Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekili Deniz Yücel, CHP Merkez Yürütme Kurulu toplantısının ardından yaptığı açıklamalarda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında açılan ‘diploma davası’na ve yargı sürecinde yaşananlara sert tepki gösterdi. Silivri Cezaevi Kampüsünde görülen duruşma öncesinde salon değişikliği yapılması, izleyiciler ve avukatların dışarıda bırakılması gibi uygulamaları eleştiren Yücel, “Savunma hakkı gasbedildi. Adil yargılama hakkı yok sayıldı,” dedi.
Duruşmaya katılmama kararına rağmen İmamoğlu’nun mahkemeye getirildiğini, avukatına savunma hakkı verilmediğini belirten Yücel, “Bu kadarı da olmaz dediğimiz ne varsa oluyor. Yaşananlar, sıkıyönetim dönemlerini ve darbe süreçlerini hatırlatıyor,” ifadelerini kullandı.
CHP’NİN İKTİDARA YÜRÜDÜĞÜNÜ AKP DE GÖRÜYOR
“Ülke olarak demokraside, hukuk düzeninde, ekonomide, eğitimde ve sağlıkta kısaca hayatın her alanında gerilemenin ve yozlaşmanın yaşandığı bir dönemden geçiyoruz. Halkın adalete olan güveninin her geçen gün biraz daha sarsıldığı, hukuk çizgisinden hızla uzaklaşıldığı, liyakatsizliğin ve kayırmacılığın devletin her kademesine sirayet ettiği, seçilmiş belediye başkanlarının siyasi soruşturmalarla bertaraf edilmeye, oyun dışına itilmeye çalışıldığı, sandıkta kazanamadıkları belediyeleri yargı operasyonlarıyla ele geçirmeye çalıştıkları bir dönemdeyiz. İktidar sanal gündemlerin peşinde savruluyor, algı operasyonları ile halkın gerçek gündemini gölgeleyip CHP’yi bir kumpasın içine çekmeye çalışıyor. CHP’nin tertemiz kurultayını, verilecek hesabı olmayan belediye başkanlarını ve il kongrelerini hukuk dışı yollarla hedef alıyorlar. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi’nin birinci parti olduğunu, iktidara yürüdüğünü AKP de görüyor.
‘YSK’NIN VERDİĞİ KARARLAR DOĞRUDUR’
Hukuki olmayan yargı kararlarını ve taleplerini hukuk içerisinde açıklamak elbette mümkün değil. İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi hukuksuz kararların merkezi olarak yine iş başındaydı. CHP İstanbul 39. Olağan İl Kongresi’nin yapılmasına saatler kala kongremizi durdurmak isteyen bu mahkemeyi daha önce de olağanüstü il kongresine müdahale etmeye çalışmasından hatırlıyoruz. YSK’nın bu hukuk tanımayan mahkemenin taleplerine karşı verdiği kararlar doğrudur ancak bu mahkemenin yaptığı usulsüzlükler hakkında HSK tarafından halen soruşturma başlatılmaması yargının içler acısı halini ortaya koymaktadır. Adalet Bakanı’nın sessizliği bu tabloyu tamamlamaktadır.
‘… DARBE DÖNEMLERİNİ HATIRLATIYOR’
Millet iradesi 213 gündür tutsak. İddianameler ortada yok. Soruşturma tutuksuz şekilde yürütülebilecekken tutuklu yürütülüyor. Elbette hiç kimse soruşturulmaktan muaf değildir ancak savunma hakkı kısıtlanmadan, adil yargılanmak, masumiyet karinesi ihlal edilmeden yargılanmak tüm vatandaşlarımızın hakkıdır. Bugün Silivri Cezaevi Kampüsünde trajik bir olay yaşandı. Ekrem Başkan’ın 35 yıllık diplomasını iptal eden zihniyet, duruşma saatine dakikalar kala duruşma salonunu değiştiriyor, avukatları, basını dışarıda bırakmaya çalışıyor. Savunma hakkı gasbedildi, adil yargılama yok sayıldı. Ekrem İmamoğlu’nun mahkemeye zorla getirilmesi, avukatına savunma hakkı verilmemesi, duruşmaya katılmama kararına rağmen bu tutum izah edilemez. Avukatların duruşma salonuna alınmaması bize darbe dönemlerini hatırlatıyor. Kumpaslar, iftiralar, hukuk dışı uygulamalar bir kişinin korkusunun ve meşruiyetini yitirmiş bir iktidarın göstergesidir. CHP olarak bu hukuksuzluk düzenini biz değiştireceğiz.
YENİ MİTİNG ARNAVUTKÖY’DE
Türkiye’nin dört bir yanında gerçekleştirdiğimiz eylemlerle, meydanlarda haksızlığa ve hukuksuzluğa karşı mücadele etmeye devam ediyoruz. 63. mitingimizi İstanbul Arnavutköy’de, 64. mitingimizi Eskişehir’de “Nadir Toprak Elementleri” konusunda yapacağız. Herkes için demokrasiyi ve yargı bağımsızlığını savunmaya devam edeceğiz. Ekrem İmamoğlu’nun neden tutuklu olduğunu çok iyi biliyoruz. AKP, İmamoğlu’yla demokratik bir yarışa girmeye cesaret edemiyor. Zeydan Başkan, Muhittin Böcek ve diğer başkanlarımızın üretkenliğinden korkuyorlar. 2024 yerel seçimlerinde ikinci parti konumuna düştüler, korkuyorlar. Ama unuttukları bir şey var: Hiçbir güç milletten büyük değildir.
Ekonomide tam bir çöküş yaşanıyor. Vatandaş borca batmış, yokluk ve yoksulluk derinleşmiş. Sanayi ve tekstil gibi lokomotif sektörler alarm veriyor. Sanayide istihdam düşerken, tekstilde son 25 yılın en ağır süreci yaşanıyor. İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliğine göre 2025’in ilk 6 ayında 300 firma konkordato ilan etti. Merter, Laleli’de kepenkler kapanıyor. Ekonomi çökerken iktidar algı operasyonları yapıyor. Mehmet Şimşek, Amerika’da “enflasyonda ilerleme var” diyor ama halk pazar tezgahlarında çürük sebze topluyor. Asgari ücret 22.104 TL, en düşük emekli maaşı 16.881 TL, açlık sınırı 28.000 TL, yoksulluk sınırı 91.000 TL. Halk sefalet içinde. Bu düzen değişmelidir.
KARA PARA AKLAMA ÜLKESİ
24 yıllık AKP iktidarı Türkiye’yi kara para aklama ülkesi haline getirdi. Can Holding operasyonunda tutuklanan Kemal Can, kara para akladığını “devlet büyüğü ve yetkililerin yönlendirmesiyle” yaptığını itiraf ediyor. Ama savcılık hâlâ kim bu devlet büyükleri demiyor. CHP’li belediyelere kumpasla suç uyduranlar, devletin içindeki büyük suçları görmezden geliyor. Hukukun üstünlüğü adına, bu itirafların üzerine gidilmelidir. Kanunlara bağlı yargı mensupları, bu soruları sormak sizin de boynunuzun borcudur.
HAKAN TOSUN CİNAYETİ
Gazeteci, belgeselci ve aktivist Hakan Tosun, İstanbul’da dövülerek öldürüldü. Kamera görüntülerinin toplatıldığı iddiaları var. Olayın üzerinden 10 gün geçti, sadece iki müfettiş görevlendirildiği açıklandı. Bu olay tüm yönleriyle açığa çıkarılmalı, sorumlular hesap vermelidir. Adaletin sağlanması ve hukuk devletinin gereği için bu süreci yakından takip edeceğiz.
‘TAYFUN KAHRAMAN 42 AYDIR CEZAEVİNDE’
Tayfun Kahraman, 42 aydır cezaevinde. Anayasa Mahkemesi, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ve eylemleriyle suçlama arasında illiyet bağı kurulamadığını belirterek yeniden yargılanması gerektiğine karar verdi. Dileğimiz, ilk derece mahkemesinin bu tutukluluğa bir an önce son vermesidir.
KKTC SEÇİMLERİ
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde tüm engellemelere rağmen Tufan Erhürman seçimden zaferle çıktı. CHP olarak seçim sürecinde sessiz kaldık ama AKP ve MHP sandığa gölge düşürmeye çalıştı. Buna rağmen halkın iradesi galip geldi. Biz KKTC’yi “yavru vatan” değil, “kardeş vatan” olarak görüyoruz. Tufan Erhürman’ın Türkiye’yle istişare vurgusunu destekliyoruz. Kıbrıslıların iradesine saygı duymak, demokrasiye saygı duymaktır.




