1. haberler
  2. Yerel
  3. Başkan Kınay: Yaşanabilir bir Karabağlar için mücadelemi yürüteceğim

Başkan Kınay: Yaşanabilir bir Karabağlar için mücadelemi yürüteceğim

featured
service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, Ege’de Birgün TV’de Doğan Beyazgül’ün sunduğu Özgür Yorum programının konuğu oldu.

Başkan Helil Kınay, seçim süreci, Karabağlar’daki sorunlar ve gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Seçimin üzerinden kısa bir süre geçmesine rağmen Karabağlar’da yaşayanların sevgisini ve güvenini kazanan Başkan Kınay, “100 gün içerisinde de biz her zaman olduğu gibi sokakta vatandaşlarımız ile beraber dokunmaya çalışan, işsizliğine destek olmaya çalışan, yoksulluğuna destek olmaya çalışan, ya da hangi derdi var ise onu duyurmaya çalışan bir çalışma temposu içerisindeyiz.” dedi.

“DAHA YAŞANABİLİR BİR KARABAĞLAR İÇİN MÜCADELEMİ YÜRÜTECEĞİM”

Üzerine düşen görevlerin farkında olan ve bunun için mücadele verdiğini belirtan Kınay, “Aslında süreç çok kısa, ve özeti şöyle söylemek lazım, yıllardır bu ülke için mücadele yürütüyoruz. Daha iyi bir yaşam mücadelesi yürütüyoruz, emekten haktan yana bir mücadele, farklı farklı kulvarlarda farklı farklı alanlarda belki farklı  kimliklerde aynı amaç için yürütüyoruz. Dolayısı ile bu yerel seçimlerde de hepimizin ihtiyacı olan, ve hepimizin isteği olan değişimi yaratmak için CHP bir yolun öncüsü oldu. Bu anlamda sayın başkanımız Özgür Özel ile birlikte, bizler de belediye başkan adayları olarak daha yaşanabilir kentler, daha adil kentler, aydınlık çağdaş kentler için yürüdüğümüz yolda üzerimize düşen görevleri en iyi şekilde yerine getirmeye çalışıyoruz. Bu noktada sadece bizler değil, tabi ki tüm CHP örgütü ile beraber tüm üyeleri ile beraber, sokakta buna inanan herkes ile beraber, biz güzel bir yolun başlangıcını yaptık. Biliyorum ki bu yolda yine emin adımlarla yürüyeceğiz. Ve hak ettiğimiz yaşamı bu ülke içinde birlikte karşılayacağız.  Benim için  bu konunun kısa özeti bu bundan sonraki süreçte Karabağlar Belediye başkanı olarak, söz verdiğimiz gibi Karabağları daha yaşanabilir, daha iyi bu kentlerin içinde hak ettiğimiz yaşamı sunan bir kent olması adına kendi mücadelemi yürüteceğim. Tüm arkadaşlarım ile beraber diğer Belediye Başkanı arkadaşlarım kendi kentlerinde biz bu ülkenin gerçek yüzünü birlikte oluşturacağız.” dedi.

“KARABAĞLAR’IN DEĞİŞEN YÜZÜNÜ ORTAYA KOYACAĞIZ”

Seçim sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Başkan Kınay, “Bizler tabi ki yoğun bir seçim süreci ile beraber belediyelerimizi devraldık. Karabağlar CHP Belediyeciliği ile beraber, 15 yıllık yaşamını sürdürmüş bir belediye. Dolayısı ile biz bir bayrak devraldık. Bu anlamda 15 yıl boyunca çok yoksul olan bir kentin, Konak’tan ayrılan yoksulluktan yaratılmak istenen bir iktidar yolculuğu içerisinde kendini teslim etmemiş ve CHP’nin sosyal demoktrat belediyeciliği ile beraber, yürüyen bir belediyede biz de bir bayrak devraldık. Bu noktada aynı şekilde çalışmalara devam edeceğiz. Tabi 140 gün oldu artık günler çok hızlı geçiyor, seçim öncesi yapmak istediğimiz çalışmalar vardı hep şunu söylemiştik eksik olan çalışmaları tamamlayacağız. İyi olan çalışmaları büyüteceğiz, yeni bir yüz yaratacağız. Biz Karabağlar da değişen yüzünü ortaya koyacağız. Bu anlamda 100 günün sonunda sizler değerli basın mensuplarıyla da, kendi kendimizi de ortaya koymak adına, planladığımız çalışmalar nedir neler yaptık neleri hedefliyoruz kısa bir değerlendirme yaptık. Bunu vatandaşlarımız ile de paylaştık, bu anlamda bizim de kendimizi görmemiz ve değerlendirmemiz adına önemli olduğunu düşünüyorum. Ama en doğru değerlendirmeyi sokaktaki Karabağlarlı vatandaşımız yapacaktır.” dedi.

“EN BÜYÜK PROJEM YOKSULLUĞU VE DÜŞMANLIĞI BİTİRMEK”

Başkan Kınay projelerine ilişkin, Karabağlarla konuşurken ben seçim öncesinde de şunu söyledim en büyük projemiz nedir dendiğinde; en büyük projem yoksulluğu ve düşmanlığı bitirmek. Bu ülke çok büyük bir yoksullukla çok büyük bir şiddetle mücadele ediyor. Ve her birimiz kendi ellerimiz ile çocuklar, gençler, kadınların daha çok etkilendiği, emekçilerin emeklilerin çok büyük darbeler aldığı, süreçte ayakta kalmaya çalışıyoruz. Dolayısı ile kentlerde sosyal belediyecilik, halktan yana belediyecilik çok daha ön plana çıkıyor. Karabağlar’da da projeleri anlatırken, büyük çılgın projelerimiz yok demiştik. Hayata dokunacağımız, yoksulluğa dokunacağımız, bir dayanışma içerisinde olacağımız bir belediyeden bahsetmiştim. Bu 100 gün içerisinde de biz her zaman olduğu gibi sokakta vatandaşlarımız ile beraber dokunmaya çalışan, işsizliğine destek olmaya çalışan, yoksulluğuna destek olmaya çalışan, ya da hangi derdi var ise onu duyurmaya çalışan, bir çalışma temposu içerisindeyiz.” dedi.

Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, açıklamalarının devamında şunları söyledi:

İlk karşılaştığımız soru şuydu; işsizlik. Herkesin bu ülkede ciddi bir iş sorunu var ve iş bulma derdi var. Ailelerin çocukları için gelecek kaygısı var. O noktada bunu da paylaşmaktan gurur duyuyorum. İstihdam ofisimizi açacağımızı söylemiştik, bizim projelerimizden bir tanesiydi. 25 Mayıs’ta hayata geçti. İş arayan vatandaşlarımızla sektör arasında, köprü vazifesi kurmak bu anlamda bir destek vermek, bugün itibarıyla arkadaşlarımızdan aldığımız bilgi ile 332 vatandaşımıza iş bulma konusunda yardımcı olmuşuz. Bu görüşmeler sayesinde işe yerleşmişler. Yedisi engelli vatandaşlarımız en çok gurur duyduğum projelerden bir tanesi bu. Keşke buna ihtiyaç duymasak tabi ki belediyelerin temel görevi değil bu. Ancak ülkenin yaşadığı yaşattığı ekonomik şiddet içerisinde biz vatandaşımızın yanında olmaya çalışıyoruz. Diğer taraftan Karabağlar kentsel dönüşüm süreçleri ile yapılaşmasıyla çok sıkıntılar yaşayan bir bölge. Çocuk parklarının yeterli olmadığı, spor alanlarının yeterli olmadığı, sosyal tesislerin yeterli olmadığı bir alan biz özellikle çocuklar ile alakalı kaygıları paylaşmıştık. Seçim döneminde ve konuşurken ailelerin çocukları götürebileceği park, istediği sosyal etkinlikler istediği gençlerin ailelerin bir arada olmak istediği alanlara ihtiyaç vardı. Bu alanda sokak şenliklerini başlattık ve Karabağların 58 mahallesinde, özellikle hiçbir mahalleyi ayırmadan, kimseyi ötekileştirmeden hepimizin eşit olduğu sürecin içerisinde, yaz başında başlayan şenliklerimiz sonbahara kadar devam edecek. Ama sadece çocuklar için değil evinden çıkamayan kadınların, gece saatlerinde o parklarda olduğu ailelerin bir araya geldiği yaşlıların emeklilerin dışarı çıkabildiği, aslında bir arada olduğumuz sokaklarda olduğumuz o dost sohbetleri sürecini de yarattık. Bu anlamda her iki çalışmanın da hayata dokunduğunu düşünüyorum. Bundan sonraki süreçte de bunları büyüterek devam edeceğiz.

Ben yaşamım boyunca yasalarla, mevzuatla, hukukla birlikte çalıştım. Ve bunu savunarak çalıştım Dolayısıyla ülkemizin de bir Hukuk devleti olması gerektiğine dair bir mücadele yürütüyorum. Seçimlerden sonra karşımıza bir tasarruf tedbirleri için bir genelge ve çeşitli uygulamalar çıktı. Oysa bu ülkede herkes hayatını tasarruf ile geçiriyor. Öyle büyük bir çıkmazın içerisindeyiz ki enflasyon yaşadığımız şiddet ve özellikle bunu şiddet olarak tanımlıyorum. Ben bu noktada sokaktaki her bir vatandaşımız, her birimiz işveren, işçi, kadın, anne, çocuk, emeklisi, emekçisi aslında her birimiz tasarrufun kitabını yazacak hale geldik. Ama baktığımız zaman itibardan tasarruf etmeyenlerin ve vergilerimizi kaynaklarımızı farklı amaçlarla kullananların tasarruf genelgesi gibi farklı farklı algı yöntemleri ile karşımıza getirdiği süreçlere bence artık ne vatandaşımız inanıyor ne bu süreç içerisinde çalışma yapanlar. Bize gelince zaten Belediyemizi aldığımızda ekonomik koşulları en ağır şekilde biz belediyeler yaşıyoruz. Artan maliyetler bunla beraber verilmesi gereken hizmetler, ancak bu hizmetlerin karşısında azalan gelirler. Ve ihtiyaçlara baktığımız zaman tasarruf genelgesine ihtiyaç olmadan göreve başladığımız ilk andan itibaren, biz çok sıkı bir mali disiplin uygulamıştık. Araçlarımızın kullanımından, personel politikamıza kadar giderleri azaltıcak tedbirlere kadar çok ciddi çalışmalar yaptık. Bu çalışmaların içinde zaten kendi tasarruf tedbirlerimizi uyguluyorduk ama tabi karşımıza getirilen tasarruf tedbirlerini, aslında belediyelerin iş yapamaz hale getirdiğini bir noktada bunun da mücadelesini hep beraber vereceğiz. Bence sokaktaki vatandaşımız da yapmak istediğimiz çalışmalarla bizim yanımızda her zaman olacaktır, Gerçek tasarrufu bizler yapıyoruz.

Ben bir çevre mühendisiyim. Uzmanlığım gereği, Çevre Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Başkanlığı da yaptım. TMMOB’ta meslek örgütünde kent mücadelesi yaptığım süreçlerde, Biz yıllardır orman yangınları kente dair politikalar ile ilgili sözlerimizi paylaştık. Ve orman yangınları ile ilgili karnemize baktığımız zaman, mücadeleye baktığımız zaman Orman Bölge Müdürlüğü’nün, Tarım Orman Bakanlığı yetkisinde olan orman alanları ile ilgili çalışmalar. Bakın bunlar belediyenin yetkisinde değil bizim hizmet alanımızda değil. Dolayısı ile yangın anını bırakın yangın öncesinde yangını önlemeye yönelik, planlamalar, çalışmalar  yangın ve afet sırasındaki çalışmalar ve afet sonrasındaki çalışmalar bir bütünsel planlama ile yönetilmesi, bütçesinin ekipmanının personelin buna göre değerlendirilmesi gerekir. 

Oysa yıllardır benim açıklamalarıma baktığınızda ilgili uzmanların da açıklamalarına baktığınız zaman, özellikle Orman Bölge Müdürlüğü Teşkilatının zayıflatıldığı, orman köylüsünün devre dışı bırakıldığı orman işçilerinin sayısının azaltıldığı, yangın sırasında uzman personelin yetersiz kaldığı uçakların, alınamadığı ekipmanın alınamadığı bir noktada, yangınlara müdahale gittikçe zayıflamıştır. Ve bu konu ile ilgili ve yetkili  idare Orman Tarım Bakanlığıdır. Diğer taraftan iklim değişikliği, kentleşme orman alanlarına yapılmasına izin verilen tesisler… Bakın İzmir’de yangın nerdeydi? Açıklamalara baktığınız zaman elektrik hatlarından kaynaklandığı, insan hatası kaynaklı olduğu ortaya konuyor. Dolayısı ile bunlarla ilgili önlemleri planlamaları yapamadığımız bir politikanın sonucu biz İzmir’de yaz başından beri, yaşadığımız yangınlarla çok ağır bir şekilde ödedik. Ve bir yaşam kaybettik ve burada sadece kaybettiğimiz ağaçlar değil orman alanlarımız ve bir ekosistem, ormandaki canlılar. Belki insan olarak bir kaybımız olmadı, ama ormandaki pek çok canlıyı kaybettik. Bu anlamda baktığımız zaman ben sayın vekilin açıklamaları bilgisiz ve yetersiz buluyorum. Belediyemiz büyükşehir belediyesi ilçe belediyesi olarak hepimiz alandaydık, insanı olarak da belediyelerimizin tüm imkanlarıyla ama bu sürece baktığımızda buradaki süreci yöneten kurumlar, yetkili kurumlar, yapması gereken çalışmaları çok daha iyi değerlendirmesi lazım. Burada ben emek veren herkese, Orman Bölge Müdürlüğü, Orman Teşkilatı, AFAD o yangını söndürebilmek için canını dişine takan herkese teşekkür ediyorum. Hepimiz oradaydık, ben de oradaydım. Ama bu noktada yangın sırasında oraya bir damla su verebilmek değil, yangını önleyecek tedbirler bir daha karşılaşılmaması için gelecek politikalarını ortaya koyması lazım. Bu konuların da yetersiz olduğunu yıllardır söylüyoruz, ne yazık ki yaşadığımız tecrübeler bedelleri çok ağır olarak  karşımıza çıkıyor. Bugün yanan alanları geriye getirmek mümkün değil, yapacağımız ağaç dikme kampanyaları ağaçlandırma çalışmaları sadece bir fidan dikiyorsunuz bir orman yaratamıyorsunuz, o yüzden bu bedelleri çok ağır yaşayan yine vatandaşlar yine yaşam yine bizler oluyoruz.

Ülkeye dair sözlerimiz, hayallerimiz ile Karabağlar ile benim görevim sorumluluğum aynı. Biz yaşatan yaşayan kentler istiyoruz, Karabağlar’da beş yıl içerisinde tüm ekibimiz ile beraber bütün çalışma arkadaşlarımız ile beraber sağlıklı, güvenli içerisindeki tüm mahalleleri ile  tüm insanlarıyla tüm canlılar beraber yaşayan kentin adaletini, kentlilerin paylaştığı kentin refahını, kentlilerin paylaştığı kentsel dönüşüm süreçlerini, yerinde ekonomisi ile toplumsal dönüşümü ile sosyal dönüşümü ile bu şekilde halktan yana kamudan yana tamamlamış yollarıyla parklarıyla, yeşil alanlarıyla ben Karabağlarlıyım Karabağlar’da oturuyorum dedirten bir Karabağlar için çalışacağız. Bunun başlangıcını yaptık evet, Belki yüzde yüz gerçekleştirmek için 5 yıl çok kısa bir süre. Ama biz bu inançla bu kararlılıkla başladığımız çalışmaları adım adım devam ettireceğiz. Biliyoruz ki bu hedefimize sadece Karabağlar değil İzmir’in tüm ilçeleri İzmir’den tüm Türkiye tüm illerle beraber ülkenin hayaline de birlikte girmiş olacağız.

Tabi seçim sonuçlarına baktığınız zaman, CHP’li Belediye Başkanı olarak kentlerimizin, kendi partimiz ile bu yolculuğa başlamış olması, benim için çok büyük bir onur gurur. Bu anlamda baktığımızda da evet, bu ülkede sosyal demokrat halktan yana politik olarak belediyeciliğe, halktan yana belediyeciliğe ihtiyacı var. Biz de dayanışma içerisinde tüm kentlerimiz ile beraber, aynı standartlarda, aynı bakış açısıyla kimseyi ayırmadan kimseyi ötekileştirmeden devam edeceğiz. Nerelisin? sorusu sorduğunda ben her yerliyim demiştim. Çünkü devlet memuru bir anne, babanın aslında Cumhuriyet’in Atatürk’ün bir kadın olarak da bize yarattığı imkanların, sonucu olarak bu koltukta sizinle beraber belediye başkanı olarak bu konuşmayı yapıyorum. Karabağlar’da kadın kazanamaz denen bir yerde, Karabağlar’da kadınların gençlerin aynı inancı paylaşan insanlarımızın, ortak eli sayesinde kazandım. Bu doğrultuda da bu ülkenin buna ihtiyacı var, bu dayanışmaya ihtiyacı var ve yine genel başkanımızın da dediği gibi kadınlarla gençlerle beraber biz yolumuzu aydınlatacak, ve bu karanlıktan hep beraber kurtulacağız. 

Önce konuya şuradan başlamak lazım, sorunların ne olduğunu ortaya koyup bilimsel tespitlerle vicdani çalışmalarla, çözüm yöntemlerini geliştirmek gerekiyor. Yasa ve mevzuatlar sorunların çözümüne ilişkin uygulamaları ortaya koyarken, toplumla beraber konunun tüm paydaşları ile beraber çözümü paylaşmak zorunda. Sokak canlıları ile ilgili değerlendirmelere baktığımız zaman, seçim sırasında ve seçim öncesinde konuşmalara hatta geçmişten bugüne yaptığımız sözler var. Bizler sokaktaki canlılarımızla beraber yaşadığımız hayatı paylaştığımız ama bu noktada sağlıklı ve güvenli koşullarda birlikte yaşamak üzerine bir politika yürütüyoruz. Ve bunu yürütürken de şu ana kadar gelen düzenlemelerde hep eksiklikler var yapılması gerekenler var dolayısı ile bu kapsamda yine merkezi hükümetin, bakanlığın, belediyenin, merkezi ve yerel idarelerin ortak hareket ederek sokak hayvanlarının popülasyonunu azaltmak, aşılamak, kısırlaştırmak, sahiplendirmek gibi yöntemlerle aslında bu süreci çözmesi gerektiğini anlıyoruz. Yıllardır buna ayrılan bütçeler, paylar, ödemeler, personel istihdamı, ekipman ve diğer çalışmaların yapılması gerektiğini biliyoruz ve paylaşıyoruz. Ancak geldiğimiz noktada karşımıza getirilen yasa değişikliği bir çatışmayı toplumsal bir  bölünmeyi ortaya çıkaran, dolayısı ile sizin de bahsettiğiniz gibi yaşatmak ve öldürmek arasında bir tercih yapmak zorunda bırakan ve toplumu ikiye bölen vicdanları yaralayan bir süreç haline geldi. Öncelikle sistemin böyle yönetilmemesini söylüyoruz. Konu uzmanları, tarafları, Sivil Toplum Kuruluşları onların değerlendirmeleri masaya koymadan, tartışılmadan, ben yaptım oldum anlayışı ile getirilen yasa bir krize vicdanları da yaralayan, hiçbir vicdanın kabul etmediği sonuçlar açıyor. Bize de kabul etmediği sonuçlarla geldi. Bizler tabi yasa çıkmadan önce de Karabağlar Belediyesi olarak kendi imkanlarımızla ki bu imkanların çok yeterli olduğunu söylemiyorum. Ekonomik koşullar diğer süreçler üzerindeki çalışmaları da etkiliyor, sokak canlıları ile ilgili olarak tesislerimiz de veterinerlik birimlerimizle beraber bu çalışmaları yürütüyorduk. Doğru olan sahiplendirmek tehlikeli olan türlerle ilgili, tedavi ve gerekli çalışmaları yapma noktasında amacı yaşatmak olan bir sistemi yürütüyoruz. Ancak geldiğimiz noktada yasa değişikliği, partimizin açıklamaları var. Dolayısı ile bunun Hukuki süreçlerdeki itirazları toplumsal muhalefetin büyümesi devam edecek, bizler de aynı şekilde sorunun ne olduğunu biliyoruz. Bu sorun çözümünün de öldürmek veya imkanları olmayan barınağı olmayan, sağlıklı bir şekilde barınak koşulları sağlayamayan belediyelerinde bu ekonomik koşullar içerisinde ödeneği bütçesi gelir imkanları sağlanmadan, bir yasa değişikliği ile sorunun kırılması da bu sürecin ne kadar uygulanamaz olduğunun bir göstergesi. Tabi Karabağlar’da bizden dolayı sayımda bir sahiplendirme kampanyası ile beraber biz de kendi barınağımız da, canları sahiplendirmek üzere kendi şantiyelerimizde, öncelikle başlayarak bir süreç yürütmüştük. Bizim de bir yoncamız var. Sokaktan aldığımız terk edilmiş bir canımız var, yine belediyemizde bir gözü görmeyen bir kedimiz var, mümkün olduğu kadar her birisi sahiplendirme sürecine gitti. Karabağlar’da da vatandaşlarımıza bu çağrıları yapıyoruz. Şu anda da kısırlaştırma aşılama tedavi ve sahiplendirme çalışmaları ile beraber. Biz sonuna kadar bu süreci doğru yürütecek, vatandaşlarımız ile el birliği içerisinde, hayatı sokak canlılarımız ile paylaşmaya devam edeceğiz. Diğer tartışmalar toplumu birbirine düşürecek çatışmalardan uzak kalarak, sorunları bilerek ama sorunların çözümünü de bilimle, teknikle konunun tüm taraflarıyla her zaman söylediğim gibi. Politikasıyla, ekonomisiyle, toplumsal boyutuyla değerlendirerek çözme noktasında çalışma yürüteceğiz. Geçen haftalarda hayvanseverlerle gönüllülerle ilgili STK’larla toplantı yaptık. Kendi planlarımızı paylaştık ve desteklerimizi istedik. Arkadaşlarımız yine bu şekilde devam ediyorlar, önümüzdeki günlerde de sahiplendirmeye yönelik çalışmalarımız aktif bir şekilde devam edecek. Ben bu noktada tüm vatandaşlarımızın da çağrımıza el vermesini diliyorum, çünkü biz sokak canlarımızı sağlıklı koşullarda tedavilerini yaparak, aşılarını ve kısırlaştırma işlemlerini yaparak, yine hiçbir vatandaşımızın nefret etmediği, sevgi ile bir arada yaşadığı bir Karabağları yaşatmak için uğraşıyoruz. Bu eğitim boyutuyla, duygusal boyutuyla, toplumsal boyutuyla süreci doğru yönetecek, Karabağlar’dan bu işin nasıl yönetilmesi gerektiğini birlikte göstereceğimize inanıyorum. Herkesin bu konuda da desteğini bekliyoruz

Şunu söyleyebilirim, belediyelerin temel görevleri var. Ben de çalışmalarımızı yaparken bir temel belediyecilik görevleri yasa ve mevzuatımıza verdiği sorumluluklarla yürütmemiz gereken görevler var. Temizlik hizmetleri, asfalt yol çalışmaları, yanmalar, yapılaşmalar, ruhsat süreçleri ve kaçak yapılaşmalar. Veya kaçak izinsiz iş yerleri dolayısı ile çevre ve hat sağlığı, kentin yapılaşmasını tehdit eden süreçlerle ilgili denetim sorumluluğumuz var. Yasanın bize verdiği sorun diğer taraftan da sosyal belediyecilik gereği kentte yaşayanların, sağlığı güvenliği refahı için yapmamız gereken çalışmalar var. Temel belediyecilik hizmetlerimiz kapsamında, bahsedilen alan bir kaçak yapılaşma. Dolayısı ile izin alması mümkün olmayan, imar planında yapılaşma şansı olmayan bir alanda, hızlı bir şekilde belediyenin tüm denetimleri cezaları, itirazları yasal bildirimlerine rağmen yapılaşma süreci devam eden bir noktada Karabağlar Belediyesi yasal sorumluluğu gereği ilgili cezaları kesmiş. Bildirimleri yapmış ve yine yasal sorumluluğu gereği, yıkım işlemi için gerekli süreçleri yürütmüştür. Bu noktada konu ile ilgili bir basın açıklaması da gerçekleştirmiştik. Yıkım işlemi sadece belediyenin tek başına sorumluluğunda olan bir süreç değil. İlgili emniyet tedbirlerinin alınması, yıkım işleminin güvenli bir şekilde gerçekleşebilmesi, etrafa da zarar vermeden gerçekleşebilmesi için. Kaymakamlık Valilik ve Emniyet Müdürlüğü ile de süreçler yürütülüyor. O noktada yıkım işlemi için gittiğimizde gerekli emniyet tedbirlerinin sağlanamadığı ve kim olduğunu bilmediğimiz kişiler tarafından, kontrolsüz bir şekilde alanda güvenliği tehdit edecek unsurlardan biz yıkım işlemini gerçekleştiremedik. Ve bu durumda yetkili birimlere Kaymakamlığımız Valiliğimiz ve Emniyet Müdürlüğümüze gerekli bildirimleri yaptık, nihayetinde kaçak bir yapılaşmadır. Dolayısı ile herhangi izin başvurusu, ruhsat başvurusu olmayan, ne olduğunu bilmediğimiz ne amaçla yapıldığını bilmediğimiz bir yapılaşma için biz yasal sorunumuz gereği süreci böyle yürütüyoruz. Çünkü bu ülke hukukla kanunla evraklarla yürütülüyor, yapılaşmaya doğru yapılaşmaya tesislere hiçbirimiz karşı değiliz. Ancak kitabına mevzuatına kuralına uygun olması gerekiyor. 

Karabağlar 58 mahallesiyle her bir mahallesinin farklı sosyal kültürel özellikleriyle, yapısıyla beraber çok büyük bir değer aslında. Burda yeri ve Karabağlar’ı İzmir’e de Türkiye’ye de tanıtmak gerekiyor. Kavacık üzümüyle hatta Uluslararası Coğrafi işaret alanları bu konudaki çalışmalarını yürüttüğümüz bir sürecin içerisinde bizim için çok değerli bir köyümüz. Baktığımız zaman Kavacık, Tırazlı ve Uzundere’yi de köy olarak sayıyoruz. Bizim 3 köyümüz var, Kavacık üzüm festivalimiz yıllardır devam eden bir festivalimiz. Biz de Eylül ayının 2. haftasında festivalimizi gerçekleştireceğiz. Karabağların tüm güzelliklerini ve değerlerini kavacıktan İzmir’e anlatarak, Türkiye’ye anlatarak keyifli bir festival geçireceğimizi düşünüyoruz. Burdan tüm dostlarımızı da tüm İzmir’i de aslında Kavacık’a davet ediyoruz. Bizim için ilk olacak çok da güzel olacak. Sadece bir Üzüm Festivali değil aslında, Karabağlar’ın tüm değerlerini Kavacık’a anlatacak farklı yönleriyle anlatacak bir çalışma olacak.

Cumhuriyet Halk Partisi tüm üyeleri ile beraber parti içi süreçlerini, en doğru ve sağlıklı şekilde yürütecek, ve bu anlamda örgütlenmesi tüzüğü bundan sonraki çalışmalarında kararı birlikte verecektir.  Ben öncelikle bunu paylaşmak isterim, dolayısıyla ben de Karabağlar Belediye Başkanı olarak, belediye başkanlığı görevimi bununla ilgili değerlendirmeleri paylaşmayı daha doğru buluyorum. Tabi ki bir parti üyesi olarak görüşlerimizi paylaşacağız ancak tüm vatandaşlarımız şundan emin olabilirler ki yaşadığımız tüm süreçler, bu değerlendirmeler görüş ve öneriler Cumhuriyet Halk Partisi’nin kendisini yenileyeceği, güçlendireceği dolayısıyla aslında iktidara yürüyeceği yolculukta tüm üyeleri ile beraber, aktif katılımla herkesin sözünü ortaya koyacak bir sürece evrilecektir. Ben buna inanıyorum, çünkü temel nokta örgütlenmeden geliyor ve bizler bu ülkenin geleceği için CHP’nin yarattığı bu değişimi büyütecek, bu anlamda da mevcut olan tüzüğümüzde değiştirilmesi gereken, düzenlenmesi gereken, dolayısı ile daha iyiye götürecek olan hem ülkeyi hem partiyi daha iyiye götürücek olan adımları, hep beraber tartışacağız bende bu tartışmaları çok değerli buluyorum. En doğru kararı yine CHP üyelerinin delegelerine en doğru şekilde vereceğine inanıyorum. 

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
d_uygulu
Dıuygulu
0
d_nceli
Düşünceli
Başkan Kınay: Yaşanabilir bir Karabağlar için mücadelemi yürüteceğim
+ - 0

Bültenimize Ücretsiz Kayıt Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Egedebirgun.net ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin
KAI ile Haber Hakkında Sohbet

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.