CHP İzmir Milletvekili ve Plan Bütçe Komisyonu Sözcüsü Rahmi Aşkın Türeli görüşmeleri bugün
başlayacak olan vergi paketi için çarpıcı bir tespitte bulundu.
Türeli, “Plan ve Bütçe Komisyonuna vergiyle ilgili bir kanun teklifi geliyor, içinde hiçbir şey yok; ne vergi adaleti var ne dolaylı-dolaysız vergi ayrımının düzeltilmesi var ne vergi harcaması var. Hani, istisna, muafiyet ve indirimler nedeniyle vazgeçilen vergiler, vergi harcamaları 2024 yılında 2.2 trilyon lira. Bu rakamın sadece 30 milyar lirası bu pakette” dedi. Vergi paketi vergi reformu içermediğini, tasarruf ve verimlilik paketinin de tasarruf içermediğini vurgulayan Türeli “Dağ fare doğurdu” diye konuştu.
BİRBİRİNİN AYNISI 6 TASARRUF PAKETİ
Türeli, tasarruf önlemlerini içeren torba yasa teklifinin Genel Kurul görüşmelerinde CHP grubu adına
söz aldı. Konuşmasında tasarruf paketiyle birlikte, Meclis gündemine gelen vergi paketini
değerlendiren Türeli şunları söyledi:
“Adı üzerinde zaten, tasarruf tedbirleriyle ilgili olan bir kanun, genel gerekçede de bu var ve
kamuoyunda da böyle algılandı. Fakat kanun teklifinde sadece 2 tane madde var bu konuyu
ilgilendiren, hadi, dolaylı olarak da koyduğumuz zaman 5 madde diyebiliriz ama onun dışında, başka
konularla ilgili düzenlemeler var. Şunu görüyoruz biz, mayıs ayında çıkan Kamuda Tasarruf ve
Verimlilik Paketi’nin son derece verimsiz, verimliliği artırmayan ve tasarruf yapmayan bir paket
olduğu ortaya çıktı. Bakın, şimdi burada bir kanun getirildi, bu kanunda, biraz önce söylediğim gibi,
buna ilişkin tedbirler yok ama daha önemlisi, bu uygulanan paket, Kamuda Tasarruf ve Verimlilik
Paketi, genelge de çıktı üzerine, son derece yetersiz. Hani bir laf var Türkçede “Dağ fare doğurdu.”
aynen o şekilde. Tasarruf yok, verimlilik zaten hiç yok. Ben şunu görüyorum, AKP, iktidar partisi, algı
yönetimiyle işi götürmeye çalışıyor ama algı yönetimiyle götüremezsiniz arkadaşlar. Yani artık yolun
sonuna geldiniz, yapmıyorsunuz bir şey, bütün toplum bunu görüyor. Bakın, bu tasarruf paketi AKP
iktidarları döneminde çıkarılan 6’ncı tasarruf paketi ve hemen hemen hepsi birbirinin aynısı ve hiçbir
gelişme, bir iyileşme sağlanamamış.
Bakın, bütçede yeni rakamlar açıklandı: Mal ve hizmet alım giderleri artmaya devam ediyor, temsil ve
ağırlama giderleri artmaya devam ediyor. Daha geçen hafta ABD’deki NATO zirvesine Cumhurbaşkanı
5 uçakla katıldı arkadaşlar; 1 uçak önceden gitti TBMM Başkanı ve yanındaki heyeti, arkadan 4 uçak, 1
uçak da Cumhurbaşkanının zırhlı aracını taşıdı. El insaf arkadaşlar, böyle gayriciddi bir iş mi olur!“
2.2 TRİLYONUN SADECE 30 MİLYARI İÇİN DÜZENLEME YAPIYORUZ
Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşmeleri bugün başlayacak olan vergi paketine de değinen Türeli şu
ifadeleri dile getirdi:
“Plan ve Bütçe Komisyonuna vergiyle ilgili bir kanun teklifi geliyor, ona hızlı olarak bir göz attım,
içinde hiçbir şey yok; ne vergi adaleti var ne dolaylı-dolaysız vergi ayrımının düzeltilmesi var ne vergi
harcaması var. Hani, istisna, muafiyet ve indirimler nedeniyle vazgeçilen vergiler, vergi harcamaları ne
kadar, biliyor musunuz değerli arkadaşlar 2024 yılında? 2,2 trilyon. Pakete hızlı bir baktım, yeni geldi
düzenleyici etki analizi; bu pakette vergi harcaması 30 milyar lira yani istisna ve indirimlerden
vazgeçilmesi sadece 30 milyar, 2,2 trilyonluk bir paket içinde. Hiçbir şey yok bunun içinde; kamu-özel
iş birliğiyle yapılan projeler yok. Bakın, 2024 yılında 162,4 milyar; önümüzdeki 2024-2026 döneminde
673,6 milyar liralık bir kamu-özel iş birliği modeli var. Buna tıkır tıkır para ödüyoruz, döviz cinsinden
ödüyoruz; garantiler vermişiz, köprülerde, otoyollarda araç geçiş garantileri, havaalanlarında uçuş
garantileri ve şehir hastanelerinde yatak garantileri. E, ne olacak? Niye buna dokunmadık tasarruf
paketinde, neden kamu-özel iş birliğiyle ilgili hiçbir madde yok? Bu soruyu soruyoruz.”
ADRESE TESLİM DÜZENLEME
Tasarrufla ilgili torba yasa teklifinde yer alan bir düzenlemeyle elektrikli araçlandaki vergi yükünün
yüzde 30’a kadar indirildiğini vurgulayan Türeli şöyle devam etti:
“Elektrikli, özellikle hibrit olan araçlar üzerinde bir ÖTV indirimi sağlanıyor; yüzde 80 olan ÖTV oranı
bazı araçlar için yüzde 70, yüzde 60, yüzde 30’a indiriliyor. Şimdi, kamuoyunda bu düzenlemenin
adrese teslim bir düzenleme olduğu konusunda âdeta bir konsensüs oluşmuş durumda. Geçtiğimiz
günlerde Türkiye’de 1 milyar dolarlık yatırım yapan, basında da çıkan, bir Çin firması BYD’nin “SEAL U”
modelini kapsayacağı iddia ediliyor. Bir kere, şu soruyu soruyoruz: Bu düzenlemeye neden gerek
duyuldu? Bu düzenleme hangi marka ve model araçları etkileyecek ve en ilginci, en önemlisi, yerli ve
millî otomobilimiz Togg’u nasıl etkileyecek? Plan ve Bütçe Komisyonunda bu konuları gündeme
getirdik ve biliyorsunuz, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) da TOGG’un hissedarlarından, bu işi
yapan kurumlarımızdan biri; bunun Togg’u olumsuz etkileyeceğini söyledi.
BÖYLE MİLLEYETÇİLİK OLMAZ
Togg’a sahip çıkalım. Bu kadar büyük iddialarla Türkiye’de bir Togg, bir elektrikli otomobil yapılması
söz konusu oldu ama burada yaratılan haksız rekabetle, olumsuz bir bakışla Togg olumsuz
etkilenecek; bunu kabul etmiyoruz, böyle bir şey olmaz. Çin firması burada, Türkiye’de yatırım
yapacak, otomobil üretecek fakat ilginç olan, bu gelen düzenlemeyle otomobil üretene kadar ithal
ettiği bütün araçları bu ÖTV indirimiyle alacak, bunu kabul etmiyoruz; Türkiye’de bir üretim yapılmış
olur, iki yıl, üç yıl, dört yıl sonra fabrika biter, hayata geçer, o zaman konuşulur bunlar teşvik
kapsamında ama bugün böyle bir şey yok. Bu yatırımın ne kadar olduğunu bilmiyoruz, sözleşmelerini
bilmiyoruz, ne getirecek ne götürecek, ne zaman fabrika bitecek, ne zaman üretime geçecek
bilmiyoruz değerli milletvekilleri. Böyle bir şey olmaz çünkü bu firma ithalat yapacak yani ciddi bir
ithalat, 100 bine yakın bir ithalat yaptığını düşündüğünüz zaman o Türkiye’ye girecek olan 1 milyar
doların kat kat fazlası bu vergi indirimi yoluyla dışarı çıkacak. Bir taraftan, siz diyeceksiniz ki:
“Dışarıdan doğrudan yabancı yatırım getirdik.” ama aslında vergi indirimiyle sonuç itibarıyla bunun
kat kat fazlasını ödemiş olacağız. Böyle milliyetçilik olmaz, böyle ülke sevilmez, böyle yurtsever
olunmaz. Ülkeyi sevmek demek bu ülkenin çıkarlarını her şeyin üstünde tutmak demektir ve bunun
için de bu maddenin son derece yanlış olduğunu ve madde metninden çıkarılması gerektiğini
söylüyoruz. Burası Türkiye, burası muz cumhuriyeti değil. Doğrudan yabancı sermaye gelecekse
dediğim gibi gelir, o koşullar için de gerekli yatırımı elbette yapar.”




