun ve karşı taraftaki ciddi problem var yani merkez hükümetle ilgili ciddi problem var bizde problem değil yani problem öbür tarafta bunu söylemen lazım ki sen yer edinebilmek için birkaç kişiyi mutlu edebilmek için öyle konuşan insanlardan da rahatsız oluyorum.

HABER : SİNEM AKSEMA

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
d_uygulu
Dıuygulu
0
d_nceli
Düşünceli
Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Başkanı Çağatay Güç’ün gazetemize özel açıklamaları
+ - 0

Bültenimize Ücretsiz Kayıt Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Egedebirgun.net ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin
KAI ile Haber Hakkında Sohbet

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.